Reklam Ver

Türkiye, dünya narenciye üretiminin yaklaşık yüzde 3’ünü yapıyor. Ülkenin potansiyeli ise bunun çok üzerinde. Son yıllarda verilen desteklerle dikim alanları genişliyor.
Limon, portakal,mandarin,greyfurt gibi ürünleri kapsayan narenciyede ihracat sezonu başladı.Üretimden ihracata bu sezona yönelik tahminler ve beklentiler özetle şöyle:
1- Türkiye’nin narenciye üretimi ortalama 3.7 milyon ton. Bu üretimin yaklaşık yüzde 85’i Akdeniz Bölgesi’nde gerçekleştiriliyor. Ege Bölgesi ise ortalama yüzde 10 pay ile diğer önemli üretim bölgesi. Ege Yaş Sebze ve Meyve İhracatçıları Birliği’nin yaptığı tahmine göre bu yıl narenciye üretiminde Ege Bölgesi’nde yüzde 23 üretim düşüşü bekleniyor. Ülke geneline bakıldığında ise üretimde kayda değer bir düşüş beklenmiyor. Dolayısıyla üretimde Ege Bölgesi’nde bir sıkıntı var, ama üretimin büyük bölümünün gerçekleştiği Akdeniz Bölgesi’nde sıkıntı yok.
2- İhracat sezonu pazartesi günü başladı. İhracatla ilgili Türkiye’de sorun yok. Fakat, ihracat pazarlarında ciddi sorunlar var. Narenciye ihracatının yapıldığı pazarlara bakıldığında Rusya, Irak, Ukrayna ve Ortadoğu ilk sıralarda. Bu ülkelerin hepsinde ciddi sorunlar yaşanıyor. Rusya’da ekonomik kriz nedeniyle sorun var. Ukrayna’da iç karışıklıklar ve ekonomik sorunlar, Irak ve Ortadoğu’da ise bölgedeki savaş ve iç sorunlar ihracatçıları zorluyor. Suriye’deki savaş nedeniyle karayolu ile Ortadoğu ülkelerine ihracat yapılamıyor. Bütün bu olumsuzluklara rağmen ihracatçılar umutlu. En azından bu sezon ihracatta düşüş beklemiyorlar.
3-Geçen sezon Türkiye’nin narenciye ihracatı 1 milyar dolar civarında gerçekleşti.Yıl bazında bakıldığında 2015’in ilk 8 aylık döneminde 635 bin tonluk ihracat karşılığında 318 milyon dolar ihracat gerçekleştirildi. Bu geçen yılın aynı dönemine göre miktar bazında yüzde 7, değer bakımından yüzde 14 düşüş anlamına geliyor. Sezonun yeni başladığı dikkate alınırsa gelecek yıl bu zamana kadar ihracatın yine 1 milyar dolar seviyesinde olması bekleniyor.
4- Sezon öncesi yaş sebze ve meyve sektörünü dolayısıyla narenciye ihracatını en çok olumsuz etkileyen konulardan birisi medyada yer alan ilaç kalıntı haberleri. İhraç edilen ancak ilaç kalıntısı nedeniyle geri dönen ürünlerin iç piyasada tüketildiğine yönelik haberler sektörde büyük tepkiyle karşılanıyor. Sektör temsilcilerine göre,narenciyede son yıllarda ilaç kalıntısı nedeniyle geri dönen bir ürün yok. Rusya’nın analiz sıklığını yüzde 5’e kadar düşürmesi sektör açısından bu işin daha bilinçli yapıldığının göstergesi. Daha önce de yazdık ve bir çok televizyon programında dile getirdiğimiz gibi, keşke ihraç edilen ürünleri tüketebilsek. İhraç edilen ürünlerin tamamı analize tabi tutuluyor.İhraç edilen ülkeler kendi tüketicilerini korumak için belli limitler koyar ve aldıkları ürünün de o limitler içinde olmasını ister. Türkiye’de iç piyasaya arz edilen ürünler ne kadar denetleniyor. Bizim tükettiğimiz ürünlerde ne kadar kalıntı olduğunu bilmiyoruz. Bu nedenle medyada sık sık gündeme getirilen “ihracatta dönen ürünleri bize yediriyorlar” haberlerine birazda bu gözle bakmak gerekir.
5-Narenciye ile ilgili bir başka önemli gelişme ise, son yıllarda bitkisel üretimden kaçan üreticilerin meyveciliğe yönelmesi. Dolayısıyla son yıllarda dikim alanları artıyor. Fakat bu yeni dikim alanlarında hangi ürünün ne kadar üretildiği henüz bilinmiyor. Ulusal Turunçgil Konseyi bunu tespit etmek için üretim bölgelerinde uzaktan algılama yöntemi ile tespit çalışmalarını sürdürüyor. Bu proje tamamlandığında net veriler elde edilecek. Böylece hangi ürünlerin nerede ne kadar üretildiği belirlenecek.
Özetle, narenciyede yeni sezon umutlu başladı. İhracat pazarlarındaki büyük sorunlara rağmen ihracatın 1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşeceği ve iç piyasada da hem tüketicinin hem de sanayinin ihtiyaç duyduğu ürünün piyasaya arz edilmesi bekleniyor.
******
Fransa’dan hayvan ithalatı
Dün yazdığımız “Fransa’nın hastalıklı hayvanları Türkiye’ye mi geliyor?” başlıklı yazı ile ilgili Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürü Mustafa Kayhan aradı. Hayvan hastalıkları ile ilgili bakanlığın ilgili genel müdürlüğü tarafından hazırlanan stratejinin her yıl ilgili birimlerle ve taşra teşkilatına gönderildiğini belirten Kayhan, ithal hayvanlarla ilgili gerekli hassasiyetin gösterildiğini söyledi. Türkiye’nin Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü(OİE) üyesi olduğunu ve hayvan hastalıkları konusunda bakanlık olarak anında bildirimlerde bulunduklarını vurgulayan Mustafa Kayhan, hayvan hastalıklarının dünya genelinde yaygın olduğunu ve etkin bir karantina ve gerekli sağlık tarama testleri uygulayarak ithalatın yapıldığını,endişeye gerek olmadığını sözlerine ekledi.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız