Reklam Ver

Ziraat Mühendisleri Odası 12-16 Ocak tarihleri arasında Ankara’da, “Ziraat Mühendisliği 8. Teknik Kongresi”ni gerçekleştirdi. Daha önceki kongrelerde olduğu gibi tarımın sorunları ve çözüm önerileri bütün yönleri ile ele alındı.
Kongre’nin sonunda 59 maddeden oluşan bir sonuç bildirisi yayınlandı. Bildiriye yansıyan konular özetle şöyle:
1- Türkiye’nin tarımda söz sahibi olması ve rekabet edebilir düzeye erişebilmesi amacıyla; tarımın devam edegelen yapısal sorunlarının çözülmesi, tarımsal üretim ve ticaret politikalarının güçlendirilmesi, kırsal kalkınma politikalarının tarım politikaları ile entegre edilmesi, üretici eğitim ve refah düzeyinin yükseltilmesi, tarımsal desteklemelerin amacına uygun olarak sürdürülmesi ve etkilerinin değerlendirilmesi, üretici örgütlenmesi sorunlarının çözülmesi, tarım işçilerinin sosyal güvenlik ve iş yasası kapsamlı sorunlarının giderilmesi, gıda güvenliğinin sağlanması, tarımsal danışmanlık sisteminin etkin kullanılması önem taşımaktadır.
2- Tarım sektörünün sürdürülebilir rekabet gücü ve küçük üreticilerin yaşayabilmesi; tarım sektöründe yapısal sorunların çözülmesi sayesinde elde edilecek kazanımlar, üretim girdilerinin fiyatlarını azaltma ve katma değeri yüksek üretim ile telafi edilebilir.
3-Kırsal kesimde kalkınma potansiyelinin açığa çıkarılmasına yönelik genç çiftçiliğin ve kadın girişimciliğinin teşvik edilmesi gibi politikalar uygulamaya konulmalıdır.
4- Tarım sektörü, doğaya bağlı yapısı gereği iklim değişikliğinden en çok etkilenecek sektördür. İklim değişiklikleri ile birlikte ortaya çıkan belirsizliklerden özellikle geçimlik veya orta ölçekli tarım işletmeleri etkilenmektedir. Bu nedenle iklim değişikliğine karşı daha rasyonel önlemlerin ve politika araçlarının geliştirilmesi önem taşımaktadır. İklim değişikliklerinden zarar gören ve hiçbir güvencesi olmayan küçük işletmeler tarımdan kopmaktadır.
5- Türkiye’de arazi parçalılığı ve işletmelerin küçük ölçekli ve çok parçalı olması yapısal bir sorun olarak ortada durmaktadır. Arazi toplulaştırması kaynakların etkin kullanımı ve verimlilik açısından önem taşımaktadır. Bugüne kadar yaklaşık 4 milyon ha alanda arazi toplulaştırması tamamlanmıştır. Arazi toplulaştırması tarımsal yapının iyileştirilmesi ve verimliliği artırıcı tedbirlerin alınmasında hayati rol oynamaktadır. Ancak kırsalın kalkındırılmasında sadece küçük, parçalı ve dağınık parsellerin toplulaştırılması ve işletme ölçeğinin büyütülmesi yeterli değildir. Bu çalışmaların eğitim, sağlık, içmesuyu ve kanalizasyon gibi sosyal altyapı projeleri ve entegre kırsal kalkınma projeleri desteklenmesi gerekmektedir.
6-Türkiye’de sığırcılık sektörü sadece tarımsal üretimden sağlanan gelirin ve hayvansal üretimden sağlanan proteinin önemli bir kısmını üretmekle kalmayacak istihdama katkısını da sürdürecektir. Sığırcılık sektörünü tehdit eden birçok unsur vardır. Bunlardan ilk akla gelenler plansız yatırımlar, hastalıklar, kaçakçılık ve ithalattır. Ne yazık ki yıllardır bu alanlardaki sorunlar çözülememiş, hatta bir kısmının olumsuz etkisi iyice artmıştır.
7-Son yıllarda, küçükbaş hayvan yetiştiricisinin desteklemelerden yararlanmasına ve örgütlenmesine yönelik adımlar atılmış olsa da işletmelerin küçük ve dağınık yapısı, sermaye yetersizliği, pazarlama zincirindeki çarpıklıklar, mera alanlarının ve kalitesinin giderek azalması, kaçak hayvan girişleri, yaygın hastalıklar, kırsaldan göç, yetiştiricinin üretim kültüründeki eksiklikler, ürün ve maliyetlerdeki dalgalanmalar gibi faktörler olumsuz etkilerini sürdürmektedir.
8-Kanatlı hayvan yetiştiriciliği hızlı ve kararlı bir büyüme göstermektedir. Kanatlı sektörü, son 20 yıldaki değişim ve gelişim süreci sonrasında gerek beyaz et, gerekse yumurta üretimi ile dünya sıralamasında ilk on içinde yer alma başarısını göstermiştir. Bu gelişime karşın sektör çok sayıda sorunu barındırmaktadır.
9-Ülkemizde tarımsal üretimde kullanılan girdilerde mutlak ithalatçı konum devam etmektedir. Özellikle tohumluk ihracat miktarı artış göstermesine rağmen halen mutlak ithalatçı ülke özelliğini devam ettirmekteyiz.
10-Bitkisel üretimde verimlilik ve kalitenin artırılmasında en etkin girdilerden birisi kimyasal gübreler ve dengeli gübrelemedir. Türkiye’de kimyasal gübre tüketim, üretim, ithalat ve ihracatı yıllara ve özelliklede döviz kuruna bağlı olarak çok önemli düzeylerde değişiklik göstermektedir. Potansiyel kimyasal gübre ihtiyacımıza göre hem tüketimimiz hem de üretimimiz çok yetersizdir. Ülkemizde kimyasal gübre üretimi için ana hammaddeler yeterince olmadığından yaklaşık yüzde 95’i ithal edilmektedir. Bu gerçekten hareketle yerli üretimi artırmaya yönelik çalışmalara ağırlık verilmelidir.
11-Türkiye’de tarımsal sanayide yaşanan sorunların çözülmesi tarımsal üretim değerlerine ve üretici gelirine önemli katkılar sağlayabilecektir. Tarımsal sanayide yaşanan temel sorunlar; üretici ile sanayici arasındaki entegrasyon eksikliği, istenilen nitelikte ve yeterli miktarda hammadde temin edilememesi, organize olmuş üretici yapısının yaygın olmayışı, hammadde ürün miktarları, kaliteleri ve fiyatlarının yıldan yıla büyük değişiklikler göstermesidir.
12-Türkiye’nin gıda güvenliği alanındaki temel ve acil çözüm bekleyen başlıca sorunu gıda üretim pratiklerinin tüm bileşenleri ile kayıt ve denetim altına alınamamasıdır.
Ziraat Mühendisliği Kongresi’nde dile getirilen sorunlar ve önerilerin bir çoğu daha öncede tartışıldı,gündeme getirildi. Bunların hatırlatılması çok önemli. Ama daha da önemli olanı bu sorunları çözecek iradenin olması. Yıllardır herkes o iradeyi arıyor.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız