Reklam Ver

Tarımın tüm yükünü çeken kadınlar. Traktör römorklarında işe diye ölüme gönderilen kadınlar. Zorla evlendirilen, eğitimden yoksun bırakılan, dövülen,öldürülen kadınlar. Kırsalı bekleyen, varlık içinde yoksulluk çeken kadınlar. Bizim kadınlarımız.
Bugün Dünya Kadın Çiftçiler Günü. Çiftçiler, pek çok sorunla karşı karşıya. Kadın çiftçilerin sorunları bir kaç kat daha fazla. Hem evde hem tarlada, bağda, bahçede çalışan kadınların sosyal güvencesi yok. Ürettikleri ürün üzerinde söz hakları yok.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği verilerine göre, Türkiye’de 2.8 milyon kadın çiftçi var. Kadın çiftçiler günde 16-17 saat çalışıyor. Tarımda çalışan kadınların yüzde 70’i ücretsiz aile işçisi. Yüzde 17’si kendi nam ve hesabına çalışıyor. Tarımdaki kadınların yüzde 93’ten fazlası kendi adına sosyal güvenlik sistemine kayıtlı değil. Kırsalda bu kadar büyük bir sorumluluk üstlenen kadın çiftçiler, çoğu zaman geçmişten öğrendikleri geleneksel yöntemlerle üretime katkı sağlıyor.
Kadın çiftçiler konusunda yaşanan olumsuzlukları sıralasak, sayfalar yetmez. Ancak, bu karanlık tablodan kurtulmak gerekiyor. Bu konuda sivil toplum kuruluşlarına çok büyük görev düşüyor.Kırsalda çalışan çok önemli kurumlar olduğunu biliyoruz. Onların çalışmaları bu karanlık tabloyu aydınlığa dönüştürecektir.
Umut veren ve kadın emeğine değer katan önemli çabalar, girişimlerden birisi Amasya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’nin çabaları ile yaşama geçirilen, “Amesia Çalışan Kadın Arılar Grubu. Başlangıçta şirket olarak faaliyet gösteren daha sonra kooperatifleşen bu projenin ayrıntılarını Antalya Ticaret Borsası’nın düzenlediği 6.Yöresel Ürünler Fuarı’nda Proje Lideri Bingül Alış ile konuştuk.
Amasya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği, 2010 yılında “Tarım Sektöründe Kayıt Dışı İstihdamın Çözümüne Yenilikçi Yaklaşımlar” adıyla Avrupa Birliği Projesi uyguluyor. Bu proje kapsamında 15 köy belirlenerek bu köylerdeki doğal ve geleneksel ürünlerin ekonomiye kazandırılması ve kadın emeğinin değerlendirilmesi hedefleniyor.
Bu çalışmaları yürütmek üzere 2011 yılında Amesia Gıda,Tarım,Hayvancılık,Nakliye, Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi kuruluyor. Şirketin kadınlara yönelik çalışmaları desteklemesi için Damızlık Birliği üyelerinden toplanan sütün bir bölümü bölgedeki süt işleme tesislerinde fason olarak işlenerek peynir, lor, çökelek, kaymak elde edilerek satışa sunuluyor.
Daha sonra Merzifon, Gümüşhacıköy ve Suluova ilçelerine bağlı köylerden üretici kadın temsilcileri seçilerek “Amesia Çalışan Kadın Arılar” grubu oluşturuluyor. Grubu oluşturan kadınlara Birlik bünyesinde 6 ay boyunca paketleme, ambalajlama, nakış, logo işleme, ürün imalatı konusunda eğitim veriliyor.
Böylece her köyden bir kadın grup lideri seçilerek o köydeki çalışmalar örgütleniyor. Köylerde üretici kadınlar tarafından üretilen yöresel ürünler ambalajlanarak Amesia markası ile satış noktalarında tüketicilere sunuluyor.
Emekli Öğretmen Bingül Alış’ın anlattığına göre “Üretenden tüketene” sloganı ile köylü kadınların emeğini değerlendirmek ve daha iyi bir organizasyon için kooperatifleşmek gerekiyordu.
Amesia Çalışan Kadın Arılar Grubu tarafından hazırlanan yerel ürünlerin satışı ile başlayan faaliyetleri,
– Daha organize hale getirmek,
-Orman köylerinde yaşayan üretici kadınların ormandan elde ettikleri yabani meyveler ile, süt, köy peyniri, küp çökelek gibi ev yapımı yerel ürünlerin daha uygun koşullarda işlenip pazarlanmasını sağlamak,
-Kırsalda yaşayan ve düşük gelirli üretici kadınların ekonomik gelirlerine katkı sağlamak,
-Üretici kadınlar arasında dayanışma ve güç birliği sağlamak,
-Üretici kadınların kendi sorunlarını çözmelerini sağlamak,
-Mesleki eğitim vererek kadınları el becerilerini geliştirmek,
-Üretimi köy merkezlerinde kurulacak üretim merkezleri aracılığıyla yapmak için, Amesia Çalışan Arılar Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi geçtiğimiz Mayıs ayında kuruldu.
Özetle, Bingül Alış, “Yaptığımız çalışmalar çok küçük,yerel bir çaba olarak görülebilir. Fakat bu bir model olarak yayılırsa ülke genelinde bir yandan kaybolan ürünlerimiz, değerlerimiz yeniden ekonomiye kazandırılırken, kadınlar emeğinin karşılığını alarak üretici konuma geçecek. Aracı olmadan üretenden tüketene yani tarladan sofraya ilkesi ile tüketicilere de uygun fiyatla güvenilir ve sağlıklı ürünler sunuyoruz. Bu modelle örnek olmak istiyoruz” diyor.
Başka söze gerek var mı?
Dünya Kadın Çiftçiler Günü kutlu olsun.

Kadın çiftçiler…
Bu yazıyı değerlendirin

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız