Reklam Ver

Keçi sütünde kriz var

Son yılların en gözde yatırımlardan birisi keçi yetiştiriciliği. Sütü anne sütüne en yakın denildi. Devlet, isteyen herkese istediği yerde yatırım yapsın diye teşvik,kredi verdi. Çok sevimli bir hayvan olan Saanen keçileri medyada sayfaları,ekranları süsledi. Ünlü sanatçıların,işadamlarının keçi yetiştireceği ballandıra ballandıra anlatıldı. Keçi yetiştiriciliği moda haline getirildi.Bilen bilmeyen bir çok kişi keçi yetiştiriciliğine girdi.
Ekonominin en temel ilkesi olan arz-talep dengesi gözetilmeden, bilinçsizce yapılan yatırımlar sonucunda bugün keçi sütünde kriz yaşanıyor. Süt üretimi çok,tüketimi az olunca sütünü satamayan yetiştiriciler keçileri satıp sektörden çıkmaya başladı.
Keçi yetiştiriciliğinde, özellikle Saanen yetiştiriciliğinde Türkiye’de otorite kabul edilen ve bilgisine başvurulan Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nedim Koşum krizin nedenlerini şöyle özetliyor: “Keçi sütünde yaşanan krizin bir çok nedeni var. En önemlisi taleple arz dengeli gitmedi. Küçükbaş hayvancılıkta bölgesellik çok önemli. Fakat buna hiç dikkat edilmeden kim nerede teşvik istediyse verildi. Gereğinden çok yatırım yapıldı. Diyarbakır’da,Trabzon’da keçi sütünün pazarı yok. Ama duyuyoruz buralarda çok büyük yatırımlar yapıldı.Orada keçi sütünü kime satacaksınız? Her isteyene, her yere kredi verilmemeliydi. Çok uyardık, fakat dinleyen olmadı.Bilinçsizce ve modaya uyarak yapılan yatırımlarla talep yükselirken arz aynı oranda artmadı. Ayrıca, Türkiye’de sadece keçi sütünde değil inek sütünde de kriz var. Çünkü, çiğ süt tüketimimiz çok düşük. Yoğurt ve peynir olarak tüketiliyor.Genç nesil, benim çocuklarım da dahil aromatik ürünler tüketmiyor. Keçi sütü üretimi 2012’den bu yana ikiye katlandı. Ama tüketim aynı oranda artmadı Krizin temel nedenlerinden birisi budur.
Fiyat yüksek,alım gücü düşük
İkinci önemli neden ise,fiyat kaynaklı. Keçi sütü fiyatı 3-4 yıldır artmadı. Son dönemde bazı bölgelerde düştü.Ama, bu dönemde yem,işçilik ve diğer maliyetler arttı. Tüketici yönüyle bakıldığında, market rafında yan yana iki süt var. İnek sütünün litresi 2 liraya satılırken, keçi sütü 8 lira. Keçi sütünün faziletlerini ne kadar anlatırsanız anlatın tüketici cebindeki paraya,alım gücüne bakıyor. Marketteki fiyatın yüksek olması o ürünü üreten firmadan kaynaklanmıyor. Fiyatı üreten değil, market belirliyor.Marketlerin kar marjları çok yüksek ve hiç bir sorumluluk kabul etmiyorlar. Satılmayan sütü iade ediyorlar. Benzer bir durum peynirde de var.Aynı rafta 10-15 liraya peynir satılırken, 150-200 gramlık keçi peynirini 60-70 liraya alıcı bulmak çok zor. Keçi peyniri Fransa’da da pahallı.Ama orada hem tüketici bilinçli hem de alım gücü yüksek. Bizde bilinçli tüketici olsa bile, alım gücü yok.”
Saanen keçi yetiştiriciliğinde örnek gösterilen yatırımlardan birisi İzmir Seferihisar’daki Baltalı Çiftliği. Hollanda’da bir süre keçi çiftliğinde çalışarak işin inceliklerini öğrendikten sonra Baltalı Çiftliği’ni kuran ve kendi markası ile üretim yapan Funda Baltalı da bilinçsizce yapılan yatırımlardan yakınıyor.
Yatırım çok,sütü işleyecek organizasyon yok
Bilinçsiz ve yanlış yatırımlar sonucunda yaratılmış bir kriz olduğunu ileri süren Funda Baltalı’nın anlattıklarını ise şöyle özetleyebiliriz: ” Bu alanda çok yatırım yapıldı. Çiftlikler kuruldu.Fakat,sütün işlenmesi konusu çok dikkate alınmadı. Sıkıntı, çok sayıda yatırımın yapılmasından öte bilinçsiz yatırımın olması.İnsan sağlığını tehdit edecek düzeyde ürünlerin keçi peyniri olarak piyasaya sunulması ve keçi sütüne çok ihtiyaç varmış gibi bir algı yaratılması.Bu işin cazip olarak gösterilmesi yatırımları artırdı.Her gün onlarca mesaj,başvuru geliyor. “Sütümüzü alın” diye. Daha ilginç olanı,bizi Tarım İl Müdürlüğüne şikayet ediyorlar “sütümüzü almıyor” diye. Biz devlet değiliz. Kalite kriterlerimiz var. Kriterlere uymayan sütü nasıl alırız. Bu işi yapıyorsan elini taşın altına sokacaksın. En azından ürettiğin sütü soğutacaksın. Bu işi yapmak gerçekten keyifli ama aynı zamanda çok büyük sorumluluk ve yatırım istiyor. Sadece maddi değil,manevi olarak ta kendinizi vermeniz gerekiyor. Çeşme burnumuzun dibinde ben 3 yıl denize girmedim. Yatırım çok, fakat bizim gibi organize olan işletme yok.Yanlış anlaşılmasın işini çok iyi yapanlar da var. Uluslararası kalite ve standartta yapanlar var. Dondurmacılar var. Ama sayıları az.”
Keçi peyniri diye margarin yediriliyor
Keçi sütü ve süt ürünleri ile ilgili mevzuatta gerekli düzenlemelerin yapılmasına rağmen uygulamada yeterli denetim yapılmadığını belirten Funda Baltalı sözlerini şöyle sürdürdü: “İçinde yüzde 3-5 oranında keçi sütü olan peynirler, keçi peyniri diye satılıyor. Etiket tebliği çıkmasına rağmen ev dışı tüketimde yeterli denetim yapılmıyor. Keçi peyniri diye satılan ürün, analiz edildiğinde margarin çıkıyor. Tüketici keçi peyniri yiyerek zayıflayacağını düşünürken,farkında olmadan margarin yiyor.Tüketiciye doğru dürüst keçi peyniri sunulsa bugünkü yatırımların bir kaç katı daha yatırım yapılabilir.”
Doğru yapan para kazanır
Keçi sütü maliyetinin kendi çiftliğinde litre başına 1 lira 35 kuruş olduğunu hatırlatan Funda Baltalı: “Biz sütün litresini çiftliklerden 1 lira 85 kuruşa, 2 liraya alıyoruz. Böyle bir kar var mı? Maliyetler yüksek ben para kazanamıyorum diyen varsa dönüp çiftliğine yaptığı işe bakmalı. Sağılan 100 hayvanınız varsa maliyeti bu 100 hayvan üzerinden yapmalısınız. Sağılmayan hayvanlar sizin yatırımınızdır onları maliyet hesabına katamazsınız.”diyor.
Soğuk zincir sadece İzmir’de var
Saanen keçi yatırımlarının öncülerinden ve Kecheese markası ile piyasaya giren Özer Türer, üretimin sürdürülebilir olması için yetiştiricinin para kazanması gerektiğini belirterek şu değerlendirmeyi yapıyor: “Antalya,Denizli,İzmir,Uşak,Afyon,Manisa bölgesinde sadece keçi çiftliklerinde üretilen günlük 25 ton süt var. Çiftliklerin dışındaki üretim ise 100 ton. Çiftlik sütü ağırlıklı olarak Mart -Ağustos döneminde olur.
Keçi sütünü toplamanın maliyeti yüksek. 1 litre süt almak için harcanan para 25 kuruş. İnek sütünde bu maliyet 5 kuruş civarında. İnek sütü toplarken bir çiftlikten 1-1.5 ton süt alınıyor. Soğuk tanktan alınıyor.Tankerle toplanıyor.Keçi sütünde küçük arabayla üreticiden 30- 40 litre veya 100 litre alınıyor.Bir merkezde soğuk tanka konuluyor. Keçi sütü toplamanın maliyeti yüksek.
Bir tek İzmir’de soğuk zincir var. Bu nedenle Ege’den süt alınabiliyor. Normal keçi sütünün litresi 1.65 liradan satılırken, çiftlik,ithal keçinin sütü 1.90-2 lira. Çiftlik sütü sağdığın an soğuk zincire giriyor. İzmir bu piyasayı regüle ediyor. Türkiye,sadece koyun ve keçi sütü ihraç edebilir. üretici küstürülürse,para kazanamazsa bu işi yapmaz.
Özetle, plansız,arz talep dengesi gözetilmeden yapılan yatırımlar keçi sütünde kriz olarak karşımıza çıkıyor.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız