Reklam Ver

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 2015’i Uluslararası Toprak Yılı(The İnternational Year Of Soil) ilan etti. Hatırlanacağı gibi 2014, Aile Çiftçiliği Yılı’ydı.Yakın gelecekte dünyanın en önemli sorununun artan nüfusun beslenmesi olacağını her fırsatta dile getiren Birleşmiş Milletler’ in tarıma ve tarımın en önemli kaynağı olan toprağa dikkat çekmesi çok önemli.
Uluslararası Toprak Yılı’nda neler yapılacak?
Dünya Gıda ve Tarım Örgütü(FAO)’nün tahminlerine göre, dünyadaki toprakların üçte birinin erozyon, sıkışma, tuzlaşma, topraktaki organik ve besleyici maddelerin azalması, asitleşme, kirlilik ve betonlaşma gibi sürdürülebilir olmayan arazi yönetim uygulamaları yüzünden verimsizleştiğini gösteriyor. Yeni yaklaşımlar tercih edilmediği takdirde 2050’de küresel düzeyde kişi başına düşen ekilebilir ve verimli arazi 1960’taki düzeyin yalnızca dörtte biri olacak. Uzmanlara göre,1 cm toprağın oluşması için 1000 yıllık bir zaman dilimine ihtiyaç var.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü(FAO)’nün tahminlerine göre, 2050 yılında dünyanın nüfusu 9 milyara ulaşacak. Bugünden 2 milyar daha fazla insanın beslenmesi için mevcut gıda üretiminin en az yüzde 60 oranında artırılması gerekiyor. Gıda üretiminin artırılabilmesinin temel kaynağı tarım yani toprak.
Ancak, bu kadar önemli bir kaynak olan toprak hızla eriyor. Erozyon, çölleşme ve tuzlanma tarım toprağını kullanılamaz hale getiriyor. Kentleşme ve sanayileşme baskısı tarım topraklarının amaç dışı kullanılmasını artırıyor. Bu sadece Türkiye’nin değil dünyanın da en önemli sorunlarından birisi.
Birleşmiş Milletler bu soruna dikkat çekmek için 2015’i Uluslararası Toprak Yılı ilan etti. Yıl boyunca yapılacak çalışmalarda,etkinliklerde toprağın önemine dikkat çekilecek. Yapılacak çalışmaların amacı özetle şöyle:
1- Sivil toplum kuruluşlarının ve kanaat önderlerinin, toprağın insan hayatı için anlam ve önemi konusunda farkındalıklarını artırmak.
2- Toplumu, toprağın gıda güvenliği konusundaki hayati önemi, iklim değişikliklerinde adaptasyonu ve etkilerinin hafifletilmesi, temel ekosistem servisleri, yoksulluğun azalması ve sürdürülebilir gelişme hakkında eğitmek.
3-Toprak kaynaklarının korunması, sürdürebilir şekilde yönetilmesi ve bütün bu süreçleri verimli bir şekilde sürdürecek politikaları desteklemek.
4-Sürdürülebilir toprak yönetim aktivitelerini ve farklı arazileri kullanan grupları destekleyecek yatırımlara teşvik ve destekler.
5-Toprak datalarının bütün seviyelerde (küresel, ülkesel, bölgesel) toplanması ve hızlı değişim kapasitelerinin savunulması.
İnsanlığın “sessiz dostu” toprak
Birleşmiş Milletler Dünya Gıda ve Tarım Örgütü(FAO) Genel Direktörü José Graziano da Silva, insanlığın “sessiz dostu” olarak tanımladığı toprağın öneminin yeterince anlaşılmadığını belirterek dünyadaki durumu şöyle özetliyor:
“Topraklar, bitki örtüsünün ve tarımın temelini oluşturmaktadır. Ormanların büyümesi için toprağa ihtiyaç vardır. Gıda, yem, lif, yakıt ve çok daha fazlasını elde edebilmek için toprağa ihtiyacımız var. Topraklar aynı zamanda dünyanın biyoçeşitliliğin en az dörtte birini barındırır. Karbon döngüsünde anahtar rol oynar, iklim değişikliğine uyum sağlamak ve onu azaltmak için bize yardımcı olur, su yönetiminde ve seller ve kuraklıklara karşı çabuk iyileştirme özeliğinin pekiştirilmesinde önemli bir rol oynar. Ancak, topraklarımızın üçte biri zaten bozulmuş durumda. Mevcut eğilim devam ederse, küresel bir hesaplama yapıldığında, 2050 yılında kişi başına ekilebilir verimli arazinin, 1960 yılındakinin dörtte biri kadar olacaktır.Topraklar bozulduğunda kolayca düzeltilebilir şeyler değildir. Bir santimetre toprağın oluşturulması bin yıla kadar bir süre gerektirebilir. Aynı toprak miktarı ise hızla erozyondan yok olabilir.”
Dünyada açlık ve yetersiz beslenmeyle karşı karşıya kalan 805 milyondan fazla insan bulunduğunu belirten José Graziano da Silva’ya göre, nüfus artışı, gıda üretiminde yaklaşık yüzde 60’lık bir büyümeyi de zorunlu kılacak. Küresel toprak kaynaklarının yüzde 33’ü verimsiz durumda. İnsanların toprak üzerindeki uygulamaları, toprağın temel işlevlerini azaltacak ya da tüketecek kadar kritik düzeylere gelmiş durumda.
Özetle, dünyada tarım ve toprağın öneminin anlatılması için 2015’in Uluslararası Toprak Yılı ilan edilmesinin büyük önemi var. Dünyada toprak rezervini kaybeden ülkeler arasında yer alan Türkiye’nin de bu konuda yapması gereken bir çok çalışma var. Türkiye’nin durumunu yarınki yazımızda ele alacağız.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız