Reklam Ver

Ulusal Süt Konseyi’nin çağrısı üzerine 25 Ocak’ta çiğ sütün referans fiyatını belirlemek üzere üretici, sanayici ve bürokratlar toplandı.Süt sanayicileri, 1 Ağustos 2013’ten bu yana litresi 1 lira olan referans fiyatın artırılmamasını istedi. Üreticiler ise yem ve diğer girdilerdeki fiyat artışının son bir ayda yüzde 20’ye ulaştığını, çiğ sütün litresinin en az 1 lira 30 kuruş olmasını talep etti.Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bürokratları tarafsız gibi görünse de süt sanayicilerinden yana tavır aldı. Uzun süren tartışmalar sonucunda çiğ süte göstermelik olarak 5 kuruşluk zam yapıldı. Buraya kadar olanları zaten biliyorsunuz.
Süt sanayicilerinin çiğ süte yapılan 5 kuruşluk fiyat artışını kutu süte ne kadar yansıttığını biliyor musunuz?
Süt sanayicileri 1 Şubat’tan geçerli olmak üzere kutu süte litre başına 20 ile 30 kuruş zam yaptı. Yani üreticinin sütüne yapılan 5 kuruşluk zammın 5-6 kat fazlasıyla doğrudan tüketiciye yansıtıldı.
Gelenek değişmedi. Üretici ucuza satmak zorunda kalırken, tüketici pahalıya almak zorunda bırakılıyor.
Üreticiler 5 kuruşluk fiyat artışını henüz alamadı. Ulusal Süt Konseyi’nden alınan bilgiye göre 25 Ocak’ta belirlenen 1 lira 5 kuruşluk referans fiyat 1 Şubat’tan itibaren geçerli olacak. Üreticiye süt bedelleri 15 günde bir yapılıyor. Bu nedenle çiğ süt üreticileri 5 kuruşluk zammı en erken 15 Şubat’ta alabilecek.
Oysa, sanayiciler 1 Şubat’tan geçerli olmak üzere kutu süte zam yaptı. Tüketici marketten aldığı kutu süte 20 ile 30 kuruş daha fazla ödüyor.
Yapılan zammın gerekçesi ne?
Kamuoyuna bir gerekçe açıklanmadı. Sanayicilere sorduğunuzda girdi maliyetlerinin yükseldiğini, çiğ süte zam geldiğini ifade ediyorlar.
Burada da bir çarpıklık var. Süt üreticilerinin girdi maliyetleri dikkate alınmıyor. Süt sanayicileri girdi maliyetlerini bahane ederek keyfi zam yapabiliyor.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve ilgili kurumlar bu keyfi zam karşısında hiç bir şey yapmıyor,yapamıyor. Çünkü “serbest piyasa ekonomisi uyguluyoruz” deniliyor.
Bu serbest piyasa üretici için neden geçerli değil. Üretici, sanayici, devlet bir araya gelerek çiğ sütün fiyatını belirliyor.
Çiftçinin kullandığı yemin, mazotun, gübrenin fiyatı neden böyle bir kurul tarafından belirlenemiyor. Ya da kontrol edilemiyor. Girdilerin fiyatını o ürünleri üretenler, satanlar belirliyor. Üreticiden alınan tarımsal hammaddeyi ürüne dönüştürenler yani çiğ sütü kutuya koyan sanayici kendi ürününün fiyatını kendisi belirleyebiliyor. Bu serbest piyasa ekonomisi oluyor. Ama sıra üreticiye gelince, “sen kendi ürettiğin ürünün fiyatını belirleyemezsin. Hep birlikte belirleyeceğiz. Bu da yetmiyor, bizim dediğimiz fiyatı kabul edeceksin” deniliyor.
Böyle serbest piyasa olur mu?
Üreticinin ürettiği çiğ sütün referans fiyatı 6 ayda bir belirlenecek. Üstelik 5 kuruşluk zamla geçiştirilecek ve sabit fiyat olacak. Sanayici istediği zaman kutu süte zam yapacak. Yemci istediği zaman zam yapacak. Mazot zammı otomatiğe bağlanacak ve bunun adı da serbest piyasa olacak. Bunun adı olsa olsa vahşi kapitalizm olur.
Gerçek olan şu ki, kutu süte yapılan zammın çiğ süt fiyatı ile hiç bir ilgisi yok. Referans fiyat 1 lira 5 kuruş olarak belirlense de piyasada üreticiden ortalama 75-80 kuruştan süt alınıyor. Üstelik çiğ süt zammı 1 Şubat’ta yürürlüğe girdi. Tesadüfe bakınız ki, kutu süte yapılan zam da aynı gün uygulamaya konuldu.
Kutu sütlerin büyük bölümü uzun ömürlü(UHT) olarak üretiliyor. Bir kaç ay rafta kalıyor. Dolayısıyla zam uygulanan kutu sütler çok önceden üretildi. Daha önce üreticiden alınan ve paketlenen sütlerdir. Sütle başlayan zam, yoğurt, peynir ve diğer süt ürünleriyle devam edecek.
Özetle, markasına ve çeşidine göre 20 ile 30 kuruş arasında değişen fiyat artışının anlamı şudur. Üreticiden ucuza alınan süt tüketiciye pahalıya satılıyor. Üretici sütten para kazanamıyor, tüketici ise pahalıya süt tüketiyor. Sadece mutlu bir azınlık bu işten karlı çıkıyor.

Sütte serbest piyasa…
Bu yazıyı değerlendirin

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız