Hububat ve bakliyatta olağanüstü koşulların fiyatı

Pandemi süreci, kuraklık, yüksek girdi fiyatları, döviz kuruna bağlı fiyat artışlarının yaşandığı olağanüstü bir dönemde hububat ve bakliyat fiyatları açıklandı. Enflasyona göre yüksek, girdi fiyatlarına göre düşük, geçen yıla göre yüksek, dünya fiyatlarına göre düşük olduğu söylenebilir. Açıklanan fiyatların iyi mi, düşük mü olduğu yılın sonuna doğru anlaşılır.

Reklam Ver

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önceki gün yapılan kabine toplantısı sonrasında 2021 ürünü hububat bakliyat ve yaş çay alım fiyatını açıkladı.

Ekmeklik buğday alım fiyatı 2020 yılında ton başına 1.650 lira açıklanmıştı. 2021 ürünü için yüzde 36,4 artırılarak ton basına 2 bin 250 lira oldu. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıklamasına göre kaliteye göre, ayrıca yüzde 2 ilave fiyat uygulanacak.

Makarnalık buğday alım fiyatı ton başına 2 bin 450 lira olarak açıklandı. Geçen yıl 1.800 liraydı. Geçen yıla göre yüzde 36,1 artış var.

Arpa, çavdar ve tritikale alım fiyatı ton başına 1.750 lira açıklandı. Geçen sene arpa alım fiyatı 1275 liraydı. Yulaf alım fiyatı ise ton başına 1.900 lira olarak belirlendi.

Bakliyat ürünlerinden ise mercimek ve nohut alım fiyatı açıklandı. Kırmızı mercimekte ton başına 5 bin lira fiyat açıklandı. Geçen sene 3 bin 500 liraydı.

Yeşil mercimekte 2020 yılı için 3 bin 200 lira olan fiyat, 2021’de 4 bin 150 lira olarak belirlendi.

Nohutta ise geçen yıl 3 bin 350 lira olan fiyat, 2021’de 4 bin 50 lira olarak açıklandı. Mercimek ve nohutta açıklanan fiyatların 1.sınıf ürünler için olduğunu belirtmekte yarar var.

Destekleme primi arttı mı artmadı mı?

Ürün fiyatları açıklanırken destekleme primi ile ilgili net bir bilgi verilmedi. Buğdayda ton başına 100 lira olan destekleme primi yine aynı mı olacak? Artırılacak mı? Belli değil. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplam desteklerle ilgili rakamlar verdi. Hububatta ton başına toplam 275 lira, bakliyatta ise ton başına toplam 910 lira prim ve destek verilecek.

Bu destekler içerisinde destekleme primi, mazot, gübre, lisanslı depo desteği, navlun desteği ve diğer kalemler yer alıyor. Çiftçilerin hepsi bu desteklerden yararlanamıyor.

Açıklanan fiyatlar çiftçiyi memnun etti mi?

Uzun yıllar Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü yapan ve hububat, bakliyat sektörünü yakından izleyen İsmail Kemaloğlu ile açıklanan fiyatları değerlendirdik. Ayrıca fiyatlar açıklandıktan sonra okurlarımızdan, çiftçilerden gelen çok sayıda mesaj ve yoruma baktığımızda şu değerlendirmeleri yapabiliriz:

1- Koronavirüs pandemisi nedeniyle hububat ve bakliyat ürünlerine dünyada talep yüksek. Dünyada toplam üretimde bir azalma görünmüyor, bir miktar artış da var. Dolayısıyla, arz yönünde bir sorun görünmüyor. Ancak, yüksek talep nedeniyle dünyada fiyatlar artıyor. Özellikle Çin’in piyasalardaki etkinliği fiyat artışında önemli bir faktör. Bu yıl da fiyat artışının devam etmesi bekleniyor.

2- Türkiye’de hem hububatta hem de bakliyatta üretimle ilgili önemli sorunlar var. Kuraklık nedeniyle üretimde büyük düşüş bekleniyor. Buğdayda en iyimser tahminle yüzde 10 düşüş olacağı söyleniyor. Saha bilgileri bunun yüzde 15-20’yi bulabileceği yönünde. Şimdiye kadar Güneydoğu Anadolu’da kuraklığın çok etkili olduğu söylenirken, tahıl ambarı İç Anadolu’da da durum iç açıcı değil. Fiyatlar açıklandıktan sonra gelen mesajlarda bir çok çiftçi “bulurlarsa ürün alırlar, kuraklık nedeniyle bizde ürün yok” diyor.

3- Geçen yıla kadar hububat ve bakliyat alım fiyatları resmi enflasyon oranına göre değerlendiriliyordu. Enflasyonun bir kaç puan üstünde veya altında. Bu yönüyle bakıldığında yüzde 30’ların üzerindeki fiyat “çok iyi” diye nitelendirilebilir. Fakat, artan girdi maliyetleri, dövizdeki artış, dünya fiyatları dikkate alındığında açıklanan fiyat “düşük” olarak değerlendirilebilir. Gelen tepkiler de bunu gösteriyor. Fiyatı çok iyi bulanlar da var, çok düşük bulanlar da.

4- Açıklanan fiyatları değerlendirmek için geçen yılı iyi okumak gerekiyor. Geçen yıl 4 Mayıs’ta ekmeklik buğday fiyatı ton başına 1650 lira, makarnalık buğday 1800 lira açıklandığında dünya fiyatlarının üzerinde ve “iyi fiyat” olarak görünüyordu. Fakat, 22 Ocak 2021’de Toprak Mahsulleri Ofisi’ açtığı 400 bin ton buğday ithalat ihalesinde 301 dolara buğday aldı. O dönem piyasadaki buğday fiyatı ton başına 2100 lira ile -2200 lira arasındaydı. Çiftçiler de haklı olarak “bizden ucuza buğday alınırken, ithalata neden yüksek fiyat veriliyor?” diye tepki gösterdi. Makarnalık buğday fiyatı 2 bin 400 lirayı gördü. Bu sene de benzer bir durum yaşanır mı?

Dünya ve serbest piyasa fiyatının altında

5- Hububat ve bakliyatta belirlenen fiyatlar geçen yılki fiyatlarla karşılaştırıldığında yüzde olarak yüksek görünse de, dünya fiyatlarının altında. Ekmeklik buğdayda dünya fiyatı bugünkü kurlarla ton başına 2 bin 350 lira ile 2 bin 400 lira civarında. Açıklanan fiyat ton başına 150-200 lira daha düşük.

6- Arpa ve mısır fiyatı buğday fiyatını geçti. Serbest piyasada arpanın ton fiyatı 2 bin liranın üzerinde. Açıklanan fiyat ton başına 1750 lira. Üretici bu fiyatla Ofis’e arpa satar mı?

7- Bakliyat ürünleri fiyatına bakıldığında Toprak Mahsulleri Ofisi’nin günlük piyasa ve borsa bültenine göre, kırmızı mercimeğin tonu şu anda 6 bin 100 lira, açıklanan fiyat 5 bin lira. Yani 1100 lira daha düşük. Yeşil mercimeğin tonu 8 bin lira. Açıklanan fiyat 4 bin 150 lira, yani 3 bin 850 lira daha düşük. Nohutta fiyat 4 bin 800 lira. Açıklanan 4050 lira. Yine 750 lira daha düşük. Bu fiyatla Toprak Mahsulleri Ofisi’ne nohut ve mercimek gelmesi pek mümkün değil. Kaldı ki kuraklık nedeniyle üretimde düşüş bekleniyor.

8- Fiyatları maliyetler açısından da değerlendirmek gerekiyor. Dövizdeki artışa bağlı olarak gübre, mazot, ilaç, tohum fiyatları artıyor. Sadece gübre fiyatlarına bakıldığında Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2020-2021 Mart dönemi gübre fiyatları yüzde 46 ile yüzde 67.9 oranında artış gösterdi.

9- Geçmiş yıllarda Toprak Mahsulleri Ofisi, alım fiyatlarını açıklarken aynı zamanda satış fiyatlarını da açıklıyordu. Satış fiyatı da açıklansa hem alıcılar hem de üretici önünü görebilir ve buna göre karar verebilir.

Havza bazında kazanan ve kaybeden çiftçiler

10- Özellikle buğdayda açıklanan fiyatları havza ve bölge bazında değerlendirildiğinde Çukurova, Marmara ve Trakya çiftçisi kuraklıktan etkilenmemesi, çiftçi başına ekim alanının daha büyük olması nedeniyle açıklanan fiyattan daha memnun olacaktır. Yapılan açıklamalar da bunu gösteriyor. İç Anadolu Güneydoğu ve Doğu Anadolu çiftçisi ise hem kuraklığın verdiği zarar hem de çiftçi başına ekilen buğday alanının küçük olması nedeniyle açıklanan fiyattan memnun olmadığını söyleyebiliriz. Kaba bir hesapla İç Anadolu’da ortalama 6 hektar arazi ile üretim yapan çiftçi 18 ton buğday elde ediyor. Bunun karşılığı açıklanan fiyatla 40 bin lira civarında. Maliyetler çıkarıldıktan sonra çiftçinin eline yaklaşık 10-12 bin lira geçiyor. Yani aylık 1000 lira. Bu para ile tekrar üretim yapmak, geçinmek mümkün mü?

11- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir kez daha “ekilmedik bir karış toprak bırakmayın” dedi. Türkiye’de 2 milyon hektarın üzerinde ekilmeyen arazi var. Bunun nedeni maliyetlerin yüksek, fiyatların düşük olması. Çiftçi para kazanırsa üretim yapar. Bir karış araziyi boş bırakmaz. Yukarıdaki örnekte olduğu gibi aylık 1000 lira gelir için onca zahmete katlanmak istemiyor. Taksi şoförlüğü, otelde garsonluğu veya bir belediyeye girip garanti ücret almayı tercih ediyor. Asıl tehlike bu. Buna çözüm olacak bir üretim modeli geliştirilmeli.

12- Bir kez daha tekrarlamakta yarar var. Olağanüstü bir dönem yaşanıyor. Olağanüstü dönemin fiyatları bunlar. Un sektörü yüzde 30 civarında daraldı. Turizm sektörü toplu tüketim yerleri yani ev dışı sektör büyük oranda devre dışı kaldı. Yarın pandemi bittiğinde, normale dönüldüğünde çok farklı bir piyasa, çok farklı bir tarım düzeni olacağını da akıldan çıkarmamak gerekiyor ve buna yönelik önlemlerin şimdiden alınması şart.

Özetle, pandemi süreci, kuraklık, yüksek girdi fiyatları, döviz kuruna bağlı fiyat artışlarının yaşandığı olağanüstü bir dönemde hububat ve bakliyat fiyatları açıklandı. Enflasyona göre yüksek, girdi fiyatlarına göre düşük, geçen yıla göre yüksek, dünya fiyatlarına göre düşük olduğu söylenebilir. Açıklanan fiyatların iyi mi, düşük mü olduğu yılın sonuna doğru anlaşılır.

Yaş çayda fiyat kuruş kuruş artırılıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaş çay alım fiyatını da açıkladı. Geçen yıla göre 60 kuruşluk fiyat artışı sağlandı. 2020 yılında kilo başına 3 lira 27 kuruş olan yaş çay alım fiyatı 3 lira 87 kuruş olarak açıklandı. Üreticinin beklentisi 4 liranın üzeri bir fiyat açıklanmasıydı. Kilo başına 13 kuruşluk destekleme primi ile birlikte yaş çay alım fiyatı 4 lira oldu. Yaş çayda destekleme primi 2016’dan bu yana kilo başına 13 kuruş olarak uygulanıyor.

Geriye dönük olarak son 5 yıllık yaş çay alım alım fiyatı incelendiğinde, 2017’de önceki yıla göre fiyatta 33 kuruşluk artış yapılırken, 2018 yılında 32 kuruş, 2019’da önceki yıla göre 58 kuruş ve 2020 ‘de 37 kuruşluk artış sağlandı. Bu yıl ise 60 kuruşluk zamla son yılların en yüksek artışı yapılmış oldu.

Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR), 2021 Yılı Yaş Çay Kampanyasının 17 Mayıs itibariyle başlattı. Birinci sürgün dönemi yaş çay alım kotası dekara 600 kilo olarak uygulanacak.

Son 5 yılın yaş çay alım fiyatı

Yıl    Fiyat (TL/Kg)
2017 2.00
2018 2.32
2019 2.90
2020 3.27
2021 3.87

 

 

 

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız