Reklam Ver

Geçen yıl olumsuz hava koşullarının en çok etkilediği ürünlerden birisi fındık oldu. Son 10 yıllık döneme bakıldığında fındıkta istikrarlı bir üretimden söz etmek pek mümkün değil. Bazı yıllar üretim 500 bin tonun altına düşerken kimi yıllar 750-800 bin tona çıkıyor. Bu uç veriler ve olağanüstü koşulların yaşandığı sezonlarla fındık politikasını değerlendirmek son derece yanlış olur. Ayrıca üretime bağlı olarak fındık fiyatı üzerinden politika oluşturmak ta yanıltıcı olur.
Kimi gerçekler var ki bunlar değişmez. Yeni sezon öncesinde fındıktaki gelişmeleri ve bu gerçekleri şöyle özetleyebiliriz.
1- Geçen yıl ziraat odaları, ihracatçılar, Gıda,tarım ve Hayvancılık Bakanlığı farklı farklı rekolte tahmini yaptı. Hepsinin de aşağı yukarı yanıldığını gördük. Bu sene yine bir rekolte tartışması var. İhracatçılar 733 bin ton, ziraat odaları 590 bin ton,Tarım il Müdürlükleri 676 bin ton fındık olacağını tahmin ediyor. İhracatçılarla ziraat odalarının tahmini arasında 143 bin ton, Tarım İl Müdürlüklerinin tahmini ile 57 bin ton fark var. Bu az bir fark değil. Sezon sonunda yine yanılanlar olacak ama kimse bundan ders çıkarmayacak. Rekolte tartışması yıllarca sürüp gidecek.
2- Rekolte tartışması boşuna değil. Amaç fiyatı yönlendirmek, fiyatın oluşumunu etkilemek. İhracatçı rekolteyi yüksek gösterip fiyatın düşük oluşmasını istiyor. Üretici de rekolteyi düşük gösterip fiyatın yüksek oluşmasına çalışıyor. Gerçek olan şu ki, devlet müdahalesinin olmadığı bir ortamda fındığın fiyatını ya hava koşulları ya da güçlü alıcılar belirliyor. Üretici ne yazık ki belirleyemiyor. Geçen yıl don felaketi nedeniyle üretim azaldı. Fındık fiyatı yükseldi. Fındığı olan ve bekleten üretici, para kazandı. Ama fındığını erkenden satan veya emanete bırakanlar kazanamadı. Fındığı hiç olmayanlar, dondan zarar görenler ise deyim yerindeyse avucunu yaladı. Bu sene üretim 550-600 bin ton civarında olsa bile fiyatı yine üretici belirleyemeyecek. Fiyatı, Türk fındığının en büyük alıcısı,aynı zamanda ihracatçısı olan Ferrero ve diğer alıcılar belirleyecek.
3-Şu sıralar İstanbul,Ankara,İzmir’de yaşayan Karadenizliler akın akın memleketlerine fındık toplamaya gidiyor. Geçen sezon üretim az olunca fındık fiyatı çok yükseldi. Fiyat artışı fındığa ilgiyi artırdı. Fındık bahçesi ile yıllarca ilgilenmeyen gurbetçiler şimdi daha çok ilgilenmeye başladı.O gurbetçiler fındığı toplayıp ya pazara indirip satacak ya da emanete bırakacak. İşte piyasayı büyük ölçüde onlar belirleyecek. Çünkü, ister satsınlar,isterse emanete bıraksınlar onların teslim edeceği fındıkla piyasa şekillenecek. Beklenti o ki, yeni ürün kabuklu fındığın kilosu sembolikte olsa 15 liradan açılsa da, piyasaya ürün arzı arttıkça fiyat gerileyecek. Şu anda eski fındık 14-15 liradan işlem görüyor.Yeni fındık için Ağustos-Eylül teslimi için verilen fiyat ise 12-13 lira.
4- Fındıkta en çok tartışılan konulardan birisi alivre satış. Yani fındık dalda iken belli bir sözleşme ve fiyatla satılıyor. Bu geçmişte çok yapılıyordu. Fındık piyasasını yakından izleyen diplomalı fındık brokırı Osman Çakmak’ın verdiği bilgiye göre alivre satış çok az. Gurbetçilerin ve paraya ihtiyacı olan üreticilerin piyasaya hızlı bir şekilde fındık sunması ile alıcılar sezon başında ihtiyacı olan fındığı alacak ve sonra piyasayı istedikleri gibi yönlendirecek. Bu nedenle Ekim ayı sonuna kadar piyasa çok hareketli, olacak. Ama ondan sonra gerçek piyasa ve fiyat oluşacak.
5- Bu yıl geçen yıla göre üretim gözle görülür biçimde artacak. Bu konuda herkes hemfikir. Ancak önce aşırı yağış şu günlerde de yaşanan aşırı sıcakların fındığın kalitesini olumsuz etkilemesi bekleniyor. Bu sene rekolte açısından önemli bir sorun olmasa da kalite konusunda sorun yaşanabilir.
6- Geçen yıl üretimin az olması nedeniyle ihracatta rekor kırıldı. Türkiye daha az fındık ihraç ederek, daha fazla döviz geliri sağlandı. Bu yıl üretimin yüksek olması nedeniyle muhtemelen daha çok fındık ihraç edilerek daha az döviz girdisi sağlanacak. Dünya fındık üretiminin ve ihracatının yüzde 70’inden fazlasını elinde bulunduran Türkiye fındık arzını kontrollü olarak yapabilse her yıl ihracatta rekor kırabilir veya 2 milyar dolarlık gelir sağlayabilir. Fakat bunu başaramıyor. Çünkü üretimde söz sahibi ama politikada,fiyatta söz sahibi değil. Alıcılar fiyatı belirliyor.
Özetle, fındıkta normal bir sezon yaşanacak. Ama, fiyat,rekolte tartışmaları arasında yine kalıcı bir politika oluşturulamayacak. Fındık bahçelerinin yenilenmesi, verimliliğin artırılması, sanayinin gelişmesi gibi fındığın geleceğini belirleyecek konular yine çok az konuşulacak. Türkiye daha çok fındık ihraç edip daha az döviz elde edecek.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız