Sera üretimindeki girdilerin çoğu ithal
Reklam Ver

Domateste fiyat artışı ve Rusya’nın yatırımları

Kasım ayı enflasyon verileri açıklandığında fiyatı en çok artan ürün listesinde bir kez daha domates ilk sırada yer aldı.Tarla üretiminin büyük oranda bittiği,sera domatesinin ise henüz tam olarak devreye girmediği geçiş döneminde bu fiyat artışı normal karşılanabilir.
Üretici ile tüketici fiyatı arasındaki fark da eleştirilebilir. Fakat, üzerinde pek durulmayan yüksek girdi maliyetleri gözardı edilebilir mi?
Antalya’da düzenlenen 17. Growtech Tarım Fuarı kapsamında Manavgat Gündoğdu Beldesi’nde Side Tarım’a ait modern bir serayı gezdik. Topraksız tarım yapılan, ısıtmadan sulamaya her aşamanın tam otomasyonla gerçekleştirilen bu modern serada yılda 900 ton domates üretiliyor. Üretilen domatesin neredeyse tamamı ihraç ediliyor.
Sera ve domates üretimi hakkında Doğukan Hazar Kılıç ve Göksel Özden’den aldığımız çarpıcı bilgiler gösteriyor ki,girdilerin büyük bölümü ithal ve dövizdeki artışa bağlı olarak maliyetler sürekli olarak artıyor.

Sera girdilerinin çoğu ithal

Serada, 15 Ağustos’tan 15 Eylül’e kadar olan dönemde dikim yapılıyor..Haziran ayında ise hasat ediliyor. Ortalama 9 aylık üretim sürecinin sonunda dekara 30 tonun üzerinde ürün elde ediliyor.
Almanya ve Rusya’ya ihracat yapıldığı için, alıcının talebi doğrultusunda “Bandita” çeşidi salkım domates üretiliyor. Bandita çeşidinin tohumu İsrail kökenli ve Hollanda’dan ithal ediliyor.
Topraksız üretim yapıldığı için domates fidesi Hindistan cevizi kabuğundan elde edilen CoCo Green adlı malzemenin içine dikiliyor. CoCo Green paket halinde satılıyor ve her paket 3 yıl kullanılabiliyor.Fakat ideal olanı iki yılda bir değiştirmek. Bu malzeme Srilanka’dan ithal ediliyor.
Uygun koşulların sağlanması için seranın ısıtılması veya soğutulması gerekiyor. Bunun için kullanılan kömür ithal ediliyor.
Bitki gelişimi için kullanılan gübre hammaddesi,bitki düzenleyiciler, bitki koruma ürünleri,ilaçlar da ithal ediliyor.
Seranın sulaması,ısı ve nem kontrolü kurulan yüksek teknoloji ile sağlanıyor. Bu teknoloji de ithal ediliyor.
Üretilen domatesin taşınmasında,nakliyesinde kullanılan yakıt ithal.
Şimdilik sadece serada çalışan işçiler yani emek ve bitkiye verilen su yerli.Geri kalan tüm girdiler ithal. Döviz arttıkça maliyet artıyor. Maliyet artınca fiyat yükseliyor. Buna katlanabilen üretimi sürdürüyor. Sürdüremeyenler de var. Özellikle Rusya’nın uyguladığı ambargo nedeniyle kapanan çok sayıda sera olduğunu biliytoruz.
Ortalama 9 aylık bir üretim sürecinin sonunda salkım domatesin kilosu pazarın durumuna göre 2 lira ile 3.5 lira arasında alıcı buluyor. Domates üretiminde bu denli dışa bağımlılık fiyatın artmasında önemli bir etken.
Gıda fiyatlarını düşürmek için bir çok üründe gümrük vergisini sıfırlayarak ithalatı çözüm görenler artık bu yanılgıdan vazgeçmeli. İthalatla,gümrük vergisini düşürmekle kalıcı olarak fiyat düşmüyor.
Antalya’da fuarda gördüğümüz kadarıyla yerli tohum firmaları domates ve sebze tohumu geliştirmek için yoğun çaba gösteriyor. Yeni çeşitleri üretime kazandırıyorlar. Sera teknolojileri üretenler var. Devlet, bu tür girişimleri destekleyerek, girdilerde ithalatın payını azaltarak önce maliyeti sonra da fiyatı düşürebilir.

Rusya seracılıkta ne yapıyor?

Fuar kapsamında bu yıl ilk kez düzenlenen “Tarım Sohbetleri” nin iki ana konusu tohumculuk ve seracılıktı.Gazeteci arkadaşımız İrfan Donat’ın yönettiği Tarım Sohbetleri’nde Rusya’nın domates üretimi için yaptığı sera yatırımları da gündeme geldi.
Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Müslüm Yanmaz’ın verdiği bilgiye göre, Rusya Federasyonu sera yatırımlarına 8 yıla varan vade ile kredi ve hibe desteği sağlıyor. Bu desteği verirken seranın büyüklüğüne göre bir sınırlama uygulamıyor. Yatırım yapan herkesi detsekliyor.Türkiye’de ise sınırlama var. Devlet desteği sağlanırken 20 dönümden fazlasına destek verilmiyor. Avrupa Birliği destekli kırsal kalkınma programı(IPARD) desteklerinde bu 2 dönümle sınırlı. Oysa Rusya’da ister 1 dekar isterse 10 hektarlık yatırım yapın destek alıyorsunuz.
Rusya Federasyonu yaptığı sera yatırımları ile piyasayı kontrol etmeyi hedefliyor. İhtiyacı olan domatesin ,sebzenin tamamını kendisi üretemeyecek. iklim koşulları,altyapısı buna uygun değil. Türkiye’den domates almaya devam edecek. Fakat,elindeki üretimi bir pazarlama aracı olarak kullanarak, “benim istediğim kalitede ve fiyata üretirseniz sizden domates alırım” diyecek. Rusya’nın yaptığı yatırımlar bu açıdan önemli.
Özetle,Türkiye, gıda fiyatlarını düşürme bahanesiyle tarımda üretimi değil,ithalatı destekleyen bir politika uyguluyor. Bunun sonu dışa bağımlılıktır.Bunun sonu tarımda çöküştür.Bundan hemen vazgeçilmeli.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız