Reklam Ver

Avrupa Birliği, 2013 İlerleme Raporu’nu bayramda açıkladı. Daha bir kaç yıl öncesine kadar ilerleme raporu merakla beklenir. Günler öncesinden içeriğine ilişkin ipuçları elde edilir ve yayınlanırdı. Rapordaki hemen her söz büyük gürültü koparırdı.Bu yıl raporun açıklanması sıradan bir haber olarak yansıtıldı.Yandaş medya raporun hükümeti öven bölümlerini öne çıkardı. Haberlerden anlaşılan o ki, Hükümet raporu beğenmedi. Muhalefet ise genel olarak raporu değerlendirmeye bile değer görmedi. Öyle anlaşılıyor ki hükümetin de muhalefetin de gündeminde Avrupa Birliği konusu yok.
Avrupa Birliği’nin İlerleme Raporu’nda yer alan tarım ve gıda konusundaki değerlendirmeler son bir kaç yıldaki raporlardan pek farklı değil. Rapora göre Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne uyum çerçevesinde son 1 yılda tarım ve gıdada yaşanan gelişmeler özetle şöyle:
1-Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Çiftlik Muhasebe Veri Ağıyla (ÇMVA) ilgili idari kapasitesini geliştirmiştir. Tarım istatistikleri strateji belgesi henüz kabul edilmemiştir.
2-Üreticilere verilen doğrudan desteklemeler konusunda, Türkiye, tarımsal destekleme politikasını Ortak Tarım Politikası (OTP) ile uyumlu hale getirmek için bir strateji hazırlanmasına yönelik ilk adım olarak, bir etki değerlendirme çalışması yapılması hazırlıklarını başlatmıştır. 2013 yılı tarım bütçesi artmaya devam etmiştir.
3-Arazi Parsel Tanımlama Sistemi’nin geliştirilmesine yönelik çabalar sürmüştür; ancak Entegre İdare ve Kontrol Sistemi’nin hazırlanması konusunda genel olarak sınırlı ilerleme kaydedilmiştir.
4-Türk makamları bazı AB’ye üye ülkelerden canlı sığır, sığır eti ve türev ürünlerin ithalatındaki bazı kısıtlamaları devam ettirmiş, böylelikle 2010 ve 2012 yılları arasındaki ilerlemeyi durdurmuştur. Türkiye’nin tarımsal ürünlere yönelik ticaret anlaşması kapsamındaki ikili yükümlülüklerini tam anlamıyla yerine getirmesi için daha fazla çaba göstermesi gerekmektedir. Türkiye ve Komisyon uzun süredir devam eden sığır eti ithalatı yasağı meselesini çözüme kavuşturmak amacıyla güçlendirilmiş bir diyalog başlatmıştır.
5-Ortak piyasa düzeni konusunda bir gelişme kaydedilmemiştir.
6-Kırsal kalkınma konusunda, Türkiye, Katılım Öncesi Yardım Aracı-Kırsal Kalkınma Bileşeni (IPARD), programda öngörüldüğü üzere 42 ilde uygulanmaktadır. Kümülatif toplamda 3381’e ulaşan destek başvurularında önemli bir artış olmuştur. Bununla birlikte, bugüne kadar yalnızca 162 proje tamamlanmıştır. IPARD fonlarının kullanılma oranının artması beklenmektedir; ancak 2013 yılı sonunda büyük oranlarda fon kaybını önlemek için uygulamanın hızlandırılması önemlidir. Proje havuzu oluşturulması ve devamlılığının sağlanması, danışmanlık sistemlerinin uygulamada daha fazla yer almasının sağlanması ve daha iyi kredi imkânları sunulması için çabaların sürdürülmesine ve muhtemel basitleştirmelere ihtiyaç vardır.
7-Kalite politikası ile ilgili ilerleme kaydedilmemiştir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı organik tarımın geliştirilmesi amacıyla bir strateji ve bir eylem planı kabul etmiştir. Bu alanda AB müktesebatına uyum için mevzuat değişiklikleri de yapılmıştır.
8-Genel gıda güvenliği konularında, AB müktesebatına uyum sağlanması ve müktesebatın uygulanmasında sınırlı ilerleme kaydedilmiştir.
9-Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nda bilim ve danışma kurulları kurulmuştur.
10-Bazı mevzuat AB ithalat kurallarına ve uluslararası standartlara uygun değildir ve gereksiz idari yük ortaya çıkarmaktadır.
11-Veterinerlik politikası konusunda, Türkiye, sığır türü hayvanların kimliklendirilmesi ve kayıt altına alınması ile hareketlerinin kontrolü alanında ilerleme kaydetmiştir. Ancak, sistem hala AB müktesebatıyla tam uyumlu değildir. Koyun ve keçi türü hayvanların kimliklendirilmesi ve kayıt altına alınmasına devam edilmiştir.
12-Türkiye’nin, hayvan hastalıklarına karşı mücadelesi devam etmiştir. Trakya bölgesinde şap hastalığına karşı yoğun aşılamayla birlikte, şap hastalığından aşılı ari bölge olma statüsünü korumak amacıyla bu bölgeyle Anadolu arasındaki hayvan hareketlerine yönelik sıkı kontrollerin uygulanmasına devam edilmiştir.
13-Hayvan refahı mevzuatının uygulanması sınırlı kalmıştır. Kesim sırasında hayvan refahı konusunda ilerleme kaydedilmemiştir. Bu alanda daha fazla yapısal ve idari çabalar gerekmektedir.
14-Türkiye, gıda, yem ve hayvansal yan ürünlerin piyasaya arzı konularındaki eğitim, denetim ve izleme programlarını sürdürmüştür. Tarımsal gıda işletmeleri için ulusal bir modernizasyon planı oluşturulmasına yönelik ilerlemeler sınırlı kalmıştır. Gıda işletmelerinin kayıt edilmesi ve onaylanmasına yönelik yeni kuralların uygulanması kayda değer çabalar gerektirmektedir.
15-Gıda güvenliği kuralları alanında, etiketleme, gıda katkı maddeleri, saflık kriterleri, aroma verici maddeler ve gıda takviyeleri gibi bir dizi konuda mevzuat kabul edilmiştir. Bununla birlikte, gıda katkı maddeleri hakkında kabul edilen yeni mevzuat AB müktesebatıyla uyumlu değildir. Gıda ile temas eden madde ve malzemeler konusunda ilave çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Gıda enzimleri ve yeni gıdalar konularında uyum henüz tamamlanmamıştır.
16-Genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO’lar) alanında laboratuvar kapasitesi iyileştirilmiştir.
Özetle, Avrupa Birliği tarım ve kırsal kalkınma, gıda güvenliği, veterinerlik ve bitki sağlığı politikaları konusundaki çalışmaları yeterli bulmuyor.2010-2012 döneminde yapılan canlı hayvan ve et ithalatının sürekli hale getirilmesini istiyor.

AB İlerleme Raporu'nda tarım ve gıda…
Bu yazıyı değerlendirin

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız