Reklam Ver

Geçen hafta 3 gün Fransa’nın başkenti Paris’teydik. Yılbaşı öncesi tatlı bir telaş var. Kent yılbaşına hazırlanıyor. Sokaklar, vitrinler süsleniyor.Kentin sadece içi değil,dışı da oldukça hareketli. Fransız çiftçiler yine eylemde. Traktörleriyle Paris’e gelen yolları kestiler. Benzer eylemler Lion ve Marsilya’da var.Daha bir kaç ay önce “yumurta ezme” eylemi yapmışlardı. Daha önce yine hayvancılıkla uğraşanlar her gün binlerce turistin ziyaret ettiği Eyfel’in önünü koyunlarla doldurmuştu.
Fransız çiftçiler neden bu kadar sık eylem yapıyor?
Bu soruyu yanıtlamak için öncelikle Fransa için tarımın önemini vurgulamakta yarar var.Türkiye’nin Paris Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği’nin 2012 yılı Raporu’na göre Fransa’da tarımın durumu özetle şöyle:
Fransa’da, tarımın ekonomi içindeki payı son 20 yıldır düzenli olarak gerilemekle beraber, sektörün Gayri Safi Milli Hasıla içindeki payı yüzde 3.5 civarında.
Avrupa Birliği ülkeleri arasında, yıllık 61 milyar Avro’luk tarımsal üretim miktarı ile ilk sırada yer alıyor. Tarımsal faaliyetler, 500 bin işletme tarafından 411 tarımsal üretim bölgesinde gerçekleştiriliyor.
Ülkede ağırlıklı olarak tahıl üretiliyor. Fransa’nın toplam yüzölçümünün yaklaşık yüzde 54’ü tarımsal arazilerden oluşuyor. Bu arazilerin yüzde 40’ında tahıl üretiliyor.
Fransa aynı zamanda önemli bir hayvancılık ülkesi. Büyükbaş hayvancılıkta, Avrupa Birliği içindeki üretimin yüzde 25’ini gerçekleştiriyor.
Sanayi üretimi ağırlıklı olarak büyük işletmeler tarafından gerçekleştirilen Fransa’da, tarım sektörü ağırlıklı olarak aile şirketi şeklindeki küçük ve orta ölçekli işletmelerden oluşuyor.
Sektörde, 970 bin kişi daimi olarak faaliyet gösteriyor. Bunlardan 155 bin kişisi ücretli, 80 bin kişi ise mevsimlik olarak istihdam ediliyor.
Tüketicinin talepleri ve piyasa şartlarına göre şekillenen üretim kompozisyonu içinde, son yıllarda biyoyakıt üretiminde kullanılmak üzere kanola(kolza)ve mısır üretimi ön plana çıkıyor. Bir diğer eğilim ise, taze meyve, sebze ve tahıl ağırlıklı olmak üzere biyolojik üretime ağırlık verilmesidir.
Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikası çerçevesindeki destek sisteminin de etkisiyle Fransa’da tarımsal faaliyetler destekleniyor ve fiyatların tüketiciler açısından makul bir seviyede kalması sağlanıyor.
Fransa’da arazilere yönelik olarak 2020 yılına kadar hedefleri belirleyen program (Objectif terres 2020) çerçevesinde, yeni bir tarımsal üretim modelinin yaygınlaştırılması hedefleniyor.
Anılan program çerçevesinde, çevre konularını dikkate alacak şekilde yapılacak üretim faaliyetlerinin desteklenmesi hedefleniyor.
Sektörün dış ticaret içindeki payına bakıldığında, 2011 yılında tarıma dayalı gıda ürünleri ihracatının dış ticarette önemli olduğu ve 11.5 milyar Avro tutarında, rekor düzeyde ticaret fazlası verildiği görülüyor. 2011 yılındaki memnuniyet verici performanstan sonra, 2012’de tarım ve tarıma dayalı ürünlerin ticaretinde bir yavaşlama olmakla beraber, sektör, dış ticaret fazlası vermeye devam ediyor.
Fransa’nın dış ticaretinde, tarım sektörü, 2012’de, ithalatın ihracattan sırasıyla yüzde 2.8 ve yüzde 2.4 daha hızlı artmasına rağmen, havacılık sektörünün ardından 11.5 milyar Avro ile fazla veren ikinci sektör konumunda.
Tarımın bu kadar önemli olduğu Fransa’da çiftçi bilinçli ve örgütlü. Tarım sendikaları, kooperatifler çok güçlü bir yapıya sahip. Onların görüşü alınmadan ülkede tarım politikalarının belirlenmesi mümkün değil. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı dahil seçimlerde en etkin grupların başında çiftçi örgütleri geliyor.
Çiftçiler haklarını savunmak, ürettikleri ürünün değerinde satılması için sık sık eylemler yapıyor. Bu kez eylemlerin odağında Avrupa Birliği tarım reformuna karşı oluşan tepki ve vergilerin artırılmasına yönelik çalışmalar var. Hükümet tarımcıları da etkileyecek vergileri yüzde 7 ile 20 oranında artırmayı öngören bir tasarıyı gündeme getirince Fransız çiftçiler sokağa döküldü.
Getirilmek istenen vergilerin bir bölümü çevreyi korumak için çevre dostu araçların korunmasını öngörüyor.
Bir başka vergi ise binicilik sektöründe getirilmek istenen yüzde 13’lük Katma Değer Vergisi (KDV). Fransa’da binicilik okullarının 2 milyondan fazla üyesi olduğu ve KDV artışı nedeniyle faaliyet gösteren 7 bin okuldan en az üçte birinin kapanma riski olduğu ileri sürülüyor.
Bu nedenle üreticiler traktörlerin yanı sıra koşu atlarıyla eylem yapıyor.
Özetle, Fransız çiftçiler, reformlarla ellerinden alınmak istenen haklarını kaptırmamak ve getirilmek istenen ek vergileri kabul etmemek için eylemdeler. Fransa’daki eylemlere bakınca Türkiye’de tarımın en önemli sorunlardan birisinin örgütlenme sorunu olduğu çok daha iyi anlaşılıyor.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız