Reklam Ver

Su ürünleri yetiştiricileri Avrupa liderliği için Yunanistan ile yarışıyor. Yunanistan’da yaşanan ekonomik kriz bu yarışta Türkiye’ye avantaj sağlıyor. Fakat, Türkiye’nin de önünde Avrupa Birliği ile yaşanan vergi krizi var.
Balık yetiştiriciliğinin turizme,çevreye etkileri konusundaki eleştiri hakkımızı saklı tutarak Avrupa Birliği’ne ihracatta yaşanan tehlikenin boyutlarını paylaşmak istiyoruz.
Öncelikle su ürünleri ihracat verilerine bakalım. 2000 yılında 34 bin ton ve 90 milyon dolar olan su ürünleri ihracatı 2013 sonu itibariyle miktar olarak 102 bin tona, değer olarak 564 milyon dolara ulaştı. Bu yılın ilk 10 aylık döneminde ise 112 bin ton su ürünleri ihracatı karşılığında 607 milyon dolar döviz geliri sağlandı. Bu ihracatın lokomotifi ise 3 balık çeşidi. Toplam ihracatın 80 bin tonunu alabalık,levrek ve çipura oluşturuyor. Bu 3 balık çeşidinden bu yılın ilk 10 ayında 513 milyon dolarlık ihracat geliri sağlandı.
Balıkçıların en önemli ihracat pazarı Avrupa Birliği. Özellikle levrek ve çipuranın yüzde 95’i bu pazara ihraç ediliyor.Bu denli büyük bir pazarda ihracatçı büyük bir tehlike ile karşı karşıya.
Nedir o tehlike?
Avrupa Birliği akvakültür organizasyonu FEAP üyesi Danimarka, Polonya gibi bazı ülkelerin şikayetleri üzerine Şubat 2014’te başlatılan “Anti damping”(maliyetinin altına satış) ve “Anti Subsidies”(sübvansiyon) soruşturmaları açıldı. Bu soruşturma sonucunda Türkiye’de su ürünleri sektörünün devlet tarafından desteklendiği ve bu durumun Avrupa Birliği üreticisi aleyhine haksız rekabet yarattığına karar verildi. Bu karar doğrultusunda 6 Kasım 2014 tarihi itibarıyla Türkiye’den Avrupa Birliği’ne ithal edilen gökkuşağı alabalığına yüzde 9’a varan oranda telafi edici ithalat vergisi uygulanıyor.
Benzer bir şikayet çipura ve levrek için yapıldı. Çipura ve levrek ile ilgili duruşma 7 Ocak 2015 tarihinde Brüksel’de yapılacak. Alabalık örnek gösterilerek çipura ve levrekte de ithalat vergisi getirilmek isteniyor.
Balık yetiştiricileri, üretici birlikleri,ihracatçılar ve ihracatçı birlikleri Avrupa Birliği’nin ithalat vergisi talebine karşı, devletin levrek ve çipuraya kilo başına 85 kuruşluk doğrudan desteğinin kaldırılmasını istiyor. Daha doğrusu bu desteğin başka biçimde verilmesini talep ediyor. Özellikle 7 Ocak öncesi Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından “levrek ve çipuraya destek vermeyeceğiz” yönünde bir açıklama yapılmasını bekliyor. Bu açıklamayı duruşmaya sunarak vergi tehdidini ortadan kaldırmak istiyor.
Son derece makul bir istek. Fakat,Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, bu isteğe karşı çıkıyor. Balıkçılıkta devlet desteğinin süreceğini söylüyor. Bununla da yetinmeyerek balık ihracatçılarını lobi yapmakla suçluyor.
Öyle görünüyor ki, Mehdi Bey bu konuda yeterli ve doğru bilgiye sahip değil. Türkiye’de kültür balığı yetiştiren ve ihraç edenlerin yüzde 95’i aynı zamanda üretici. Yani balık yetiştiricileri hem üretici hem de ihracatçı.Üreticiden balık alıp ihraç eden yok denecek kadar az.
Ayrıca çipura ve levrek yaygın olarak İzmir ve Muğla yöresinde üretiliyor. Bu iki ilde ki balık yetiştiricileri,üretici birlikleri de desteğin kaldırılmasını istiyor.
Bodrum ve Milas Su Ürünleri Yetiştiricileri ve Üreticileri Birliği’nin 18 kasım 2014 tarihinde Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’e gönderdiği yazıda alabalığa getirilen vergi hatırlatılarak: ” acil tedbir alınmazsa benzer vergi bu sektöre(çipura ve levrek) de uygulanabilir. Bu durum ülkemiz üreticisi ve ihracatçısı için felakettir. Bu sürecin devamı halinde takip eden 1 yıl içerisinde çoğu firma kapanacak, üretim yapamaz hale gelecektir. Bu nedenle sektöre devlet desteğinin sürmesini ancak; doğrudan desteklemenin tüm akvakültür; sektöründen derhal kaldırılarak bunun yerine dolaylı desteklerin sağlanması gerekmektedir.” deniliyor.
Benzer bir yazı 25 Kasım 2014 tarihinde İzmir Su Ürünleri Yetiştiricileri ve Üreticileri Birliği tarafından bakanlığa iletildi.
Hem üreticilerin hem de üretici-ihracatçıların talep ettiği levrek ve çipuraya verilen doğrudan desteğin kaldırılarak dolaylı destek olarak verilmesi konusunda Bakanlık olumlu bir açıklama yapmazsa ne olur?
Brüksel’de 7 Ocak’ta yapılacak duruşmada alabalık kararı örnek karar olarak Türkiye’nin önüne konulacak. Ayrıca, Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’in “destekleri ihracat lobisi istemiyor, biz üreticiye destek vermeye devam ederiz” sözleri Avrupa Birliği’nin kanıtı olarak duruşmaya sunulur. Bundan sonra Türkiye’den Avrupa’ya ihraç edilecek levrek ve çipuraya da ithalat vergisi konulur. Bu vergi nedeniyle Avrupa Birliği’ne yapılamayacak balıklar iç piyasaya sunulur. Balık fiyatı dibe vurunca üreticiler üretim yapamaz duruma gelir. Bakanlık destek verecek üretici bulamayacak. Bakanlık bugüne kadar verdiği desteklerle büyüttüğü su ürünleri sektörünü deyim yerindeyse boğmuş olacak.
Yazıyı tamamlarken haber geldi. Türkiye Su Ürünleri Yetiştiricileri ve Üreticileri Merkez Birliği yöneticileri Ankara’da Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Dr. Durali Koçak ile görüştü. Bakan Mehdi Eker ile görüşmek için randevu taleplerini iletti. Bakalım üreticiler Bakan Eker’den randevu alabilecek mi? Alırlarsa ikna edebilecekler mi? Gelişmeleri paylaşmayı sürdüreceğiz.

Balık ihracatını bekleyen tehlike…
Bu yazıyı değerlendirin

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız