Reklam Ver

Yazının başlığına bakarak Nijerya’da olduğumuzu sanmayın. Bu kez habere gitmedik, haber ayağımıza geldi.Yazar, şair, gazeteci, okuyan, yazan, aydın, kısaca İzmir’de yaşayan bir çok kişinin buluşma mekanı olan Yakın Kitabevi’ndeyiz. Yakın’ın kurucuları Levent Salıcı ve Nusret Özbay, dostlarımız Hüseyin Uçak, Ertan Civ, organik tarım ürünleri ihracatçısı Ali Savaş, Nijerya’da uzun yıllardır iş yapan Kenan Yalavaç ile Hakan Özel’le yemek sonrası günün değerlendirmesini yaparken söz tarıma geldi. Hakan Özel, Nijerya’da 5 bin dönüm arazi kiraladıklarını ve üretime başladıklarını söyledi.
Türkiye’den gidip Nijerya’da tarımsal üretim yapmak her gazeteci için ilgi çekici bir haberdir. Bunu yazalım dediğimde, “tarım işini en iyi ortağımız Ateş(Okta) bilir. Onunla konuşsan daha iyi olur” dedi Hakan ve Kenan. Ateş Okta ile buluştuk ve Nijerya’da tarımın genel görünümünü, yatırım fırsatları ve yaşanan sorunları konuştuk.
Ekonomi Bakanlığı Abuja Ticaret Ataşeliği verilerine göre, son yıllarda Boko Haram terör örgütünün vahşet eylemleri ile gündeme gelen Nijerya, resmi verilere göre 160, gayri resmi rakamlarla 200 milyon nüfusu ile Afrika’nın en kalabalık ülkesi. Ekonomi bakımından ise Güney Afrika’dan sonra Sahra Altı Afrika’nın ikinci büyük ekonomisi olarak adlandırılıyor.
Nüfusun yüzde 80’i tarımda
Türkiye ile ekonomik ilişkileri hızla gelişiyor. Türkiye’den Nijerya’ya 2014’te yaklaşık 440 milyon dolar ihracat yapılırken bu ülkeden Türkiye’ye aynı dönemde 2 milyar dolar ithalat yapıldı.
Tarım sektörüne gelince, 1970’li yıllarda petrol sanayinin hızla gelişmesine rağmen, tarım, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla(GSYİH)’nın yüzde 42’sini oluşturuyor. Nüfusun yüzde 80’i tarımla geçiniyor. Nijerya, 1960 yılında bağımsızlığını kazandığında önemli ölçüde tarım ürünleri ihracatçısıyken bugün bir çok üründe ithalatçı konumunda.
İklim bakımından “kurak” ve “yağışlı” olmak üzere iki sezonu var. Ekim sonu ile 15 Mayıs’a kadarki dönem “kurak sezon” olarak adlandırılıyor. Bu dönemde hiç yağmur yağmıyor. Mayıs ayı ortalarında ürün ekimi yapılıyor. Hasat ise Aralık’a kadar sürüyor.
Ateş Okta’nın verdiği bilgiye göre, Nijerya 91 milyon hektar alana sahip ve bunun yaklaşık yüzde 40-45’i ekilebilir arazi. En çok ürettikleri ürünler arasında mısır, susam, sorgum, börülce, casava (patatese benzer bir ürün ve cips elde ediliyor), yer fıstığı ve domates var. Yıllık mısır üretimi ortalama 7-8 milyon ton. Domateste ise Afrika’nın en büyük üreticisi. Özellikle salça üretiminde söz sahibi. Yakın zamanda günlük 800 ton taze domates işleyen bir tesis kuruldu.
Buğday ve pirinç ithalatçısı
2013’te 4 milyon ton buğday ithalatı için 1 milyar dolar ödeyen Nijerya’nın buğday üretimi 70 bin ton civarında. Bir başka önemli gıda tüketim ürünü olan pirinç ithalatı ise 2013’te 3 milyon ton. Devlet pirinç ithalatını azaltmak ve içerde üretimi desteklemek için 2014’te ek vergiler getirirken üretim destekleri sağlıyor.
Üretilen mısır, sorgum ve diğer ürünlerin büyük bölümü hayvan yemi değil, insanlar tarafından gıda olarak tüketiliyor.
Tavukçuluk gelişiyor
Nijerya’da büyükbaş hayvancılık yaygın ve daha çok göçerler tarafından mera hayvancılığı yapılıyor. Göçerler hayvanları gezdirerek,meralarda otlatıyor. Yem verilmiyor.
Son yıllarda tavukçuluk hızla gelişiyor. Yumurta tüketimi çok yüksek. Bu nedenle yatırımcıların ilgi gösterdiği alanlardan birisi. Türkiye’den ithal edilen komple tavukçuluk tesisi var.
Fırsatları ve sorunları birlikte değerlendirmeli
Nijerya’da 1998’den bu yana iş yaptıklarını hatırlatan Ateş Okta, bu ülkeye salça, hibiskus, zencefil ve diğer bazı tarım ürünleri ihraç ettiklerini, bu ülkeden ithal ettikleri susamı Türkiye’de işleyerek pazara sunduklarını söyledi.
Yakından tanıdıkları Nijerya’da tarımsal üretim yapmak için 5 bin dönüm arazi kiraladıklarını ve burada ağırlıklı olarak mısır ve soya üretimine başladıklarını belirterek şu bilgileri verdi: “Nijerya’da tarımda önemli bir potansiyel var. Biz de bunu değerlendirmek istiyoruz. Fakat potansiyelin yanı sıra bir çok sorun da var. Teknoloji olmadığı için bir çok ekipmanı Türkiye’den götürdük. Tohumculuk yeterince gelişmediği için verim oranları çok düşük. Sulama altyapısı yetersiz. Biz buradan damla sulama ve yağmur sulama sistemi götürdük. Bunların çoğu o ülkede bu alanda yapılan ilk yatırımlar. Yabancı ot mücadelesi yapılması gerekiyor ve bu önemli bir maliyet getiriyor. Tohum ve ilaç firmaları henüz orada etkin değiller. Gelir düzeyi çok düşük olduğu için çiftçiler ilaç alamıyor. Ülkeye özgü tohumların geliştirilmesi, adaptasyonunun sağlanması gerekiyor. Bunun yanında mazot ucuz, işçilik ucuz.Devlet tarıma önem veriyor ve olanakları ölçüsünde destek sağlıyor. Potansiyeli yüksek ama sabırlı ve uzun vadeli olarak tarıma yatırım yapmayı düşünmek gerekiyor. Toprak kiralama fiyatı uygun. Fakat ilk yatırım maliyeti yüksek. Bu gerçekleri bilerek yatırım yapılmalı.”
Özetle Nijerya, tarımda önemli bir potansiyele sahip. Ülkede üretilen ürünleri orada tüketime sunma olanağı var. Ancak altyapı çok yetersiz. Depolama koşulları olmadığı için ürün hasat edildikten sonra satılıyor. Bu nedenle fiyat dalgalanmaları yaşanıyor. Geçen yıl tonu 400 dolar olan mısır bu yıl 200 dolar seviyesinde. Fırsatları ve sorunlarıyla değerlendirildiğinde Nijerya önemli bir tarım ülkesi olacak gibi görünüyor.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız