Reklam Ver

Küreselleşmenin karşıtı yerelleşmedir. Küreselleşen dünya küçük bir köye dönüşürken, yerel olanın, gerçek anlamda köyün değeri anlaşıldı.
Yaşamın her alanını etkileyen küreselleşme tarımda da derin izler bıraktı. Dev şirketlere direnemeyen küçük çiftçilik hızla eriyor, yok oluyor.
Böyle bir dönemde, İzmir’de “Yerelde Kalkınma Modeli” benimsendi.
Yerelde kalkınma modeli nedir, neden ihtiyaç duyuldu?
Model kısaca, yerel ekonomik potansiyeli, yerel kaynaklarla ve orada yaşayanların katılımı ile harekete geçirilerek sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak olarak adlandırılabilir.
Bu modeli sanayi, turizm ve tarımda uygulayan İzmir Büyükşehir Belediyesi, özellikle tarımda son 10 yılda çok önemli başarılara imza attı.
Yerelde kalkınma modeli ile üreticilere kooperatifler üzerinden çok ciddi destek sağlanıyor. Üretici daha sağlıklı,daha kaliteli ve pazarlanabilir ürünler üretiyor.
Kentin ihtiyacı olan çiçek, süs bitkileri, fidan, ağaç ve bir çok ürün kırsalda faaliyet gösteren kooperatiflerden alınıyor. İthal edilmiyor. Belediyenin ihtiyacı olan gıda ürünleri yine kooperatiflerden alınarak üretici destekleniyor.
İlk kez okul sütü projesi yerelde başlatıldı. Tire Süt Kooperatifi ile yapılan anlaşma ile 8 yıl boyunca kooperatiften süt alınarak okullarda ücretsiz dağıtıldı. Hükümet iki yıl önce ülke genelinde okul sütü projesi başlatınca, İzmir Büyükşehir Belediyesi okul sütü yerine “Süt Kuzusu Projesi” ile 0-5 yaş grubuna süt dağıtımına başladı.
Tire Süt Kooperatifi Başkanı Mahmut Eskiyörük’ün verdiği bilgiye göre İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı destek sayesinde son 10 yılda ülke genelinde süt üretimi yüzde 70 artarken, İzmir’de yüzde 270, Tire’de yüzde 400 arttı. En önemlisi insanlar köyünden göç etmedi, üretmeye devam ediyor.
Benzer başarılar Bayındır, Ödemiş Bademli,Seferihisar Bademler, İğdeli Kooperatifleri ile sağlandı.
Belediye, üreticilere ücretsiz toprak ve yaprak analizi, fidan, fide temini, bilgi ve teknoloji desteği gibi bir çok hizmeti ücretsiz sağlıyor. Kurulan ekolojik pazarlar ve diğer üretici pazarları ile ürünlerin değerinde pazarlanmasını sağlıyor.
Bütün bu hizmetler, Türkiye’de ilk kez bir belediye bünyesinde kurulan Tarım Dairesi tarafından yerine getiriliyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı çalışmaları,verdiği hizmetleri Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın vermesi gerekiyor. Ancak bakanlık yetersiz kalıyor.
Pazartesi günü İzmir’de Havagazı Fabrikası’nda yerelde kalkınma modelinin tarımda daha da yaygınlaştırılması için çok önemli bir toplantı yapıldı.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu yönetiminde yapılan toplantıya İzmir’deki ziraat odalarının başkanları, kooperatif başkanları ve yöneticileri, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve İzmir’de diğer üniversitelerde tarım ekonomisi konusunda çalışan öğretim üyeleri,sivil toplum örgütlerinin yöneticilerinin katıldığı toplantıda yerelde kalkınma modeli kapsamında bundan sonra nasıl bir yol izlenmesi gerektiği tartışıldı.
Önümüzdeki günlerde tarımsal sanayi, gıda sanayi işletmelerinin yöneticileri, tarım ve gıda ürünleri ihracatçılarının katılımı ile bir toplantı daha yapılarak onların da görüş ve önerileri alınacak. Yerelde Kalkınma Modeli için yeni hedef ve stratejiler belirlenecek.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun verdiği bilgiye göre İzmir’de tarım arazi yollarının yüzde 95’i asfaltlandı. Böyle bir hizmet Türkiye’nin hiç bir yerinde yok.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 6 Mart 2012’de kabul edilen Büyükşehir Yasası, geçtiğimiz 30 Mart yerel seçiminden sonra kırsalda ciddi değişiklikler yarattı.Ülke genelinde 13 il daha “büyükşehir” oldu. Yaklaşık 600 belde belediyesi kapanırken 16 bini aşkın köy belediyeye bağlı mahalle oldu. Belediyelerin kırsaldaki hizmet alanı genişledi.
İzmir’de Büyükşehir Belediye sınırları kapsamında 650 bin hektar olan kırsal alan 1 milyon 200 bin hektara yükseldi. Belediye sadece kentlere değil köylere de hizmet götürmek zorunda.
Bu yönüyle bakıldığında İzmir bir adım değil bin adım önde. Bu yasa çıkmadan kırsalda çok önemli çalışmalar yaptı ve sürdürüyor.Aziz Kocaoğlu’nun da belirttiği gibi son 10 yılda kırsaldaki insanlarla belediye arasında büyük bir güven oluştu. Kırsalda yaşayanlar belediye hizmetlerinden yararlanacaklarını,belediyenin desteğini arkalarında hissederek üretim yapıyor.
İzmir’de uygulanan yerelde kalkınma modelinin kurumsallaşması ve tarıma daha büyük katkı sağlaması için İzmir’de yaşayan 4 milyon ve Ege Bölgesi’nde yaşayan 12 milyonu aşkın tüketicinin modele dahil edilmesi gerekiyor. Sağlıklı ve güvenilir gıda tüketmek isteyen tüketici bu modelin bir parçası yapılmalı.Yerelde üretilen önce yerelde tüketilmeli,sonra ülke genelinde sonra da ihracata yönlendirilmeli.
Özetle, İzmir’de başlayan yerelde kalkınma modeli tüm belediyelere örnek olacak nitelikte.Ülke genelinde uygulanabilirse bu model tarım sektörü açısından yeni bir çıkış yolu olabilir.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız