Reklam Ver

Yeni yılın ilk haftasında tarımda iki kritik karar tartışılıyor. Bunlardan birisi yem ve gübrede Katma Değer Vergisi(KDV)’nin yüzde 1’e indirilmesi. Diğeri ise, Temmuz 2014’ten bu yana 1 lira 15 kuruş olan çiğ süt fiyatının bazı süt sanayicileri tarafından tek taraflı olarak düşürülmesi.
Bu iki kritik kararın üretime ve üreticiye yansıması nasıl olacak?
Öncelikle yem ve gübrede katma değer vergisindeki düzenlemeye bakalım. Tarımdaki en önemli sorun girdi fiyatlarının dolayısıyla girdi maliyetlerinin çok yüksek olması. Gübreden yeme,mazottan ilaca, tohuma bir çok tarımsal girdi büyük oranda dışarıdan ithal ediliyor. Bu dışa bağımlılık fiyat kontrolünü de olanaksız hale getiriyor. Dövizdeki artış bu ürünleri doğrudan etkiliyor.
Ayrıca, her çiftçinin yaygın olarak kullandığı mazotta katma değer vergisi, özel tüketim vergisi oranları çok yüksek. Bu vergilerle Türkiye’deki çiftçi dünyanın en pahallı mazotunu kullanarak üretim yapmak zorunda kalıyor. Yine yaygın olarak kullanılan gübrelerde katma değer vergisi yüzde 18, hayvancılığın temel girdisi yemde ise katma değer vergisi oranı yüzde 8 olarak uygulanıyor.
Türkiye için 2015 seçim yılıydı. Hem de 7 Haziran ve 1 Kasım’da olmak üzere iki kez milletvekilliği genel seçimleri yapıldı. Her iki seçimden önce kırsaldan oy almak için partiler tarıma yönelik önemli vaatlerde bulundu. Muhalefet partileri daha çok mazot fiyatını gündemde tuttu. İktidara geldiklerinde mazot fiyatını düşüreceklerine söz verdiler.
Başbakan Ahmet Davutoğlu ise, mazot tartışmasına girmek yerine seçim meydanlarında yem ve gübrede katma değer vergisini sıfırlayacaklarını söyledi. 1 Kasım seçiminden sonra tek başına iktidara gelen AKP Hükümeti, söz verdiği gibi gübrede yüzde 18, yemde yüzde 8 olan katma değer vergisini yüzde 1’e düşürdü.
Bu konuya ilişkin Bakanlar Kurulu kararı 1 Ocak 2016 tarihli Resmi Gazete’de “2015/8353 Bazı mallara Uygulanacak Katma Değer vergisi Oranlarının,Özel Tüketim Vergisi Oran ve Tutarlarının ve Tütün Fonu Tutarlarının Belirlenmesi Hakkında Karar” kapsamında yayınlandı. Sadece yem ve gübrede değil bu ürünlerin üretiminde kullanılan hammaddelerde de katma değer vergisi yüzde 1’e indirildi.
Bu vergi indiriminin çiftçiye bir yararı olacak mı?
Gübre ve yem sanayicileri bu KDV indirimini fiyata yansıtırlarsa gübre ve yem fiyatı ucuzlar. Çiftçi de bundan yararlanmış olur. Ancak daha karar alınmadan ve karar açıklandıktan sonra bazı yem ve gübre firmalarının ürünlerine zam yaptıkları çiftçiler tarafından dile getiriliyor. Gıda,tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı’nın bu konuda çok sıkı denetim yapmaları gerekiyor.Yapılan hesaplamalara göre, yapılan vergi indirimi ile devlet 2 milyar lira düzeyinde bir vergiden vazgeçmiş oluyor. Bu kaynak çiftçiye değil, gübre ve yem üreticilerine,aracılara giderse çiftçiye ve tarımsal üretime hiçbir katkısı olmayacak.
Daha önce de yazdığımız gibi, burada yapılması gereken doğrudan çiftçiye ödenecek bir destek olmalıydı. Devlet çiftçiye her yıl gübre ve yem desteği veriyor. KDV oranı kadar bir destek artışı yapılsaydı çiftçi doğrudan yararlanmış olurdu. Şimdiki düzenleme ile çiftçinin bundan yararlanması çok zor. Göreceksiniz yakın zamanda sistemde yeniden değişikliğe gitmek zorunda kalınacak.
Bu hafta çiftçileri yakından ilgilendiren bir başka kritik karar ise çiğ süt fiyatının düşürülmesi oldu.
Türkiye’de çiğ süt referans fiyatını Ulusal Süt Konseyi belirliyor. Konsey’de üretici,sanayici,tüccar ve bakanlık temsilcileri var. Üreticiler tek ses olamadıkları için, bazı üretici örgütlerinin temsilcileri sanayicilerle hareket ettiği için her kararda sanayicilerin ağırlığı hissediliyor. Temmuz 2014’ten bu yana çiğ sütün litre başına referans fiyatı 1 lira 15 kuruş. Ulusal Süt Konseyi 2016 yılının ilk 6 aylık döneminde de bu fiyatın korunması yani 1 Temmuz 2016’ya kadar fiyatın 1 lira 15 kuruş olmasını kararlaştırdı.
Ancak, daha bir hafta geçmeden bazı süt sanayicileri Aralık 2015 ödemelerini yaparken fiyatı 3 kuruş düşürerek ödeme yaptı. Ocak ayı için de 3 ile 5 kuruşluk indirim uygulayacaklarını bildirdiler.
Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, göreve geldikten sonra sektör temsilcileriyle yaptığı toplantıda çiğ süt fiyatının 2014 Temmuz’undan bu yana artmaması nedeniyle Ekim,Kasım,Aralık dönemi için çiğ süt primini 7 kuruştan 9 kuruşa çıkardıklarını açıklamıştı. Bazı sanayicilerin çiğ süt alım fiyatını 5 kuruş düşürmesiyle Bakan’ın verdiği prim fazlasıyla doğrudan sanayiciye gitti.
Özetle, Türkiye’de çiftçi lehine alındığı söylenen kararlar, vergi indirimleri, destekleme primleri ne yazık ki çiftçiye ulaşmadan başkaları tarafından gasp ediliyor. Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının buna dur demesi gerekiyor.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız