Hükümet, kırmızı ette ithalatın çözüm olmadığını itiraf etti
Reklam Ver

Kırmızı etin reçetesi 2018 Programı’nda

Hükümet,kırmızı et fiyatını düşürmek için canlı hayvan ve et ithalatını kesintisiz sürdürürken, 28 Ekim 2017’de Resmi Gazete’de yayınlanan “2018 Yılı Programı” nda büyükbaş hayvan varlığının artırılması amacıyla kısa vadeli çözüm olan ithalat yerine yurt içinde üretimin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi gerektiği ifade edildi. Program’da hayvancılık politikasının öncelikleri ve kırmızı et fiyatını düşürecek önlemler tek tek sıralanıyor

Maliyetler düşürülmeli,destekler 5 yıllık olmalı

Hayvancılık desteklerinin yıllık değil, 5 yıllık belirlenmesi gerektiği bilgisine yer verilen 2018 Yılı Programı’nda kırmızı et fiyatının düşürülmesi için maliyetlerin düşürülmesi, sığır eti yerine koyun,keçi ve kanatlı eti ile balık eti tüketiminin artırılması gerektiği ifade edildi.

Kırmızı et için alınacak önlemler

1- Büyükbaş hayvan varlığının artırılması amacıyla kısa vadeli çözüm olan ithalat yerine yurt içinde üretim benimsenmeli

2- Hayvancılık işletmelerinin büyütülmesi ve uzmanlaşması yönünde destek modelleri uygulanmalı.

3- Et arzının artırılmasına yönelik, et verimi yüksek olan ırkların geliştirilmesi ve etçi tip sığır yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılmalı.

4- Sütçü işletmelerde mümkün olabildiğince kombine verim yönlü ırklara öncelik verilmeli.

5- Sığır etine ikame olabilecek koyun ve keçi arzının artırılması ve kamu politikalarının bu çerçevede oluşturulması öncelikler arasında olmalı.

6- Hayvancılık destekleri yıllık değil 5 yıllık belirlenerek açıklanmalı.

7- Et tüketimindeki çeşitliliğinin artırılması ve beslenme kalitesinin yükseltilmesi açısından toplumun kanatlı hayvan eti ve balık tüketimine yönlendirilmeli.

Hükümet, ithalatın çözüm olmadığını itiraf etti

Hayvancılıkta ithalat politikasının başarısızlığa uğradığı Hükümet tarafından da kabul edildi. Resmi Gazete’nin 28 Ekim 2017 tarihli sayısında yayınlanan “2018 Yılı Programı”nda kısa vadeli bir çözüm olan ithalat yerine hayvan varlığını artırılarak üretimin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi gerektiği ifade edilerek kırmızı et fiyatının düşürülmesi için öncelikler sıralandı.
Hayvancılık desteklerinin yıllık değil, en az 5 yıllık belirlenmesi gerektiği belirtilen 2018 Programı’nda kırmızı et fiyatının düşürülmesi için ithalatın çözüm olmadığı, üretimin artırılması ve alternatif olarak koyun,keçi,kanatlı ve balık eti tüketimin yaygınlaştırılması gerektiği vurgulandı.
Enflasyon üzerinde önemli baskı oluşturan kırmızı et fiyatında yaşanan yükselişin önüne geçilmesinde kırmızı et arzının artırılmasının önemli bir unsur olduğu belirtilen 2018 Programı’nda şu değerlendirmeye yer verildi:” Büyükbaş hayvan varlığında yeterli seviyeye ve süreklilik arz eden bir artışa ulaşılamamıştır. Bunun yanı sıra, büyükbaş hayvana bir alternatif kaynak olan küçükbaş hayvan varlığında kırmızı et arz açığını telafi edecek bir artış yaşanmaması önemli sorun olarak görülmektedir. 2016 yılı itibarıyla yaklaşık 14 milyon baş olan sığır mevcudunun yüzde 40.9’u kültür melezi sığırdan yüzde 46,8’i ise saf kültür ırkı sığırdan oluşmaktadır. Ayrıca, yaklaşık 31 milyon baş olan koyun mevcudunun yüzde 93’ünü verimi görece düşük olan yerli koyun ırkları oluşturmakta olup büyükbaş ve küçükbaş hayvancılıkta özellikle et verimi yüksek ırkların yaygınlaştırılması önem arz etmektedir.”

Beş yılda 1.9 milyon baş sığır ithal edildi

Program’da, 2011-2016 döneminde damızlık, besilik ve kasaplık olmak üzere yaklaşık 1,9 milyon büyükbaş hayvan ithal edildiği hatırlatılarak: ” Kırmızı et fiyatlarındaki yukarı yönlü seyir nedeniyle fiyatlarda istikrarın sağlanmasına yönelik olarak, 7/06/2017 tarihli ve 2017/10440 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile canlı büyükbaş hayvan ithalatında gümrük vergisi oranı yüzde 135’ten yüzde 26’ya düşürülmüş ve karkas et ithalatında ise yüzde 100 ile yüzde 225 arasında bulunan gümrük vergisi oranları yüzde 40 olarak belirlenmiştir. Ayrıca, 31/12/2016 tarihli ve 2016/9664 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 2017 yılı sonuna kadar geçerli olmak üzere Et ve Süt Kurumuna (ESK) 500 bin baş besilik sığır ithalatı yetkisi verilmiştir. Hayvancılık sektöründe kırmızı et üretiminin artırılmasına yönelik önemli dönüşüm ihtiyacı bulunmaktadır. Bu kapsamda, büyükbaş hayvan varlığının artırılması amacıyla kısa vadeli çözüm olan ithalat yerine yurt içinde üretimin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi önemli görülmektedir. Aynı zamanda, hayvancılık işletmelerinin büyütülmesi ve uzmanlaşması yönünde destek modellerinin uygulanmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıca, et arzının artırılmasına yönelik, et verimi yüksek olan ırkların geliştirilmesi ve etçi tip sığır yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması ile sütçü işletmelerde mümkün olabildiğince kombine verim yönlü ırklara öncelik verilmesi önemli görülmektedir.” bilgisine yer verildi.

Küçükbaş hayvancılık geliştirilmeli

Sığır etine ikame olabilecek koyun ve keçi arzının artırılması ve kamu politikalarının bu çerçevede oluşturulması öncelikler arasında görüldüğüne dikkat çekilen 2018 Programı’nda, et tüketimindeki çeşitliliğinin artırılması ve beslenme kalitesinin yükseltilmesi açısından toplumun kanatlı hayvan eti ve balık tüketimine yönlendirilmesinin de önemli olduğu vurgulandı. Program’da: ” Süt üretimi önceki yıllarda izlenen artışların ardından 2016 yılında bir miktar gerileyerek 18,5 milyon ton düzeyinde gerçekleşmiştir. Hayvansal üretimde verim artışında en önemli unsurlardan olan hayvan ıslahı ve nitelikli damızlık sığır elde edilebilmesi amacıyla, 2016 yılında suni tohumlama metoduyla 3.6 milyon baş sığır tohumlanmış olup 2017 yılında 3,9 milyon adet suni tohumlama yapılması hedeflenmiştir. Suni tohumlama sayısının yeterli seviyede bulunmamasının yanı sıra belirlenen hedeflerin de yeterli düzeyde olmadığı görülmektedir. Bununla birlikte, verim artışının sağlanmasını teminen hedef ve gerçekleşmelerin artırılması önceliklidir.”denildi.

Yem maliyeti düşürülmeli,destekler 5 yıllık açıklanmalı

Hayvancılık açısından yemleme maliyetlerinin azaltılması ve kaba yem açığının giderilmesi büyük önem taşıdığı belirtilen Program’da:”Bu bağlamda, meraların kalite ve verimliliğinin artırılmasına yönelik ıslah çalışmalarına hız verilmesi, mera tespit ve tahdit çalışmalarının hızla tamamlanması, meraların yetiştiriciler tarafından etkin kullanımının sağlanması ile kaba yem üretimi ve işlenmesine yönelik altyapının geliştirilmesi önceliklidir. Halen yıllık olarak tespit edilen hayvancılık destekleme konularının ve destek tutarlarının 5 yıl gibi uzun dönemleri kapsayacak şekilde belirlenmesi üretim kararlarının ve tercihlerinin istikrarlı şekilde uygulanmasını sağlayacaktır.” bilgisi yer aldı.

Hayvan hastalıkları ile mücadele

Program’da, hayvan hastalıkları ve zararlılarının olumsuz etkilerinin azaltılması yönündeki çalışmalarda, hayvancılık işletmeleri bazında koruyucu önlemlerin alınmasına yönelik İşletme Odaklı Koruyucu Hekimlik Sisteminin uygulamaya alınması gerektiği belirtilerek, ülke şartlarına uygun aşı, ilaç ve serum üretiminin miktar ve kalitesinin iyileştirilmesi ihtiyaçları devam ettiği vurgulandı.

Hayvancılık destekleri artacak

Tarımsal destek ödemelerinde 2016 yılı gerçekleşmesi ile 2017 yılı gerçekleşme tahmini ve 2018 yılı programı kıyaslandığında, destek ödemeleri ana kalemler itibarıyla nominal olarak arttığına dikkat çekilen Program’da destekler konusunda özetle şu değerlendirme yapılıyor: ” 2016 yılıyla kıyaslandığında, 2017 ve 2018 yıllarında, alan bazlı destek ödemeleri ve fark ödemelerinin toplam ödemeler içindeki ağırlığında düşüş beklenmektedir. Hayvancılık desteği ödemelerinin ise önemli ölçüde arttığı gözlenmektedir. Genç çiftçilerin tarımsal üretime kazandırılması ve yeni iş imkânlarını desteklemek üzere genç çiftçilere 30 bin TL’ye kadar hibe desteği sağlanmaktadır. Bu kapsamda, büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık başta olmak üzere çeşitli tarımsal üretim kollarında kullanılmak amacıyla 2016 yılında toplam 450 milyon TL hibe desteği sağlanmış olup 2017 yılında bu rakamın yaklaşık 483 milyon Tl düzeyinde gerçekleşmesi planlanmaktadır. Söz konusu destekleme programının tarımsal üretimin çeşitlendirilmesi ve girişimciliğin geliştirilmesi yönünde de gözden geçirilmesi önem arz etmektedir.”

Ekonomide tarımın payı düşüyor

Tarım sektörünün 2015 yılında yüzde 9.4 oranında büyürken, başta buğday ve arpada olmak üzere olumsuz hava koşullarına bağlı rekolte kayıpları, ihracatta yaşanan daralma ve baz etkisiyle 2016 yılında yüzde 2.6 küçüldüğü hatırlatılan Program’da: ” 2017 yılı ilk verilerine göre tarımsal üretimde toparlanma görülmekte olup sektörün yıl sonunda büyüme oranının yüzde 4.6 olacağı tahmin edilmektedir. Tarımın Gayri Safi Yurt içi Hasıla içindeki ağırlığı 2016 yılında yüzde 6.2 seviyesine gerilemiş olup bu oranın 2017 yılında bir miktar daha düşerek yüzde 6.1 olması beklenmektedir. Sektörün toplam istihdam içindeki payı 2015 yılında yüzde 20.6 iken 2016 yılında yüzde 19.5’e gerileyerek istihdam 5.3 milyon kişi olarak kaydedilmiştir. 2017 yılında bu oranın yüzde 18.8’e gerilemesi beklenmektedir.” bilgisi yer aldı.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız