Çiğ sütün sadece yüzde 45’i sanayide işleniyor

·

31 Mayıs 2020

·
Çiğ sütün sadece yüzde 45’i sanayide işleniyor

31 Mayıs 2020

·

Ali Ekber Yıldırım

·

Haber

Güncelleme: Şub 20, 2024

Türkiye’de 11 gün arayla iki kez “Dünya Süt Günü” kutlanıyor. Dünya Sütçülük Federasyonu(IDF)’ nun aldığı karar doğrultusunda 1956 yılından beri Dünya Süt Günü 21 Mayıs’ta kutlanıyor. Türkiye, 1991 yılından beri Tarım Bakanlığının kararı ile 21 Mayıs’ı, Dünya Süt Günü olarak kutluyor.

Türkiye’nin de üyesi olduğu Birleşmiş Milletler Gıda Tarım Örgütü (FAO), 2001 yılında aldığı karar ile Dünya Süt Günü’nün 1 Haziran’da kutlanacağını ilan etti. Bir çok ülke 1 Haziran’ı kabul etti. Türkiye ise, hem 21 Mayıs’ta hem de 1 Haziran’da Dünya Süt Günü’nü kutluyor.

Çiğ süt üretimi 23 milyon ton

Türkiye, 2019 verileriyle 23 milyon tonluk çiğ süt üretimiyle dünyada sekizinci, Avrupa Birliği’nde (AB) ise üçüncü sırada. Toplam 17 milyon 870 bin büyükbaş hayvan varlığı olan Türkiye, 6 milyon 580 bin baş sağılır süt ineğine sahip. Küçükbaş hayvan varlığı ise 48 milyon 481 bin baş. Bunun 25 milyon 308 bini sağılır koyun-keçiden oluşuyor.

Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Tezel, 1 Haziran Dünya Süt Günü nedeniyle yazılı bir açıklama ile Türkiye’de süt sektörünün önemine dikkat çekti.

Üretimin yüzde 90.5’i inek sütü

Türkiye’de 2019 yılında 22 milyon 960 bin 379 ton çiğ süt üretildiğini hatırlatan Tezel şu bilgileri verdi: “Bu sütün 20.8 milyon tonu yani yüzde 90.5’i inek sütü, 1,5 milyon tonu yüzde 6.6’sı koyun sütü, 577 bin tonu yüzde 2.5’i keçi sütü ve 79 bin tonu binde 3’ü manda sütü. Ancak bu miktarın içinde sanayi tarafından toplanan inek sütü, 2019 yılında 9 milyon 506 bin 26 ton oldu. Yani 2019 yılında üretilen ve büyük çoğunluğu inek sütü olan toplam çiğ sütün yaklaşık yüzde 45’i, izinli sanayi işletmeleri tarafından denetimli, bir şekilde işlenerek, sağlıklı bir tedarik zinciri ile ambalajlı olarak tüketicilerimize ulaşabildi.”

İhracat 356, ithalat 80 milyon dolar

SETBİR Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Tezel, Türkiye’nin süt ve süt ürünleri ihracatının ithalatından bir kaç kat daha fazla olduğunu belirterek: “Süt sanayicisi 2019 yılında 1 milyon 468 bin 616 ton içme sütü, 1 milyon 136 bin 43 ton yoğurt, 698 bin 330 ton ayran, 671 bin 497 ton inek peyniri, 73 bin 656 ton tereyağı, 66 bin 513 ton yağsız süttozu ve 34 bin 508 ton tam yağlı süttozu üretti. Sektörümüz 2019 yılında değeri 356 milyon 850 bin 975 dolar olan 208 bin 151 ton süt ve süt ürünü ihraç etti. Aynı yıl ithalatımız 19 bin 479 ton olurken, bu ithalata 80 milyon 339 bin 409 dolar ödedik. İhraç ettiğimiz başlıca ürünler süttozu, peyniraltı suyu tozu, peynir ve dondurma, ithal ettiğimiz başlıca ürünler ise tereyağı ve peynir oldu.” bilgisini verdi.

Onaylı, kayıtlı ve denetimli 2 bin 321 işletme var

Türkiye süt ve süt ürünleri sektöründe kamu otoritesince onaylı, kayıtlı ve denetimli 2 bin 321 işletmenin faaliyet gösterdiğini vurgulayan Tezel, bu işletmelerin her gün yüz binlerce çiftçi-üreticiden temin ettikleri çiğ sütü, sağlıklı, ambalajlı, hijyenik içme sütü ve süt ürününe dönüştürdüğünü söyledi. Tezel: ” İşlediğimiz süt maalesef üretilen sütün ancak yüzde 45’i. Türkiye ürettiği çiğ süt miktarı ile dünya ve Avrupa Birliği sıralamalarında yukarılarda yer alırken, sağlıklı koşullarda üretilen süt ve süt ürünü miktarı ile dünya ve Avrupa Birliği sıralamalarında yer almaktan çok uzakta.” dedi.

Koronavirüse rağmen üretim sürüyor

Koronavirüs salgını koşullarında da her tülü tedbir alınarak faaliyetlerin sürdürüldüğünü anımsatan Tezel şu bilgileri verdi: “Türkiye’nin hayvan kaynağı, vefakar çiftçisi ve SETBİR üyelerinin işletme büyüklükleri, teknolojik yeterlilik ve yetkinlikleri, bilgi birikimi ve her türlü koşulda kesintisiz süt ürünü üretebilecek kapasitesi sayesinde, çiğ süt üretimi azalmadı, süt ürünü üretimi gerilemedi, tüketicimiz sütsüz, yoğurtsuz, peynirsiz kalmadı. Koronavirüs salgını sektörümüz için elbette sıkıntı yarattı, elbette sorunlarımız oldu. Ama süt bardağının dolu tarafına bakacak olursak, bu salgın bize birkaç şeyi de apaçık gösterdi. Bunlardan ilki, salgınla mücadele ederken alınması gereken kişisel tedbirlerin başında bağışıklık sistemimizi destekleyecek şekilde beslenme gerekliliği. Bu tarz beslenmenin en önemli ögesi, hayvansal protein tüketimi. Hayvansal proteinin en faydalı ve en hesaplı kaynağı ise süt ve süt ürünleri. Bir diğer kişisel tedbir de temizlik, özellikle el temizliği ve sosyal mesafe. SETBİR üyesi süt sanayicisi, çiğ sütü fabrikasına sokmadan önce kamu otoritesinin zorunlu kıldığı her türlü incelemeye tabi tutuyor, işletmeye ancak hastalık yapıcı unsurlar içermediğinden emin olunan çiğ süt kabul ediliyor. Bu çiğ süt, yine kamu otoritesinin koyduğu kurallar ve kamu otoritesinin denetimi altında, bilimsel yöntemler ile hijyenik koşullarda işlenip, ambalajlı süt ve süt ürünlerine dönüştürülüyor.”

Açıkta süt ve süt ürünleri satışı yasaklanmalı

Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Tezel,açıkta süt ve süt ürünleri satışının yasaklanması gerektiğini belirterek açıklamasında şu bilgilere yer verdi: ” Koronavirüs salgını bir kez daha gösterdi ki ambalajsız ve açıkta satılan süt ve süt ürünleri, ciddi sağlık riskleri taşıyor. SETBİR yıllardan beri açıkta satılan süt ve süt ürünlerinin halk sağlığı açısından taşıdığı risklere dikkat çekiyor. Dünya Süt Günü vesilesiyle bir kez daha belirtmek isteriz ki kimi satış noktaları ve semt pazarlarında, denetimsiz koşullarda halka arz edilen ‘sokak sütü’, ‘market sütü’, ‘sütmatik sütü’, ‘ari süt’ ve ‘sözde organik’ yoğurt, peynir ve tereyağı, tüketicinin sağlığı açısından çok ciddi risk taşımaktadır ve bu nedenle satışları engellenmelidir.”

Bu haber ile ilgili yapılan yorumlar

Güncel: İlişkili Diğer Haberler

En Son Yayınlanan Makaleler