Reklam Ver

Tarımda pek çok sorun yaşanıyor. Bunlardan bazıları gündeme geliyor,bazıları ise gündeme dahi gelmiyor. Gündeme gelmeyen ve pek önemsenmeyen sorunlardan birisi de tarım nüfusunun yaşlanması.
Dünyanın bir çok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de genç nüfus tarımla uğraşmak istemiyor. Köylerde yaşayanların büyük bölümü yaşlı ve verimsiz.
Avrupa Birliği, bu soruna çözüm bulmak amacıyla genç tarımcılara ve aile çiftçiliğine özel destekler sağlıyor.
Üretim maliyetlerinin çok yüksek olması, tarım arazilerin parçalı olması gençleri başka alanlara yönlendirirken tarımda yaşlı ve verimsiz nüfusun kalmasına neden oluyor.
Tütün Eksperleri Derneği Eski Başkanı,Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Uzmanı Vakıf Mercimek’in tütün yetiştiriciliğinde nüfus değişimi araştırması teknoloji gerektirmeyen tütün yetiştiriciliğinde bile nüfusun nasıl yaşlandığını gösteriyor.
2002 yılında yürürlüğe giren 4733 sayılı Tütün Yasası ile getirilen sözleşmeli üretim modelinin üreticileri, tütün üretiminden uzaklaştırdığını ortaya koyan araştırmanın ayrıntıları özetle şöyle:
“Tütün Yasası, 2002 yılında yürürlüğe girdi. 2001 ürün yılında 477 bin 400 tütün üreticisi, ürettikleri tütünleri özel ve kamu sektörüne teslim etmişlerdir. 2002 ürün yılından itibaren sözleşmeli tütün tarımının başlaması nedeniyle üretici sayısında bir düşüş yaşandı. Bu azalma her geçen yıl artarak sürdü. 2008 ürün yılında (TEKEL’in son defa tütün aldığı yıl) 181 bin 596 üretici sayısına kadar geriledi. TEKEL’in alım yapmamasını takiben bu tasfiye daha da arttı. 2012 ürün yılında üretici sayısı 66 bin 479’a kadar düştü. Bu sayılar tütün yasasının çıkmasından sonra tütün üreticisinde yüzde 86’lık bir azalmayı işaret etmektedir. Diğer bir deyimle sözleşmeli üretimin başlamasını takiben 10 yılda tütün üreten 10 üreticinin 9’u üretimi bıraktı.
Nüfus ile ilgili değerlendirmelerde 34 yaşından küçük olanlar “genç kuşak”, 35-54 yaş arasında olanlara “orta kuşak”, 55 yaşından büyük olanlar da “yaşlı kuşak” diye tanımlanmaktadır. Buna göre 75,6 milyon nüfusa sahip Türkiye’de genç kuşak yüzde 58,orta kuşak yüzde 26, yaşlı kuşak ise yüzde 16’sını ise yaşlı kuşak oluşturmaktadır. Çalışabilir nüfus (istihdam edilen nüfus) esas alındığında genç kuşak ve yaşlı kuşak oranlarının daha da azalma olduğunu orta kuşak oranının yüzde 26’dan yüzde 45’e çıktığını görüyoruz. Çalışan nüfusun yüzde 46’sı genç kuşak, yüzde 10’u ise yaşlı kuşaktır. İstihdam edilen nüfus içerisinde kent-kırsal ayırımına baktığımızda çalışan nüfusun kırsalda daha da düştüğünü görmekteyiz. Toplam çalışan nüfusun kırsalda daha düşük olması çalışanların daha çok kentte iş bulabilmeleri ve yaşamak istemelerinden kaynaklanmaktadır.
İstihdam edilen genç nüfusun daha çok kentlerde çalıştığını görmekteyiz. Kırsalda yaşayan yaşlı kuşağın ise kentte yaşayanlardan (oransal olarak) iki kat fazla.
Bu oranın tütünde de olması beklenir. Yani Türkiye’de tütün üreten 60 bini aşkın üreticiden genç kuşağın yüzde 38’ler civarında olması, yaşlı kuşağın da yüzde 10’lar civarında olması beklenir. Ancak, 2012 yılı içerisinde tütün dikimi yapıp, 2013 yılı içerisinde teslim ederek parasını alan üreticilerin yaş profiline bakıldığında genç kuşak (35 yaşından küçük üreticiler) çalışan nüfusun yüzde13’ünü temsil etmektedir. Yaşlı kuşak (54 yaşından büyük üreticiler) ise çalışan nüfusun yüzde 24’ünü temsil etmektedir.
Buradan şu sonuç ortaya çıkmaktadır. Tütün üretimi yapan üreticilerin yaş grubu, Türkiye’de çalışan kır nüfusun yaş grubuna uygun seyretmemektedir. Diğer üretim çeşitlerine göre tütün üretimini daha yaşlı üreticiler yapmakta, genç üreticiler ise tütün üretimi yapmaktan kaçınmaktadırlar. Üretimin devamlılığı açısından bu tablo ileriki yıllarda daha büyük sıkıntı yaratacaktır.
Tütün yetiştiriciliği teknoloji gerektirmeyen aile tarımı olarak tanımlanır. Vakıf Mercimek’in de belirttiği gibi Oriental tütün üretiminde işçilik, maliyetin en yoğun kısmını oluşturmaktadır. Üreticilerin tütün tarımını bırakma nedenlerinin başında işçiliğin zorluğu gelmektedir. Zira, Oriental tütün üretimi teknolojik gelişmenin en az seviyede olduğu üretimin yaşandığı bir modeldir. Bu maliyeti işçiliği azaltarak veya birim alanda daha fazla ürün elde ederek telafi etmek mümkündür. O nedenle firmalar bu konular üzerine çalışmakta, üreticinin eline daha fazla para geçmesi için çaba sarf etmektedirler.
Aile ziraatı sınıfından çıkmayan, teknolojik gelişmeleri üretime adapte etmeyen bir tütün üretiminin, devamlılığı zordur. Devletin desteği sağlanmadan veya tütün tarımında teknolojik gelişimi üretime adapte etmeden,tütüncülüğün devamlılığını sürdürmek, gelişen Türkiye’de mümkün değildir.
Özetle, dünyada ve Türkiye’de tarım nüfusu hızla yaşlanıyor. Genç nüfus tarımla uğraşmak istemiyor. Bu tarımsal üretim için gelecekteki en büyük tehlikelerden birisidir. Tütün örneği çok ekstra bir örnek olarak görülmemeli. Diğer ürünlerde de çok farklı değil. Genç nüfusun tarımsal üretime çekilmesi için mutlaka desteklenmesi gerekir.

Tarım nüfusu yaşlanıyor…
Bu yazıyı değerlendirin

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız