Reklam Ver

Ne zaman yazımı önceden yazsam, mutlaka güncel bir konu çıkar. O yazı elimde kalır. Dün de öyle oldu. Elazığ’dan gelen bir telefon, Bursa izlenimlerimizi yazdığımız ikinci yazıyı öteledi. Çünkü,Elazığ’dan arayan okurumuz Levent Yiğit’in anlattıkları, bugün yazılmazsa yarın çok geç olabilir.
Elazığ’dan yükselen çığlığı Ankara’ya duyuramazsak sadece Elazığ’da değil ülkenin hemen her yerinde bir çok hayvancılık işletmesinin kapısına kilit vurulabilir.
Levent Yiğit’in anlattıkları son 4 yılda devletin sıfır faizli kredisine güvenerek hayvancılığa yatırım yapanların öyküsü.
İşte o öykünün ayrıntıları:
İnşaat mühendisi olan Levent Yiğit, inşaat işlerinin yanı sıra tekstil sektöründe faaliyet gösteriyor. Bir ayağı siyasette. Anadolu’daki tipik girişimci profiline sahip. Elindeki kaynağı devlet desteği ile birleştirerek yaşadığı memleketi için bir şeyler yapmaya, istihdam yaratmaya çalışıyor.
Demokrat Parti’den Belediye Meclis üyeliği ve Belediye Başkan Vekilliği yaptığı dönemde görevi gereği Elazığ’ın 2023 vizyonunun, hedeflerinin belirleneceği toplantılara katılır. Yaklaşık 5 yıl süren bu çalışmalar sonucunda Elazığ’ın yatırım yapılacak sektörleri belirlenir. Tarım, hayvancılık ve madencilik sektörleri öne çıkar.
Öz kaynakları ve devletin sıfır faizli kredi desteğinden yararlanarak geleceğini parlak gördüğü hayvancılığa yatırım yapmaya karar verir. Kendi deyimi ile “ihtilal yapacaktır”.
Elazığ’da Levent Yiğit gibi düşünen ve hayvancılığa yatırım yapan 5 yatırımcı daha var. Onlar da aynı dönemde aynı umutla hayvancılık yapmaya karar verir. Ziraat Bankası’ndan sıfır faizli kredi alırlar. Ancak işler bekledikleri gibi gitmez. Bundan 4 yıl önce büyük umutlarla hayvancılık sektörüne giren Elazığ’daki 6 yatırımcıdan 3’ü batar. Bu işletmelerle ilgili detaylı bilgiyi isteyenlerle ayrıca paylaşabiliriz.
Levent Yiğit, bir aile şirketi olan Yiğital Tarım ve Hayvancılık şirketi ile damızlık süt sığırcılığına 150 baş ile başlar. Bugün 320 baş hayvanı var. Bugüne kadar yaptığı toplam yatırım tutarı 6.5 milyon lira. Bunun 2 milyon lirası kredi. Bugüne kadar hayvancılıktan para kazanamamış. Yani zararda. Ancak, işletmeyi kara geçireceğinden çok emin. Bunun için öncelikle gelecek ay kredi taksitini ödemesi gerekiyor. Bu taksiti ödemek için de elindeki hayvanların bir bölümünü satması gerekiyor. İşte sorun da bu noktada başlıyor.
Kurban Bayramı nedeniyle hayvan fiyatı düşük. Bayramdan sonra yüksek et arzı nedeniyle et fiyatı daha da düşecek. Üstelik, hayvanları henüz yeterince kilo almamış yani etlenmemiş. Satacağı hayvanları ortalama 200 kilo civarında karkas ağırlığa sahip. Bir kaç ay sonra 400 kiloya ulaşacak.
Levent Yiğit diyor ki; “Ziraat Bankası bu taksitimizi bir kaç ay ertelese veya taksitlendirse rahatlıkla borcumuzu ödeyip işletmemizi ayakta tutarız. Fakat bu erteleme olmazsa hayvanlarımızı değerinin çok altında satmak zorunda kalacağız. İşletmemiz büyük yara alır. Diğer 3 işletmenin yaşadığı acı gerçeği yaşamak istemiyoruz. Bugün işletmeyi kapatsak doğacak zarar 3-4 milyon lira. Bizim gibi ülke genelinde o kadar çok işletme var ki. Ziraat Bankası’ndan istediğimiz tek bir şey var. Gelsinler işletmemizi görsünler. Borcumuzu yani kredi taksitimizi ödeyecek hayvanımız var. Varlığımız var. Ancak zamanlaması nedeniyle elimizdeki hayvanları değerinin çok altında satarak ödemek zorunda kalacağız. Yani hayvanımızı 200 kilo karkasla satmak zorunda kalacağız. Bayramda kesilen hayvan sayısındaki artış nedeniyle et fiyatı çok düşük olacak. Oysa bir kaç ay sonra hem fiyatta toparlanma olur hem de hayvanlar 400 kiloya ulaşır. O zaman satmamız çok daha kolay olacak. Banka bir defaya mahsus bu kredi taksitini bir kaç ay ertelese yüzlerce belki binlerce işletme kurtulur. Biz herkesin borcu, taksiti ertelensin demiyoruz.İşletmeyi yerinde görsünler ve hayvanı olanların, ödeme gücü bulunanların taksiti ertelensin. Bunun bankaya olan maliyeti, ülke hayvancılığına getireceği yarardan çok çok düşük olur.”
Özetle Levent Yiğit ve onun gibi yüzlerce, binlerce girişimci hayvancılıkta gelecek gördüğü için öz kaynağı ve devletin verdiği sıfır faizli kredi ile hayvancılığa yatırım yaptı. Modern hayvancılık işletmeleri kuruldu. Ancak et ve süt fiyatının maliyetin altında kalacağını hiç kimse hesaplayamadı. “Üç yıldır et fiyatı artmıyor” diye övünülecek bir politikanın uygulanacağını hesaplayamadılar. Bu nedenle sadece Elazığ’da kurulan 6 işletmeden 3’ü iflas etti. Yani yüzde 50’si battı. Kalan yüzde 50’nin batmaması, üretime devam etmesi için Ziraat Bankası’nın Kurban Bayramı sonrasına denk gelen kredi taksitlerini bir kaç ay ertelemesi veya yapılandırması isteniyor. Bunu yapmak çok zor olmasa gerek. Kurulan bu işletmeleri batırmak kolay, yaşatmak zor. Umarız Elazığ’dan yükselen bu çığlığı Ankara duyar. Duymazsa daha kötü haberlere herkes hazır olmalı.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız