Reklam Ver

Bir çok tarım ürününde olduğu gibi zeytinde ve zeytinyağında da sağlıklı verilere ulaşmak kolay değil. 2013 yılı zeytin üretimi için bugüne kadar açıklanan 3 tahmin var.
İzmir Ticaret Borsası’na göre 2013-2014 sezonunda Türkiye zeytin üretimi 1 milyon 84 bin ton olacak. Zeytinyağı üretimi ise 140 bin ton.Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın rekolte tahmini yapmakla görevlendirdiği Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi’ne göre, zeytin üretimi 1 milyon 33 bin ton, zeytinyağı üretimi 130 bin ton olacak.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun tahmin ise 1 milyon 676 bin ton zeytin,180 bin ton zeytinyağı.
Bu verilerden hangisini doğru kabul edeceğiz?
İzmir Ticaret Borsası ile Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi’nin verileri arasında çok büyük fark yok. Fakat bu iki tahminle devletin resmi verileri arasında büyük fark var. Devlet bu verilerden hangisine göre zeytincilik politikasını belirliyor. İhracatçı, sanayici, Tariş, Marmarabirlik bu verilerden hangisine göre iş planını yapacak?
Sektörün en temel sorunlarından birisi doğru güvenilir verilerin olmaması.
Ayvalık’ta yapılan Zeytin Hasat Şenliği’nde, “Suriye’den Türkiye’ye son bir yılda kaçak yollardan 60 bin ton zeytinyağı girdi” bilgisi de bu çerçevede değerlendirilmeli.
Okurlarımız haklı olarak “bu kadar yağı taşımak için binden fazla Tır-kamyon gerekiyor. Bu kadar yağ nasıl girer” diye soruyor.
Adı üzerinde “kaçak”. Yasal olmayan yollardan ülkeye giren zeytinyağını hiç kimsenin tartması mümkün değil elbette.
Yasal verilerde bile bu kadar eksiklik, çarpıklık varken yasal olmayan zeytinyağı girişi konusunda net rakam vermek mümkün değil. Burada kaçağın,yasal olmayan zeytinyağının boyutu yani piyasaya etkisi önemli. Suriye’den ülkeye giren kaçak yağ piyasayı olumsuz etkiliyor mu?
Evet etkiliyor. Bunun mutlaka önlenmesi gerekir. İçeride üretilen zeytinyağı konusunda çok farklı rakamlar konuşulurken bunun üzerine birde kaçak, yasal olmayan yağın girmesi piyasayı derinden etkiler.
Bir başka önemli soru ise Suriye’den gelen kaçak zeytinyağını kimin alıp işlediği?
Ayvalık’taki toplantıda bu soru Burhaniye’den panele katılan Murat Narin tarafından “Suriye’den kaçak olarak gelen zeytinyağının ne kadarını Tariş ve Marmarabirlik veya özel sektör firmalarının tesislerinde işleniyor?” diye çok açık biçimde soruldu.
Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Cahit Çetin’de aynı netlikte yanıt verdi: “Biz ortaklarımızın dışında hiç kimseden yağ almıyoruz.”
Marmarabirlik’in de ortaklarından başka kimseden zeytin ve zeytinyağı almadığı biliniyor.
Kaldı ki, kayıt sisteminin en iyi uygulandığı kurumlar Tariş, Marmarabirlik gibi üretici birlikleri. Özel sektörün markalaşmış büyük üreticilerini bir yana bırakırsak büyük bölümünde sağlıklı bir kayıt sistemi yok. Merdivenaltı tabir edilen üretimler var. Piyasadan yağ toplayıp dökme olarak ihraç edenler, beyaz tenekelerde markasız piyasaya sürenler var.
Devlet kaçakçılığın izini sürerse Suriye’den gelen yağın kimler tarafından piyasaya sunulduğunu çok kolay bulur ve açıklar. Yeter ki böyle bir niyet olsun.
Zeytinyağı verileri konusuna değinmişken Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın hedeflerine de bakmakta yarar var. Yaklaşık 10 yıl önce Bakanlık 2004-2014 dönemini kapsayan 10 yıllık hedeflerini açıkladı.
Zeytincilik konusunda önemli çalışmalar yapılmasına, özellikle zeytin ağacı sayısının 90 milyondan 160 milyona çıkarılmasına rağmen bir çok hedefe ulaşılamadı. Ayvalık Zeytin Hasat Şenliği’nde Bakanlık adına konuşan Bitkisel Üretim Genel Müdürü Mevlüt Gümüş’ün verdiği bilgilere bakılırsa hedefler 2023 yılına ötelenmiş görünüyor.
Özetle, zeytincilikte olumlu gelişmelerin yanı sıra önemli sorunlar da yaşanıyor. Bu sorunlara çözüm aranırken Suriye’den gelen kaçak yağ hem piyasayı hem insan sağlığını tehdit ediyor. Tüketici olarak yediğiniz yağın ne kadar sağlıklı olduğunu biliyor musunuz?

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız