Reklam Ver

2016 İlerleme Raporu’nda tarım,gıda ve balıkçılık

Avrupa Birliği ile ilişkiler her geçen gün gerginleşiyor. Bu gergin ortamda Avrupa Komisyonu’nun hazırladığı “Türkiye 2016 İlerleme Raporu” yayınlandı.Raporun siyasi,temel hak ve özgürlükler,yargı,basın özgürlüğü konusundaki içeriği çok sert tartışmalara neden oldu.
Bu tartışmalar medyada ayrıntılı olarak yer aldı ve almaya da devam ediyor. Bugüne kadar hazırlanan ilerleme raporlarında olduğu gibi 2016 İlerleme Raporu’nda da müzakere sürecindeki fasıllarla ilgili değerlendirmeler e yer veriliyor.
Diğer fasıllar hakkında yazılanların ne kadar gerçekçi olduğunu bilemiyoruz. Çünkü, uzmanlık alanımız değil.
İlgi alanımız olan ; “Tarım ve Kırsal Kalkınma”, “Gıda Güvenliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı Politikası”,Balıkçılık” fasıllarındaki değerlendirmeler geçen yıllardakilerden pek farklı değil. Bu 3 fasıl ile ilgili her yıl aynı sözcüklerle değerlendirme yapılıyor. Yani 5 yıl önceki raporla bu yıl yayınlanan rapor arasında çok büyük fark yok. Dolayısıyla İlerleme Raporlarında herhangi bir ilerleme yok.
Bunun iki nedeni olabilir. Birincisi, Avrupa Birliği’nin bakışı ile bu fasıllarda gerçekten değişen hiç bir şey olmuyor. İkincisi, bu fasıllar önemsenmediği için “kes yapıştır” yöntemi ile her yıl aynı şeyler yazılıyor.
Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün çevirerek yayınladığı 2016 İlerleme Raporu’nda tarım,kırsal kalkınma, gıda ve balıkçılık konusunda öne çıkan konuları şöyle özetleyebiliriz:
1- Geçmişte yayınlanan hemen tüm ilerleme raporlarında olduğu gibi canlı hayvan ve et ithalatı,2016 İlerleme Raporu’nda da yer aldı. Gelecek yıl Türkiye’nin özellikle canlı hayvan ve et ithalatı önündeki mevcut sınırlamaları kaldırması ve tarımsal istatistikler için bir strateji hazırlaması gerektiği belirtilen Raporda: ” Avrupa Birliği’nden canlı hayvan, et ve türevlerinin ithalatı önündeki gerekçelendirilmemiş sınırlamalar devam etmektedir. Bu sorunu çözmek için Türkiye, yapıcı gelişmeler kaydetmiş olmasına rağmen, tarımsal ürünlere ilişkin Avrupa Birliği-Türkiye ticaret anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini (et ve canlı hayvana dair kotaları istikrarlı bir şekilde açarak) tam olarak yerine getirmemektedir.”
Avrupa Birliği’nin yıllardır değişmeyen talebi bu. Canlı hayvan ve et ithalatında Türkiye’nin ithalat kapılarını sonuna kadar açılması isteniyor. Daha açık anlatımla, Avrupa Birliği, Türkiye’ye benden canlı hayvan ve et alın diyor.
2- “Genel tarım konularına ilişkin olarak, tarım sayımı henüz tamamlanmamıştır.” Bu cümle yıllardır ilerleme raporlarının vazgeçilmezi oldu. Her raporda Avrupa Birliği, Türkiye’nin tarım sayımı yapmasını istiyor. Türkiye teknolojinin sağladığı büyük avantajlara rağmen tarım sayımı yapmamakta adeta ısrar ediyor. Bu demektir ki gelecek yıllardaki raporlarda da bu talep yer alacaktır.
3- Son yılların öne çıkan konusu; kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesi, 2016 İlerleme Raporu’nda şöyle değerlendiriliyor: “Kırsal kalkınmada, tarım ve kırsal kalkınmaya dair Avrupa Birliği Katılım Öncesi Yardım Programı (IPARD I), 15 başvuru çağrısının ardından yaklaşık 11.000 projenin uygulanması ile birlikte 50.000’den fazla istihdam yaratmıştır. Programın etkisine dair farkındalığın artırılması için devam eden girişimlerin ötesinde daha fazla çabalara ihtiyaç duyulmaktadır.”
Avrupa Birliği mali desteği ile sürdürülen Katılım Öncesi Yardım Programı (IPARD) kırsal kalkınmada önemli bir adım. Türkiye bu programı 42 il yerine ülke genelinde uygulanmasını istiyor. Önümüzdeki yıllarda da en çok konuşulacak ve raporlara yer alacak konulardan birisi olacak.
4- İlerleme Raporu’nda gıda güvenilirliği, veterinerlik ve bitki sağlığı politikası alanında hazırlıkların belli bir düzeyde olduğu ancak geçen yıl ilerleme kaydedilmediği ifade ediliyor. Raporda şöyle deniliyor: “Bu alandaki Avrupa Birliği müktesebatının tam olarak uygulanması için, özellikle de hayvansal yan ürünler, hayvan refahı ve hayvanların kimliklendirilmesi ve kayıt altına alınması ile hareketlerinin kontrolü konularında kayda değer ilave çabalara ihtiyaç duyulmaktadır.Gelecek yıl, Türkiye’nin özellikle diğer bazı hususların yanı sıra, bir ulusal program ve izleme planı sunmak suretiyle, gıda işletmelerini AB standartlarını karşılayacak şekilde geliştirmelidir. Hayvansal yan ürünler ve hayvan refahına ilişkin kuralların uyarlanması ve uygulanmasına yönelik daha fazla adım atmalıdır.”
5- Geçmiş yıllarda olduğu gibi 2016 İlerleme Raporu’nda da gıda işletmeleri ile ilgili yaşanan sıkıntılara dikkat çekilerek: “Tarımsal gıda işletmelerinin iyileştirilmesi için gerekli ulusal programı geliştirmeye yönelik bir ilerleme kaydedilmemiştir. Gıda işletmelerinin kayıt ve onayında yeni kuralların uygulanması için hala önemli çabaya ihtiyaç vardır.” deniliyor.
6- Raporda “Etiketleme, gıda katkı maddeleri ve saflık kriterleri, aroma verici maddeler ve takviye edici gıdalar gibi konularla ilgili gıda güvenilirliği mevzuatının uyumunda ilerleme kaydedilmiş ancak gıda enzimleri ve yeni gıdalarla ilgili olan uyum henüz tamamlanmamıştır. Yem ve bitki sağlığı politikası ile ilgili özel kurallara dair ilerleme sınırlı kalmıştır.” deniliyor.
7- Balıkçılık konusunda daha karamsar bir tablo çiziliyor ve bu alandaki hazırlıkların başlangıç aşamasında olduğu ifade ediliyor. Raporda, Türkiye’nin gelecek yıl Su Ürünleri Kanun Taslağı’nı artık yasalaştırması gerektiği vurgulanıyor. 
Özetle, Avrupa Komisyonu’nun 2016 Türkiye İlerleme Raporu’nda geçmiş yıllarda olduğu gibi tarım,gıda,kırsal kalkınma ve balıkçılık konusunda olumlu-olumsuz değerlendirmeler yer alıyor. Ancak, bu değerlendirmeleri yazanlar da,muhatapları da pek ciddiye almıyor.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız