Reklam Ver

Et ve Balık Kurumu’nun canlı hayvan ithalat ihalelerinde verdiği düşük tekliflerle dikkat çeken ve bir çok ihaleyi kazanan, dünyanın en önemli et tedarikçilerinden birisi olan Ürdün merkezli Hijazi &Ghosheh Groupe 50 milyon dolarlık yatırımla Tekirdağ’a et entegre tesisi kuracak. Hijazi’nin Türkiye’deki faaliyetlerini Grubun Yönetim Kurulu Başkanı Issam Hijazi’nin oğlu Tareq Hijazi yönetiyor. Tareq Hijazi,Türkiye’deki yatırım hedeflerini, çalışmalarını ilk kez DÜNYA’ya açıkladı.
Tekirdağ Şahbazlar Köyü’nde günlük 500 büyük baş ve 3 bin küçükbaş hayvan kesimi yapacak bir entegre tesis kuracaklarını söyleyen Tareq Hijazi, yatırımın başlaması için izin aşamasında olduklarını söyledi.
İthal ettiği hayvan sayısı 1.2 milyonu aştı
Et ve Balık Kurumu ihaleleri ile Türkiye pazarına giren, daha sonra Angos Hayvancılık Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketini kurarak pazarda daha etkin yer alan Hijazi ’nin bir yılda ithal ettiği hayvan sayısı 1 milyon 270 bine ulaştı. Tareq Hijazi’nin verdiği bilgiye göre, Hijazi Grubu bugüne kadar Et ve Balık Kurumu’nun yaptığı ihaleler kapsamında toplam 60 bin ton canlı hayvan (yaklaşık 120 bin büyükbaş hayvan),kendi adına 800 bin kuzu ve 350 bin baş kasaplık ve besilik hayvan ithalatı gerçekleştirdi.
Türkiye’deki şirketi 25 milyon lira sermayeli
Hijazi, Türkiye pazarında daha etkin faaliyet göstermek için 31 Ağustos 2010’da 25 bin lira sermayeli Angos Hayvancılık Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketini kurdu. Daha sonra iki kez sermaye artışına giderek önce sermayesini 5 milyon liraya geçtiğimiz Eylül’de ise 25 milyon liraya çıkardı. Şirket Mısır uyruklu Mohamed Ragap Mohamed Youssf ile Tareq Issam Khaleel Hijazi tarafından kuruldu. Ancak, yapılan son sermaye artırımı ile şirket hisselerinin yüzde 99.9’u Hijazi’ye geçti.
EBK’dan yatırıma destek
Hijazi’nin kuracağı et kombinasına Et ve Balık Kurumu(EBK) Genel Müdürü Bekir Ulubaş destek verdi. Ulubaş; Hijazi’nin Tekirdağ’da modern bir et kombinası kurmasını “Çok isabetli bir karar.” olarak değerlendirdi. Ulubaş: “Trakya Bölgesi’nin böyle bir yatırıma ihtiyacı var. Şu anda bölgenin ihtiyacını karşılayacak bir kesimhane yok. Keşke Et ve Balık Kurumu’nun Zeytinburnu Kombinası özelleştirilmeseydi veya Trakya’ya yeni bir kombina yapılsaydı. Biz Sakarya Kombinası ile bölgeye yetişmeye çalışıyoruz ama yetmiyor. Bu nedenle yeni yatırım şart” diyerek destek verdi.
Ali Ekber YILDIRIM
İZMİR-
Geçen yıl başlayan canlı hayvan ve et ithalatı ile Türkiye’de yıldızı parlayan Hijazi Grubu, 50 milyon dolarlık yatırımla Tekirdağ’a et entegre tesisi kuruyor. Et entegre tesisi kurmak için izin aşamasında olan Hijazi Grubu, ağırlıklı olarak ithal ettiği hayvanların kesimini ve parçalanmasını bu tesiste yapacak.
Hükümetin kırmızı et fiyatındaki artışı düşürmek için gümrükleri sıfırlayarak önce Et ve Balık Kurumu’na daha sonra özel sektöre ithalat izni vermesi Türkiye’yi ithal et cenneti yaptı. İthalatın çok büyük bölümünü ise Ürdün merkezli Hijazi Grubu yaptı.Et ve Balık Kurumu’nun yaptığı hemen hemen tüm ihalelerde verdiği düşük tekliflerle dikkat çeken Ürdün merkezli Hijazi &Ghosheh Groupe(Hijazi Grubu), bir yılda Türkiye’ye toplam 1 milyon 270 bin baş hayvan ithal etti. Hijazi Grubu, hükümetin ithalat politikasının devam edeceğini hesaplayarak şimdi de 50 milyon dolarlık yatırımla Tekirdağ’a et entegre tesisi kuruyor.
Günlük 3 bin 500 hayvan kesilecek
Bugüne kadar medyada yer almaktan kaçınan Hijazi Grubu’nun velihatı Tareq Hijazi ilk kez DÜNYA’ya konuştu.Tareq Hijazi entegre et tesisi kurma çalışmalarının izin aşamasında olduğunu belirterek: “Avrupa standartlarında bir tesis kuracağız. Kesimhanesi, karkas ve parçalama üniteleri ile tam bir entegre tesis olacak. Bu tesis, günlük 500 büyükbaş ve 3 bin küçükbaş hayvan kesim kapasitesine sahip olacak. Tesislerde sadece ithal hayvanlarımızın ve talep olursa Trakya Bölgesi’ndeki besicilerin hayvanları kesilecek, parçalanacak ve piyasaya sunulacak.” dedi.
Sosis,salam gibi nihai ürünleri üretmeyi şimdilik düşünmediklerini belirten Tareq Hijazi, Türkiye’nin hayvan varlığının yükselmesine rağmen daha uzun süre ithalata ihtiyaç olacağını söyledi. Bu nedenle Türkiye pazarında çok iyi bir yere gelmeyi hedeflediklerini anlatan Hijazi şunları söyledi: “İlk bakışta Türkiye piyasasının hayvana doyduğu söylenebilir. Kendi hayvan varlığı var. Besicileri var.Hükümet hayvan varlığını artırmak için çalışmalar yapıyor,destekler veriyor. Bunun sonuçlarını da almaya başladı. Fakat biz daha uzun bir süre ithalatın da devam edeceğine inanıyoruz. Bu nedenle Türkiye’ye yatırım yapıyoruz. Bugüne kadar 15-20 milyon dolarlık yatırım yaptık. Çiftliklerimiz var. Kiraladığımız çiftlikler var. Çiftlik ekipmanları ve diğer yatırımlar için para harcadık. Kuracağımız entegre tesis ile Türkiye’deki toplam yatırımımız 50 milyon dolara ulaşacak.Biz Türkiye pazarının geleceğine ve istikrarına güvenerek yatırım yapıyoruz.”
1 milyon 200 bin hayvan ithal etti
Bugüne kadar Et ve Balık Kurumu’na 60 bin ton (yaklaşık 120 bin baş) canlı hayvan ithal ederek teslim ettiklerini vurgulayan Hijazi: “Kendi çiftliklerimize ise 800 bin kuzu ve 350 bin baş kasaplık ve besilik havyan getirdik. Karkas et ithalatı yapmadık. Bundan sonra da yapmayı pek düşünmüyoruz. Hijazi Grubu, hayvancılık konusunda entegre bir yapıya sahip. Hayvan ithalatı yaptığımız ülkelerde çiftliklerimiz var.Avustralya,Uruguay,Arjantin,Brezilya,Yeni Zellanda ve daha bir çok ülkede çiftliklerimizde hayvanlarımızı besleriz. Sağlıklı ve doğal olmasına özen gösteririz. Türkiye’de de çiftliklerimiz var. Biz sadece Türkiye’ye hayvan ithal etmiyoruz. Mısır,Lübnan,Suriye,Ürdün,Suudi Arabistan,Endonezya, Libya,Tunus,Cezair ve Rusya’ya da ithalat yapıyoruz.Kendi çiftliklerimizde yetiştiriyoruz. Hayvanlarımızın nakillerini kendimiz yapıyoruz. Çiftlikten gemiye, gemiden gideceği çiftlik veya işletmeye kadar biz taşıyoruz. Bütün bu sistem bir günde oluşmadı. Şimdi Türkiye’de de yapacağımız yatırımla bu entegrasyonu tamamlayacağız. İthal ettiğimiz hayvanları karkas olarak veya kesilmiş parçalar halinde büyük marketlere vereceğiz.” diye konuştu.
Çalışan şirket susturulmak istenir
Hijazi Grubu’na ve ithalata yönelik eleştirileri önemsemediklerini vurgulayan Tareq Hijazi, dünyanın her yerinde çalışan be başarılı olan şirketlerin susturulmak istendiğini söyledi. Türkiye’de Angos Hayvancılık Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile faaliyet gösterdiklerini ve tüm işlemlerinin şeffaf olduğunu hatırlatan Hijazi, Türkiye et pazarında çok önemli bir yer almayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.
EBK’dan yatırıma destek
Hijazi’nin kuracağı et entegre tesisine Et ve Balık Kurumu(EBK) Genel Müdürü Bekir Ulubaş destek verdi. DÜNYA’nın sorusu üzerine Hijazi Grubu’nun Tekirdağ’da modern bir et kombinası kurmasının çok isabetli bir karar olacağını belirten Bekir Ulubaş şunları söyledi:“Hijazi’nin gelmesi büyük kazanç olur. Teknoloji getirecekse böyle bir tesisin büyük yararı olur. Çünkü o bölgede çok büyük ihtiyaç var. Edirne’de bir tek Borsa’nın bir kesimhanesi var ama yetersiz. Keşke Et ve Balık Kurumu’nun Trakya’da bir entegre tesisi olsaydı. İstanbul’daki Zeytinburnu Kombinası özelleştirilmiş. Çok yanlış.Aynı şekilde Ege’de de bir kombinamız olsaydı. Manisa Et Balık Kombinası özelleştirilmeseydi çok iyi olurdu. Ege ve Trakya’da kombinamız olmayınca çok zorlanıyoruz. Sakarya ile Marmara ve Trakya’ya hizmet vermeye çalışıyoruz ama yetmiyor. Ben özelleştirmeye karşı değilim. Ama keşke en son özelleştirilecek bu kurumu ilk özelleştirmeselerdi. Manisa’yı Zeytinburnu’nu satmasalardı. Bu iki bölgede de yeni yatırıma ihtiyaç var.”
Besiciler tepkili:”rekabet edemeyiz”
Kurban Bayramı’nda da istediğini alamayan ve elindeki hayvanların büyük bölümünü satamayan besiciler ise ithalatın artmasından endişeli. Hijazi’nin yem maliyeti çok düşük olan meralarda yetiştirilen hayvanları sahip olduğu gemilerle çok ucuza Türkiye’ye ithal ettiğini hatırlatan besiciler: “Arkalarında devlet desteği var. Gümrük vergileri istendiği gibi ayarlanıyor. Bu şartlarda bizim Türkiye’deki yüksek yem maliyetleri nedeniyle Hijazi ile rekabet etmemiz çok zor. Başbakan imzasıyla yayınlanan genelgede öncelikle yerli malının tercih edilmesi isteniyor. Fakat hayvancılıkta bu uygulanmıyor. İthal hayvanlar tercih ediliyor. Et ve Balık Kurumu bayram öncesi yeni bir ihale yaptı. Bu ithalat böyle devam ederse besiciler bir bir piyasadan silinir, meydan Hijazi ve diğer ithalatçılara kalır. O zaman fiyat bu kadar ucuz olmaz.” görüşünü dile getiriyorlar.

Hijazi’nin bir yıllık Türkiye macerası
Et ve Balık Kurumu, hükümetin verdiği görevle 4 Mayıs 2010’da ilk ithalat ihalesi yaptı. Türkiye, Hijazi adını ilk kez bu ihale ile duydu. En düşük teklif vererek ihaleyi kazanan Hijazi daha sonra yapılan Et ve Balık Kurumu ihalelerinin neredeyse tamamını verdiği düşük tekliflerle kazanarak dikkat çekti.
1985’ten beri Ürdün Merkezli olarak faaliyet gösteren Grup, Türkiye’deki çalışmalarını yürütmek üzere 31 Ağustos 2010’da 25 bin lira sermayeli Angos Hayvancılık Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketini kurdu. Daha sonra iki kez sermaye artışına giderek sermayesini önce 5 milyon liraya geçtiğimiz Eylül’de ise 25 milyon liraya çıkardı. Angos Hayvancılık, Mısır uyruklu Mohamed Ragap Mohamed Youssf ile Tareq Issam Khaleel Hijazi tarafından kuruldu. Ancak, yapılan son sermaye artırımı ile şirket hisselerinin yüzde 99.9’u Tareq Hijazi’ye geçti. Angos Hayvancılık’ında bünyesinde yer aldığı Hijazi Grubu,dört kıtada gıda , canlı hayvan sektöründe ve ayrıca entegre tesisleri alanında faaliyet gösteriyor. Grubun Avustralya, Amerika, Brezilya, Uruguay, Meksika, Arjantin, Yeni Zelanda ve diğer ülkelerde devasa çiftlikleri var. Bu çiftliklerden kasaplık, besilik, damızlık ve süt hayvanı ihraç ediyor. Büyük bir ithalat ve ihracat ağına sahip olan Grup, canlı hayvanın yanı sıra, et, tavuk, balık ve gıda ürünlerini sahip olduğu entegre tesislerde üreterek uluslararası piyasalara satıyor.
Hijazi Grubu, 30 bin büyükbaş ve 100 bin küçükbaş kapasiteli gemileriyle Türkiye’nin yanı sıra Mısır, Libya, Suudi Arabistan, Kuveyt, Ürdün, Irak, Lübnan, Suriye, Fas gibi ülkelere de canlı hayvan satıyor.
Hijazi’nin Tekirdağ Marmara Ereğilisi Yakuplu köyünde Türkiye ve Avrupa’nın en büyük kapalı alanından oluşan 35 bin büyükbaş kapasiteli ve 140 bin küçükbaş kapasiteli çiftliğinin yanı sıra yine Tekirdağ’ın Ulaş beldesinde 16 bin büyükbaş ve 75 bin küçükbaş kapasiteli tamamı kapalı hayvancılık işletmesi var. Ayrıca, Hijazi Grubu’nun Balıkesir, Gaziantep, Mersin, İzmir ve Sakarya’da kiraladığı yaklaşık 100 bin büyükbaş ve 350 bin küçükbaş kapasiteli çiftlikleri var.
Tekirdağ Şahbaz Köyü’nde kurulacak entegre tesis, ithal edilen hayvanların kesilerek ve parçalanarak marketlere dağıtılmasını sağlayacak.

Reklam Ver

2 YORUMLAR

  1. […] Hijazi’nin kuracağı et entegre tesisine o günlerde adı Et ve Balık Kurumu (EBK) olan kurumun Genel Müdürü Bekir Ulubaş büyük bir destek vererek şunları söylüyor: “Hijazi’nin gelmesi büyük kazanç olur. Teknoloji getirecekse böyle bir tesisin büyük yararı olur. Çünkü o bölgede çok büyük ihtiyaç var. Edirne’de bir tek Borsa’nın bir kesimhanesi var ama yetersiz. Keşke Et ve Balık Kurumu’nun Trakya’da bir entegre tesisi olsaydı. İstanbul’daki Zeytinburnu Kombinası özelleştirilmiş. Çok yanlış. Aynı şekilde Ege’de de bir kombinamız olsaydı. Manisa Et Balık Kombinası özelleştirilmeseydi çok iyi olurdu. Ege ve Trakya’da kombinamız olmayınca çok zorlanıyoruz. Sakarya ile Marmara ve Trakya’ya hizmet vermeye çalışıyoruz ama yetmiyor. Ben özelleştirmeye karşı değilim. Ama keşke en son özelleştirilecek bu kurumu ilk özelleştirmeselerdi. Manisa’yı Zeytinburnu’nu satmasalardı. Bu iki bölgede de yeni yatırıma ihtiyaç var.” (http://www.tarimdunyasi.net/2011/11/14/urdunlu-hijaziden-50-milyon-dolarlik-et-entegre-yatirimi/) […]

  2. […] Hijazi’nin kuracağı et entegre tesisine o günlerde adı Et ve Balık Kurumu (EBK) olan kurumun Genel Müdürü Bekir Ulubaş büyük bir destek vererek şunları söylüyor: “Hijazi’nin gelmesi büyük kazanç olur. Teknoloji getirecekse böyle bir tesisin büyük yararı olur. Çünkü o bölgede çok büyük ihtiyaç var. Edirne’de bir tek Borsa’nın bir kesimhanesi var ama yetersiz. Keşke Et ve Balık Kurumu’nun Trakya’da bir entegre tesisi olsaydı. İstanbul’daki Zeytinburnu Kombinası özelleştirilmiş. Çok yanlış. Aynı şekilde Ege’de de bir kombinamız olsaydı. Manisa Et Balık Kombinası özelleştirilmeseydi çok iyi olurdu. Ege ve Trakya’da kombinamız olmayınca çok zorlanıyoruz. Sakarya ile Marmara ve Trakya’ya hizmet vermeye çalışıyoruz ama yetmiyor. Ben özelleştirmeye karşı değilim. Ama keşke en son özelleştirilecek bu kurumu ilk özelleştirmeselerdi. Manisa’yı Zeytinburnu’nu satmasalardı. Bu iki bölgede de yeni yatırıma ihtiyaç var.” http://www.tarimdunyasi.net/2011/11/14/urdunlu-hijaziden-50-milyon-dolarlik-et-entegre-yatirimi/ […]

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız