Reklam Ver

Rusya Federasyonu ile uçak düşürme krizinden bu yana yaklaşık 5 ay, bu ülkenin Türkiye’den yaş meyve ve sebze ithalatına uyguladığı ambargonun üzerinden 3 ay geçti.Yasak uygulaması, bir çok üründe sezon sonuna denk gelmesi nedeniyle etkilenme daha az oldu. Buna rağmen, Akdeniz Yaş Meyve ve Sebze İhracatçıları Birliği’nin verilerine göre yılın ilk 2 aylık döneminde Rusya’ya ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 75 azaldı.
Krizden en çok etkilenensektör tarım, özellikle de yaş meyve ve sebze oldu.Ancak bu konuda beklenen,istenen önlemler alınmadı. Kriz adeta unutuldu. Bundan sonra üretim nasıl planlanacak? Rusya’ya yönelik üretim yapan ve ihraç edenler ne yapacak? Alternatif pazar arayışları ne kadar başarılı olabilecek?
Kaldı ki, sadece ihracat boyutu ile değil, Rusya ile yaşanan kriz ve terör olayları nedeniyle turizmde de ciddi sorunlar var. Beklenen turistler gelmezse iç piyasada da tüketim azalacak. Bu yıl, bu sezon soruna çözüm bulmak için ne yapılıyor?
Hükümet cephesinden bakılınca, görünen o ki, konu gündemden tamamen düşmüş görünüyor. Turizm için bir paket açıklandı.Tarım konusunda Antalya Tarım Konseyi ve diğer kesimlerin taleplerine yanıt dahi verilmedi.
Üretici çaresiz ve ne yapacağını bilemez durumda.
İhracatçılar ise alternatif ve yeni pazarlar bulmak için yoğun bir çaba içinde.Fuarlara katılıyorlar. Uzakdoğu ve diğer alternatif pazarlar için çalışıyorlar.
Fakat alternatif yeni pazar bulmak sanıldığı kadar kolay değil.
Türkiye Yaş Meyve ve Sebze İhracatçıları Sektör Kurulu Danışmanı Dr. Salih Çalı, bir ülkeye ihracat yapılabilmesi için öncelikle izin alınması gerektiğini, bunun için iki ülke arasında karantina sözleşmesinin imzalanması gerektiğini söylüyor.
Aynı zamanda “bitki sağlık sertifikası”nın da ön koşulu niteliğindeki karantina anlaşmasını imzalamak uzun zaman alıyor.
Öyle ki, bu süreler bazen 10, hatta 20 yılı alabilmektedir . Örneğin; Türkiye’den, Japonya’ya greyfurt ihracatı izni 8 yılda (2003-2010), limon için gerekli izin 12 yılda (2003-2014) alınabildiğini hatırlatmakta yarar var.
Türkiye’den Japonya’ya kiraz ihraç izni çalışmaları 2003 yılında resmen başladı ve halen devam ediyor.Amerika Birleşik Devletleri’ne siyah incirin ihraç izni çalışmaları 2008 yılında resmen başladı halen devam ediyor.
Tabii bu arada bazı ülkeler, çok ağır şartlar ileri sürerek “izni” zorlaştırmaktadır . Ya da “tarife dışı engel” denilebilecek ölçüde “izin” işlemleri uzatılıyor. Teknik çalışmalar yanında “anti lobi faaliyetleri” de normal sürecin dışında akla gelebilecek engelleri oluşturuyor.
Rusya krizi çıkmadan çok önce alternatif pazar arayışına giren ve başarılı olanlar da var.Bunlardan birisi, Adana merkezli Özler Tarım. Özellikle Uzakdoğu pazarına limon ve greyfurt ihraç ediyor.
Adana’da üç nesilden beri tarım ve meyvecilik yapan, 1982 yılında ürettiği ürünleri dünya pazarlarına satmak üzere kurulan Özler Tarım’dan Özbek Özler, Rusya’nın alternatifinin Çin olabileceğini söylüyor.
Rusya pazarının Türkiye için çok önemli olduğunu, herkesin bildiği,iş yaptığı bir pazar olması nedeniyle kaybedilmesinin derin etkileri olacağını belirten Özbek Özler’in yeni pazarlara ilişkin değerlendirmesi şöyle: ” Rusya’dan farklı olarak kendimizi yeni pazarlara adapte etmemiz gerekiyor. Bu gerçekten zor. Çünkü bir çok ihracatçı için oturmuş ve iyi işleyen bir Rusya pazarı vardı. Bu pazar bir anda kapandı.Avrupa Birliği pazarı var. Rusya’ya göre daha zor bir pazar. Sertifikasyonlar, yoğun bir mevzuat,kalıntılar konusunda daha hassas bir pazar. Ama Türkiye için Avrupa da çok önemli bir pazar.Bunun yanı sıra daha uzak ama potansiyeli çok daha yüksek pazarlar da var.Çin,Japonya,Singapur çok büyük ve daha da büyüyecek pazarlar. Uğraştığımızda girebileceğimiz pazarlar. Yaş meyve ve sebzede bir çok ürünün ömrü 1 hafta.Uçakla göndermiyorsanız Japonya’ya ürün 45 günde gidiyor. Bu nedenle sistem değişikliği yapmadan Çin’e,Japonya’ya ürün gönderemeyiz. Yani karşımızda Rusya gibi Avrupa gibi yakın bir pazar yok.Bu nedenle yılların alışkanlıklarını değiştirmek gerekiyor. Göreceli olarak kolay,yakın ve alışılmış pazarlar yerine daha uzak, farklı pazarlara gidecekseniz mutlaka iş yapma alışkanlığınızı değiştirmeniz gerekiyor. Ayrıca bu ülkelere ürün göndermemiz için karantina anlaşmalarının yapılması gerekiyor.Örneğin Çin’e kiraz ihracatı başladı. Ama daha fazla ürün göndermemiz gerekiyor. Japonya’ya henüz kiraz gönderemiyoruz.Devletler arasında gerekli anlaşmaların yapılması lazım.”
Özetle, hükümet nezdinde unutulan bir Rusya krizi var. Üreticiler ve ihracatçılar kendi çabaları ile bir yol bulmaya çalışıyor. O yol bulunamazsa bundan sadece o ürünleri üreten veya ihraç edenler değil, ülke zarar görür. Nitekim işsizlik rakamları bunun sinyallerini veriyor. Antalya Ticaret Borsası ve Tarım Konseyi Başkanı Ali Çandır, Antalya ve yöresinde tarımdan kaçışın hızlandığını, Rusya krizinin etkisi ile hem turizmde hem de tarımda işsizliğin arttığına dikkat çekiyor. Rusya krizinin masaya yatırılarak 5 aydır alınmayan önlemlerin acilen alınması gerekiyor.
NOT: Yaş meyve ve sebze konusunda çok daha ayrıntılı bilgileri DÜNYA’nın yayınladığı 4 Mevsim Tarım Dergisi’nin Mart 2016 sayısından okuyabilirsiniz.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız