Reklam Ver

Hayvancılık sektörünün özellikle kırmızı et ve sütte yaşanan sorunlara çözüm aranırken dünyanın öbür ucundan Yeni Zelanda’dan işbirliği teklifi geldi. Dünyanın en büyük süt ürünleri ihracatçısı olan Yeni Zelanda Türkiye’de veya üçüncü ülkelerde işbirliği yapmak için girişimlere başladı.
Yeni Zelanda Tarımsal Ticaret Özel Temsilcisi ve aynı zamanda ülkenin en büyük çiftçilerinden olan Mike Petersenve beraberindeki heyet İstanbul Çatalca’da Doğamar,Denizli Acıpayam’da Ata Sancak Tarım İşletmesi’ni ziyaret ettikten sonra dün Ankara’da Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mehmet Hadi Tunç ile görüşerek işbirliği tekliflerini iletti. Mehmet Hadi Tunç, Avustralya’dan damızlık ithal ettiklerini belirterek Yeni Zelanda’dan da ithalat yapabileceklerini ve işbirliğine sıcak baktıklarını söyledi. Heyet Cuma günü ise,İzmir’de Tire Süt Kooperatifi ve Aydın’da Efeler Çiftliği’nde incelemelerde bulunacak. Ayrıca Türkiye,Süt,et,Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği(SETBİR) Yönetim Kurulu ile bir araya gelecek.
Tarımsal üretimin yüzde 95’ini ihraç ediyor
Yeni Zelanda Tarımsal Ticaret Özel Temsilcisi Mike Petersen, Türkiye’deki izlenimlerini ve iki ülke arasında yapılacak işbirliği olanaklarını, hayvancılık sektörünün geleceğini DÜNYA’ya değerlendirdi. Yeni Zelanda ekonomisinin bel kemiğini tarım ve hayvancılığın oluşturduğunu belirten Petersen: ” Tarımsal üretimimizin yüzde 95’ini ihraç ediyoruz. Dünyanın en büyük süt üreticisiyiz. Aynı zamanda dünya üzerinde ticareti yapılan süt ürünlerinin üçte biri Yeni Zelanda menşelidir. Ülkemizde 13 bin 500’ü aşkın çiftlikte 13 milyar litrenin üzerinde süt üretilmektedir. Bu üretim yapılırken çiftçiler hiç bir devlet desteği almıyor. Tarımdaki uygulamalarımızı,,teknolojilerimizi ve tecrübelerimizi paylaşmak istiyoruz.Tarım ve hayvancılık sektöründeki tecrübemiz bizi hükümetler,firmalar ve çiftçiler için stratejik ortak haline getirmektedir. Tarım teknolojileri ihracatımız 2014 verileri ile 1.2 milyar Yeni Zelanda Doları(1 Yeni Zelanda Doları 1.9 TL). Tarım teknolojilerinde dünyanın pek çok ülkesinde Yeni Zelanda ürün ve hizmetleri kullanılmaktadır.Verimlilikte dünya lideriyiz. Bütün bu birikimimiz ve teknolojimizle Türkiye ile işbirliği yapmak istiyoruz. Bu işbirliği Türkiye için olabileceği gibi üçüncü ülkelerde de olabilir.” diye konuştu.

İşbirliği yapılacak alanlar

Türkiye’de gördüklerinden çok etkilendiğini ve gezdikleri işletmelerin çok modern,hijyen kurallarına uygun olduğunu,uzman kişiler tarafından yönetildiğine tanık olduklarını vurgulayan Petersen işbirliği yapılabilecek alanlar hakkında şu bilgileri verdi: “Yeni Zelanda bir çok alanda güçlü bir bilgi birikimine sahip. Otomasyon sistemleri,sağım makinelerinde, besleme,yem ve veterinerlik konularında Türkiye’deki işletmelere değer katabiliriz. Uzmanlık ve teknoloji konusunda iyi çiftlikler gördük. Ama bu demek değil ki, Yeni Zelanda katkı sağlamayacak. Yapılacak yeni yatırımlarda katkı sağlayabiliriz. Uzmanlık, teknoloji ve özellikle veterinerlik hizmetleri konusunda Yeni Zelanda çok iyi bir yerde. Veterinerlerimiz dünyanın değişik ülkelerinde çalışıyor ve o ülkelerin hayvancılığına büyük katkı sağlıyor. Türkiye’de de neden olmasın? Yeni Zelanda’nın Türkiye’de yatırım yapmaması için bir neden yok. Bizim için en büyük zorlukların başında Avrupa şirketlerinin egemenliği var. Buna rağmen biz Türkiye ile daha fazla ticaret yapmak istiyoruz. Süt ürünlerinde piyasayı bozmadan yer almak istiyoruz. Düşük maliyet avantajımızın Türkiye piyasasında bir tehdit unsuru olmasını istemiyoruz. Süt ürünlerimize talep var. Türkiye’de tüketicilerin Yeni Zelanda ürünlerini almaması için de bir neden yok. Kişi başına milli gelir arttıkça Türkiye’de süt ürünleri talebi ve tüketimi artacaktır. Şu anda Türkiye’ye tereyağı satıyoruz. Ama firmalar kendi markaları ile piyasaya sunuyor. Ayrıca keçi peyniri, keçi sütü maması satıyoruz.”
Pilot projeler yaşama geçirilebilir
Türkiye’deki çiftçilerin genellikle Avrupa ve Amerika’yı takip ettiğine değinen Mike Petersen: ” Türkiye ile Yeni Zelanda arasında potansiyeli yansıtmayan bir ticari ilişki var. Ticaret hacmini artırabiliriz. Pilot projelerle Türkiye’deki çiftçilere ulaşılabilir. Kendimizi daha çok anlatmamız gerekiyor. Bunun için buradayız. Ama bazı şeyler var ki anlatmakla olmuyor. Türkiye’deki çiftçilerin yatırımcıların gelip yerinde görmelerini istiyoruz. Bizim asıl amacımız iki ülke arasında nasıl bir işbirliği yapılabilir bunu konuşmak istiyoruz. Ülke olarak1985’ten beri devlet desteksiz üretim yapıyoruz. Bu bize önemli bir rekabet gücü sağlıyor. Türkiye’de ise üretimde en önemli sorunlardan birisi yüksek maliyetler. Bu konudaki deneyimimizi, önerilerimizi, teknolojimizi Türkiye ile paylaşmak istiyoruz. Bu çerçevede Türkiye, Avrupa Birliği ile tarım müzakerelerini yeniden yapacak. Yeni Zelanda ile Avrupa Birliği arasında iki yıl içinde serbest ticaret anlaşması imzalanacak. Bu konuda Türk Hükümetinin görüşlerini öğrenmek istiyoruz.Daha önce Türkiye, bize serbest ticaret anlaşması önermişti. Bunları tekrar gündeme alarak tartışabiliriz.” görüşünü dile getirdi.
Üçüncü ülkelerde işbirliği fırsatı
Öncelikli hedeflerinin Türkiye ile işbirliği yapmak olduğunu ancak bölge ülkeleri veya üçüncü ülkelerde iki ülkenin işbirliği yapabileceğini belirten Petersen şunları söyledi: “Yaptırımların kalkmasından sonra bütün dünya İran’ı konuşuyor. Bizde konuşuyoruz. Kaldı ki geçmişte İran bizim için önemli bir pazardı. Yaptırımlar başlamadan önce kırmızı et ihtiyacını biz karşılıyorduk.Yine, Rusya ve Kazakistan ile Serbest Ticaret Anlaşması imzalamak üzereydik.Rusya Ukrayna’ya girdi ve yaptırımlar başladı. Bizde müttefiklerimizle hareket ederek bunu dondurduk.Türk tarım ve hayvancılık sektörüyle,çiftçilerle,kamu kurumları ile birlikte çalışmak istiyoruz. Bu ortak projeler,işbirliği olabilir. Afrika ülkelerinde yatırımlarımız var. Türkiye’nin o ülkelerle iyi ilişkileri var. İki ülke üçüncü pazarlarda işbirliği yapabilir.”

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız