Reklam Ver

Bilgisayarın başına oturunca bugün ne yazmalı diye düşünüyoruz. Yanlış anlaşılmasın, sorun yazılacak konu bulmak değil. Türkiye’de gazetecilik yapıyorsanız ve tarım yazıyorsanız yazılacak o kadar çok konu var ki, hangisini yazmalı diye düşünüyorsunuz.
Bir süreden beri Karadeniz Bölgesi’nden üreticiler, tüccarlar, sanayiciler, ihracatçılar fındık yazmamızı istiyor. Kabuklu fındığın kilosu 17-18 liradan 9 liraya kadar düştü. Bunun analizini yapmamızı bekliyorlar. Hükümetin 2009’dan bu yana serbest piyasa koşullarına terk ettiği fındığa Toprak Mahsulleri Ofisi aracılığıyla müdahale edilmesini isteyenler var. Düşen fiyattan sadece bir firmayı sorumlu tutup fabrikasına siyah çelenk koyanlar var. Üreticide kilosu 9 liradan satılan kabuklu fındığın marketlerde, kuruyemişçide iç fındık olarak kilosunun 70-80 liradan satılmasından şikayetçi olanlar var. Fındıkta yaşananları bir yazıya sığdırmak olanaksız. Kapsamlı bir fındık dosyası hazırlamak, yazmak gerekiyor.
Türkiye, çok uzun bir süreden beri kırmızı et fiyatını tartışıyor. Yanlış hayvancılık politikası ile milyarlarca lira destek ve kredi verilmesine rağmen ette ve sütte büyük sorunlar yaşanıyor. Kırmızı et fiyatı yükselince et ithalatı yapılıyor. Fiyat 1-2 lira düşürülüyor, ama binlerce besici sektörden çekiliyor. Hayvan varlığı azalıyor. Et fiyatı eskisinden daha çok yükseliyor. 2010 yılından bu yana yapılan ithalatın çözüm olmadığı anlaşıldı. Fakat anlayan yok.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, kırmızı et sektör temsilcileri ile toplantı yaptı. Uzun yıllardan sonra devlet et için tavan fiyat açıkladı. Yağsız karkas etin kilo başına tavan fiyatı 23,3 lira, yağlı karkas etin tavan fiyatı ise 21,8 lira olarak açıklandı. Yoğun tüketimi olan kıymanın tavan fiyatı 32 lira, kuşbaşının ise 34 lira olarak açıklandı. Bu fiyatlar 6 ay geçerli olacak.
Bu tavan fiyata uymayanlara ne yaptırım uygulanacak? Bakan Çelik’in açıklamasına göre fiyatlara uyulmazsa ithalat yapılacak. Zaten marketlerin istediği de ithalat. Çünkü ucuza alıp pahalıya satacaklar. Daha ciddi yaptırımların getirilmesi gerekir.
Kırmızı eti tartışıyoruz. Fakat, et krizinin arkasında süt krizi var. Türkiye’de 2014 yılının Temmuz ayından bu yana çiğ sütün referans fiyatı 1 lira 15 kuruş. Yani 19 aydır fiyat artmadı. Şu günlerde fiyat 1 liranın altına düştü. Çiftçi sütten para kazanamadığı için ineklerini kesiyor. Bu nedenle hayvan varlığı azalıyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 2014’te 14.2 milyon baş olan sığır varlığımız 2015’te 13.9 milyon başa düştü.Hayvan varlığı azalırken et fiyatını nasıl sabit tutacaksınız. Öncelikle inek kesimini durdurmak gerekir. Bunun için sütteki sorunu çözmeden et krizini çözmeniz mümkün değil. Bunun analizini yapmak gerekiyor. Bu da başlı başına bir yazı dizisi konusu.
Önceki gün Antalya Ticaret Borsası’nda yaş meyve ve sebze fiyatlarını konuştuk. Borsa Başkanı Ali Çandır’ın daveti ile katıldığımız toplantıda ,üreticide 1 lira olan domatesin tüketiciye neden 5 liraya satıldığı sorusuna yanıt aradık. Üretici, komisyoncu,tüccar, market tedarikçisi, ihracatçı ve sanayici temsilcilerinin katıldığı toplantıda konuşulanları ayrıntılı olarak yazmak gerekiyor.
Rusya ile yaşanan krizin geldiği son aşamada tarım sektörüne olumsuz etkileri başlı başına bir araştırma ve yazı konusu.
Yazılacak o kadar çok sorun ve konu var ki.Yazılacak konuları düşünürken bir yandan da bu konularda ulusal ve yerel televizyon kanallarından gelen talep üzerine canlı yayında görüşlerimizi paylaşıyoruz. Bazı günler 3-4 televizyon kanalının canlı yayınına katılıyoruz.
Tarım konusunda yazı yazan gazeteci,yazar dostlarımızın yine bu konulara ilişkin sorularına yanıt vermeye çalışıyoruz.
Yoğun seyahat programı ile değişik illerdeki tarım toplantılarında, fuarlarda konuşmacı, moderatör veya izleyici olarak katkıda bulunmaya çalışıyoruz.
Bütün bunları şikayet etmek veya kendimizi övmek için yazmıyoruz. Bir konuda uzmanlaşmanın ne kadar önemli olduğunu vurgulamak, uzmanlaşmanın sağladığı avantajları paylaşmak için yazıyoruz.
Bundan tam 20 yıl önce 1996’da DÜNYA Gazetesi’nin kurucusu rahmetli Nezih Demirkent tarım yazmamızı istediğinde yukarıda yazdıklarımızın olacağını öngörmüş ve söylemişti. O’nun uzak görüşlülüğünün ve uzman gazeteciliğe verdiği önemin kanıtıdır bütün bu yazdıklarımız.
Uzmanlığın önemini o günlerde gören ve gazetede buna uygun görevlendirmeler yapan bir gazeteciydi Nezih Demirkent.
Tam 20 yıldır Nezih Demirkent’in açtığı yoldan tarımın izini sürmeye, yazmaya, anlatmaya çalışıyoruz. Ne kadar başarılı olabildiğimizi en iyi sizlerin takdirine bırakıyoruz.
Sizler bu satırları okurken, İstanbul’da Aşiyan mezarlığında gazetemizin kurucuları Nezih Demirkent’i ölümünün 15. yılında, Prof. Dr. Işın Demirkent’i ölümünün 10. yılında saygı ve özlemle anacağız.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız