Eski adıyla Tarım ve Köyişleri, yeni adıyla Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nda beklenen, istenen değişiklik olmadı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Mehdi Eker’le yola devam dedi.
Sektörün beklentisi tarımda yaşanan sorunların diyalogla çözümü için bir kan değişikliğine ihtiyaç olduğu yönündeydi. Adalet ve Kalkınma Partisi içinde de böyle bir değişiklik beklentisi vardı. Fakat, beklenen bu değişiklik olmadı. Değişiklik bakanda değil, bakanlığın yapısında oldu.
Bakanlığın adı Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı oldu. Yeni dönemde buna uygun bir yapılanma olacak. Bu yapılanmayı da eski ve yeni bakan Mehdi Eker ekibiyle birlikte yapacak.
Bakanlığın hizmet birimleri yeniden yapılandırılacak. Mevcut genel müdürlükler kapanırken yerine yenileri kurulacak.
Daha önce yazdık ama tekrarlamakta yarar var. Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü(TÜGEM), Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü, Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğü, Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü, Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Koordinasyon Daire Başkanlığı ve daha birçok birim kapatılacak. Yerine Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü, Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü, Hayvancılık Genel Müdürlüğü, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü, Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü gibi yeni birimler kurulacak.
Daha da önemlisi ilk kez bakan yardımcısı olacak. Müsteşar ile bakan arasında oluşturulan bu göreve atanacak kişinin yüksek okul mezunu olma şartı yok. İlkokul mezunu bile olabilir.
Bakanlık taşra teşkilatında da ciddi bir değişim olacak. Tarım İl Müdürlüğü yerine Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü olacak.
Bakanlıktaki bu değişimin uzun bir zaman alması bekleniyor. Kolay değil bakanlık baştan aşağı yenilenecek.
Bakanlığın adı değişse de ve yeniden yapılanma olsa da yeni hükümette Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın önündeki en güncel ve en önemli sorun kuşkusuz et ithalatı olacak.
Bir yıl önce başlayan ithalat et krizini çözmekte yetersiz kaldı. Kırmızı et fiyatı yeniden ithalat öncesindeki seviyeye yaklaştı.
Ramazan ayı ve kurban bayramı öncesinde et talebinin iki üç kat artması bekleniyor. İçerde yeterli hayvan olmadığı için bu yıl da kurbanlıkların ithal edilmesi gerekecek.
Özetle eski bakan eski sorunlarla boğuşmayı sürdürecek. Kendisine başarılar dileriz.
                                                     *****
Tatlandırıcı kotası yüzde 50 arttı
Yemin krizi, anayasa değişikliği, yeni kabine derken bu karmaşada eski Bakanlar Kurulu görevini tamamlamadan önce önemli bir karara imza attı. Nişasta bazlı şeker(tatlandırıcı) kotasını yüzde 50 oranında artırdı.
Konuyla ilgili olarak Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Dr. Turhan Tuncer  bir açıklama yaptı. Açıklamanın özeti şöyle:
“Türkiye`de pancar şekeri sektörünün yıllık ekonomik büyüklüğü 3 milyar doların üzerinde olup; doğrudan ya da dolaylı olarak 10 milyon kişinin geçimini sağlamaktadır.  
2001 yılında çıkarılan 4634 sayılı Şeker Kanunu kapsamında kota tahsisi yapılan 7 şirkete ait 33 pancar şekeri fabrikasının kurulu üretim kapasitesi 3,1 milyon ton/yıldır. Nişasta bazlı şekerde (NBŞ) ise kota tahsisi yapılan 5 şirkete ait 6 fabrikanın kapasitesi 1 milyon ton/yıldır.
NBŞ fabrikaları, içerden ve dışarıdan aldıkları mısırı işleyerek fruktoz ve glukoz şurubu üretmektedirler. Şeker pancarı sektörü tümüyle ulusaldır, dolayısıyla üretilen katma değer de ülke içinde kalmaktadır. Oysa ülke mısırda dışa bağımlıdır, başka bir deyişle yapılan dışalım ile yurtdışına kaynak aktarılmaktadır. NBŞ sanayi piyasasının yüzde 75‘ine çok uluslu şirketler egemendir, üretilen katma değer de bunlara transfer edilmektedir.
Bilindiği gibi Şeker Kanunu`nun 3. maddesinde yer alan NBŞ için belirlenecek kotaları Bakanlar Kurulu`nun yüzde 50 oranında artırma ya da eksiltme yetkisi, 2003-2004 pazarlama yılından itibaren NBŞ kotalarının artırılması yönünde uygulanmıştır. Hükümet, yargı kararlarını da çiğneyerek, NBŞ kotasını her yıl artırmakta ve şeker pancarı üreticilerini çok uluslu şirketler karşısında mağdur etmektedir. Son olarak 29 Haziran 2011 tarih ve 27979 sayılı Resmî Gazete`de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile 2010-2011 pazarlama yılında NBŞ için Şeker Kurulu tarafından 244.400 ton olarak belirlenen kotanın yüzde 50 oranında artırılması kararlaştırılmıştır.
AB ülkelerinde 2009-2010 pazarlama yılına ilişkin pancar şekeri/NBŞ kotaları ve oranları incelendiğinde; AB-27 ortalaması NBŞ üretim kotasının yüzde 6.5 olduğu, ülkeler bazında bu oranların Almanya`da yüzde 1.92, Fransa ve Hollanda`da ise “0″ olduğu görülmektedir. Şeker Yasası`na göre ülkemizde bu oran yüzde 10`dur; Bakanlar Kurulu kararı ile yüzde 50 artırılarak, yüzde 15 olarak uygulanmaktadır.”
Yazıyı bitirirken bir haberde Balıkesir Bandırma’dan geldi. Bandırma Limanı’nda 6 bin 600 ton GDO’lu mısıra el konuldu.
Kotayı yüzde 50 artıranlar, GDO’lu mısıra da yolu açacaklardır.