Reklam Ver

Hayvancılıkta ırk seçimi konusunda yoğun bir tartışma yaşanıyor. Bugüne kadar süt hayvancılığı denildiğinde Holstein akla gelirdi. 2010 yılından bu yana besilik veya kesimlik çok sayıda ırk ithal edildi.
Geçen hafta bu sütunda özellikle süt hayvancılığında ırk seçimi konusunda yaşananları “Süt hayvancılığında Holstein mı, Simental mi tartışması” başlığıyla yazınca okurlarımızdan çok sayıda yorum ve bilgi geldi. Bunlardan birisi de veterinerlik mesleğinde 35 yılı geride bırakan dostumuz Tahir Yavuz’dan.
Konunun daha iyi anlaşılması için Tahir Yavuz’un “Sığır ırkları” başlıklı yazısını özetleyerek bilgilerinize sunuyoruz.
“Dünyada çok çeşitli sığır ırkları vardır. Ülkemizde de bu ırklardan bazıları ile, yerli ırklarımız mevcuttur.
Ülkemizdeki yerli ırkları sayarsak; Yerli Kara, Bozırk, Doğu Anadolu Kırmızısı, Güneydoğu Anadolu Kırmızısı, Kilis Sığırı akla gelir. Bu ırklar ülkemiz koşullarına adapte olmuş, ancak; düşük verimli ırklardır.
Diğer sığır ırklarına göz atarsak; sütçü ırklar, etçi ırklar ve kombine ırk aklımıza gelir. Sütçü ırklardan Holstein, Brown Swiss ( Esmer ırk), Jersey ırklarını sayabiliriz. Etçi ırklarla son birkaç yıldır tanıştık. Etçi ırkların kod adı “Angus” olduysa da, dana ithaliyle birlikte, Angus ırkının yanı sıra ülkemize Hereford, Şarole, Limousin gibi ırklardan danalar geldi. Damızlık Angus işletmeleri de kuruldu. Ayrıca; etçi ırklardan melez danalar da ithal yoluyla getirilerek besiye alındı.
Kombine ırk olarak kabul edilebilecek bir tek ırkımız var. O da Simmental. Avrupa Simmentali.
Simmental ırkı, özellikle Avrupa Simmentali olan sarı-beyaz veya kırmızı-beyaz alaca, alnı kıvırcık tüylü Simmentaller etçi-sütçü kombine ya da sütçü-etçi kombine olarak yetiştirilmektedir. Dolayısıyla bazıları süt ağırlıklı kombine, bazıları et ağırlıklı kombine Simmentaldir.
Bu konuda büyük bir kavram karmaşası var. En iyisi, yeterli sayıda dana ile,Holstein, Brown Swiss ve Simmental ırklarının karşılaştırmalı besisi yapılmalı, değişen parametre sadece ırk olmalı ve doğrusu bulunmalıdır. Yapılan çalışmalar vardır. Ancak; yenilenmelidir.
Erkek danaları besicilikte kullanılmayan ırk Jersey’dir. Jersey küçük cüsseli, ancak, cüssesine göre dünya’da en çok süt, süt yağı ve süt proteini üreten ırktır. Jersey ırkı inek, süt, tereyağı ve peynir fabrikasıdır.
Bunlar göz önüne alınarak, süt miktarı önemliyse Holstein ırkı iyi bir seçimdir. Süt yağına, süt proteinine göre prim alınabiliyorsa Jersey ırkı tercih edilmelidir. Yem tüketimi ile birlikte hesap edilirse daha ekonomik olabilir. Brown Swiss için de yaklaşık aynı şeyler söylenebilir. Simmental ırkının inekleri büyük cüsseli olurlar. Simmental ırkının ineği, Holstein kadar süt vermez ve erkek danası bir etçi ırk kadar iyi et tutmaz. Simmental ırkının erkeklerinin günlük canlı ağırlık artışı ve yemden yararlanması etçi ırklar gibi olmaz. Vereceği yeme güvenen işletmeler Simmentali tercih edebilir. Çok yem yedirmek, ırkın kombine özelliğinden yararlanmak ve ekonomik süt elde edebilmek için şarttır.
Etçi ırkların ineklerinde süt miktarı yavrularına yetecek kadardır. Sütü içen yavrular, sütü ete dönüştürmüş olurlar. Etçi ırkların inekleri sağılmaz. Etçi ırklarla yapılan melezlemeler sonucu doğan yavrular da safkanlardan daha verimli olurlar. Etçi ırkların inekleri uzun ömürlü olup, hemen hemen her yıl bir yavru alınabilir. ABD’de 10 yaşında, 8 buzağı annesi etçi ırk inekleri görmek mümkündür.
Sütçü ırklar sağıldıkları için metabolik hastalıklarla, mastitisle, döl tutmama problemleriyle daha çok uğraşmak zorunda kalırız.
Sütçü ırk inekler sürüde ortalama 3 laktasyon kalabilirler. Hem verimli, hem de uzun ömürlü olmazlar.
Amerika’da süt isteyenler Holstein, süt yağı ve proteini için peynir -tereyağ fabrikalarından prim alabilen üreticiler ise Jersey ırkı inekler bulundururlar. Irkların kendilerine göre üstün veya zayıf yönleri vardır.
Tabii süt üretimi dışında damızlık üretimini meslek edinen işletmeler de mevcuttur.
Simmental ırkı ABD’de zamanla etçi yönden geliştirilmiştir. Klasik sarı-kırmızı-beyaz, alacalı Simmentallerin yerini Siyah Simmental almıştır. Etçi ırk olduğu için süt kayıtları da tutulmaz. Amerikalı üreticiler kombine ırk kavramını kabul etmezler. “Ne istiyorsan onu yapacaksın, ama tam yapacaksın” derler. “Et istiyorsan etçi ırkları veya melezlerini, süt istiyorsan sütçü ırkları tercih edeceksin, kombine demek hem ikisini de eksik almaya razı gelmek anlamına gelir” diye düşünürler.
Bu bilgiler ışığında, sütçü ırkların erkek yavrularını, Jersey hariç, besi materyali olarak kullanırken, etçi ırklardan daha çok yararlanmanın yollarını aramalıyız. Jersey ırkımızı ziyan etmemeli, kombine ırk kavramını gözden geçirmeliyiz.
Süt üretip satan işletmelerle, sağlık, genetik bakımından gerçek anlamda “damızlık işletme” olan işletmeleri kayıt ve destekleme sistemleri açısından ayırmalı, farklı desteklemelerle yönlendirmeliyiz. Irk seçiminde; amaca yönelik ırklar seçmeye özen göstermeliyiz.”

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız