Bankalar birkaç yıl öncesine kadar tarım sektörü ile pek ilgilenmezdi. 2000 öncesinde çiftçilere yaygın olarak kredi veren iki banka vardı. Ziraat Bankası ve Tarişbank.
Uluslararası Para Fonu(IMF) ve Dünya Bankası direktifi ile görev zararları gerekçe gösterilerek Ziraat Bankası’nın tarıma kredi vermesi yasaklandı. 2000 öncesinde tarıma yılda ortalama 3 milyar YTL kredi veren Ziraat Bankası’nın tarım kredileri 2001′de 227 milyon YTL’ ye düştü.
Yine aynı dönemde haksız bir şekilde Tarişbank’a el konuldu.
Böylece tarım sektörünün kredi kanalları kapatıldı. Çiftçi tefecilere mahkum edildi.
2001 krizinden sonra bir çok banka kapatıldı, bazıları birleştirildi, bazıları el değiştirdi.Yabancı sermayenin sektördeki etkinliği arttı. Bankacılıkta yeni bir dönem başladı.
Üç yıl aradan sonra Ziraat Bankası tarım kredileri yeniden açıldı. Diğer bankalar da 2004′ten itibaren tarım sektörü ile çalışmaya başladı.
Bugün bankalar tarım ve hayvancılığa kredi vermek, çiftçilere kredi kartı dağıtmak için yarışıyor.
Ziraat Bankası yılların deneyimi ve birikimi, şubelerinin yaygınlığı ve devlet destekli sübvansiyonlu kredilerle liderliğini koruyor.
Denizbank, Tarişbank’ı bünyesine katmanın avantajı ile Ziraat Bankası’ndan sonra sektöre en çok kredi açan banka. oldu.
Garanti Bankası, gazetemiz DÜNYA ile Anadolu’nun bir çok merkezinde gerçekleştirdiği “Garanti Anadolu Sohbetleri” ile tarım sektöründeki etkinliğini artırdı.
Türkiye İş Bankası, Akbank, Halkbank, Şekerbank, Finansbank, Fortis, Vakıfbank, Türkiye Ekonomi Bankası, Yapı Kredi  ve diğerleri tarım sektörüne yönelik özel paketler hazırlayarak çiftçiye kredi veriyor.
Ziraat Bankası’nın  tarımsal kredileri yıllık 4 milyar YTL’ ye ulaştı.Diğer bankaların verdiği toplam kredi ise 3.5 milyar YTL civarında. Bu yıl sonunda tarıma açılan kredi miktarı 10 milyar YTL’ ye ulaşabilir.
Ziraat Bankası’nın tarımsal kredi faizi yüzde 17.5 olmasına karşın devlet destekli sübvansiyonlu kredileri yüzde 7′ye kadar düşüyor. Özel bankaların uyguladığı faiz ise yüzde 22 ile yüzde 25 arasında.
Bankalar açısından tarıma kredi vermek çok karlı bir iş. Fakat riski de az değil.
Çiftçilerin büyük bölümü banka kredisi ile ayakta durabiliyor. Bir çoğu bankadan aldığı krediyi bir başka banka kredisi ile kapatmaya çalışıyor. Bu çok büyük bir tehlike. Krediyi kredi ile kapatamayan çiftçi elindeki tarlayı varsa işletmeyi kaybediyor. Bir dönem sanayi tesislerini alarak sanayicilik yapmak zorunda kalan bankalar yakında tarım ve hayvancılık yapmak zorunda kalabilirler.
Yıllarca çiftçilik yapanların yanı sıra, banka kredisi ile ilk kez sektöre girenlerde var. Sektöre dışarıdan girenlerden bazıları,  bankaların sektörü tanımamasından yararlanarak bir süre sonra ortadan kayboluyorlar veya işi batırıyorlar. Bu da bankalar açısından büyük tehlike.
Tehlikenin faciaya dönüşmemesi için bankalar kredi verirken,çiftçiler ise kredi alırken çok dikkatli olmalı.
                            ****
Doğruyu söylemeyen kim?

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, “destekleri ödüyoruz, hiçbir gecikme yok,  hatta daha erken ödüyoruz” diyor. Ülkenin değişik yerlerinden her gün bize e-mail yazan, telefon eden çiftçiler “destek almadık, ne zaman alacağız” diye soruyorlar.
Ya Bakan doğruyu söylemiyor, ya da çiftçiler.