Reklam Ver

Türkiye siyasi yaşamının son 50 yılına damgasını vuran Süleyman Demirel yaşama veda etti. Siyasi görüşleri,söylemleri, ülkeyi yönettiği dönemlerdeki kararları çok tartışılan Süleyman Demirel, kırsalda yaşayan köylülerin “baba”sıydı.
Siyasete girdiği 1960’lı yıllarda Türkiye nüfusunun çok büyük bölümü kırsalda yaşıyor, ekonominin temeli tarımdı. Bu nedenle köylü ile diyalog kurmak bir siyasetçi için çok önemliydi. Bunu en iyi başaranlardan birisiydi. Çünkü kendisi de köylü çocuğuydu.
Isparta İslamköy’de doğan ve ilk öğrenimini orada tamamlayan Demirel bir köylü çocuğu olarak Cumhurbaşkanlığına kadar uzanan yaşam öyküsü, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir özeti niteliğinde. Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının milli mücadeleden sonra kurdukları cumhuriyetin sağladığı olanaklar bir köy çocuğunun cumhurbaşkanlığına kadar ulaşmasını sağladı.
Süleyman Demirel, yaşamının hiç bir döneminde kırsaldan ve köy yaşamından kopmadı. Köy ve köylülerle hep yakın diyalog içerisinde oldu.
Kendi deyimi ile siyasi yaşama başladığı ilk yıllardan itibaren kavgası bozkırla yeşilin kavgasıydı. O’na göre bozkırlar yeşil olmalıydı. Bu nedenle barajlar yapılmalıydı. Topraklar su ile buluşturulmalıydı. Keban Barajı, Güneydoğu Anadolu Projesi(GAP) gibi bir çok projenin arkasında bu bakış açısı vardı.
Tarım ve kırsal için bir çok yatırımda imzası olan Süleyman Demirel’in tarihe geçen pek çok sözü de var.
Akıllarda en çok kalanı ve her seçim döneminde “popülizmin simgesi” olarak söylenen bir sözü var. 12 Eylül darbesinden sonra 7 yıl yasaklı kaldıktan sonra tekrar siyasete döndüğünde hedefi tekrar başbakan olmaktı. Bunun için meydan meydan dolaşıyor ve halka çeşitli vaatlerde bulunuyordu. En akılda kalanı 1991 yılında söylediği “Kim ne verirse 5 lira fazla veririm” sözü oldu.
Seçim öncesi kırsaldan oy almak için partiler bir çok vaatte bulunuyor. Ege’de tütün baş fiyatı açıklanacaktı. Süleyman Demirel o sırada iktidarda değil, muhalefette. Tütün fiyatı ile ilgili çok farklı fiyatlar konuşuluyor. Demirel,bir fiyat deklare etmektense “kim ne verirse 5 lira fazla veririm” diyerek köylülerden oy almayı başardı. Bu sözü siyasi tarihe geçti.
Daha sonraki yıllarda sanayinin öne çıktığı bir dönemde Türkiye’de yatırım yapacak yabancı sermayeli bir otomobil fabrikasının tarım arazisine kurulmasına ilişkin tartışma sürerken bu yatırımın yapılması için gerekirse Çankaya Köşkü’nün bulunduğu alanı tahsis edebileceğini söyledi. Bununla da yetinmeyip,”Patates mi üreteceğiz,otomobil mi. Biz patates değil,otomobil satacağız” diyerek tarımdan sanayiye geçişteki dönüşümünü ortaya koydu. Kendi deyimi ile “dün dündür,bugün bugündür” diyerek tarım arazisinin sanayiye açılmasına destek oldu.
Başta da yazdığımız gibi eleştirilen,tepki gösterilen bir çok kararı,yönetim anlayışı vardı. Özellikle 1980 öncesini hatırlayanlar Süleyman Demirel’i çok daha farklı değerlendiriyor. Cumhurbaşkanlığı dönemini daha farklı değerlendirilir. Nereden bakarsanız bakın Isparta’nın bir köyünden çıkıp Türkiye siyasetinin son 50 yılına damgasını vurmuş bir siyasetçiydi.Kendisi hakkında en iyi yargıyı tarih verecektir.
Son yıllarda uygulanan tarım politikalarına bakınca, köylüler,kırsalda yaşayanlar için O hep “baba” olarak kalacak. Yakınlarına başsağlığı dileriz. Toprağı bol olsun

Köylünün "Baba"sı Süleyman Demirel…
Bu yazıyı değerlendirin

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız