Reklam Ver

Dünyada ve Türkiye’de zeytinyağı üretimi düşüyor. Geçen sene İspanya’da yaşanan olumsuz hava şartları zeytinyağı üretiminde büyük düşüşe neden oldu.
Dünya zeytinyağı üretimi 2012-2013 sezonunda bir önceki sezona göre yaklaşık yüzde 20 azaldı. 2011-2012 sezonunda 3.4 milyon ton olan dünya üretimi 2.7 milyon tona geriledi.Bu daralma dünya piyasalarını olumsuz etkiledi. Bu yıl ise dünya üretiminin en iyimser tahminle 3 milyon ton olması bekleniyor.Türkiye’de ise son iki sezon 200 bin ton civarında olan zeytinyağı üretiminin bu yıl düşmesi bekleniyor. Bu konuda iki önemli tahmin açıklandı. İzmir Ticaret Borsası Koordinasyonunda yapılan tahmine göre bu sezon zeytinyağı üretimi yüzde 30 azalarak 141 bin ton gerçekleşmesi bekleniyor. Sofralık zeytin üretiminin ise 455 bin tondan 391 bin tona gerileyeceği tahmin edildi.
Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından resmi olarak görevlendirilen Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK)’nin yaptığı tahmine göre ise, bu yıl zeytinyağı üretimi 130 bin ton,sofralık zeytin üretimi de 410 bin ton olacak.
Son yıllarda dikilen yeni zeytin fidanları ile Türkiye’nin ağaç varlığı 90 milyondan 160 milyona çıkmasına rağmen üretim neden artmıyor?
Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bundan 9 yıl önce 2004’te zeytincilikle ilgili bir plan açıkladı. Sektör için 2014 yılına kadar gerçekleşecek hedefler şöyle belirlendi:
Zeytin dikim alanı 625 bin hektardan 1 milyon hektara çıkarılacaktı. Bugün 800 bin hektar civarında.Zeytin ağacı sayısı 103 milyondan 180 milyona çıkarılacaktı, bugün 162 milyon adet olduğu tahmin ediliyor. Sofralık zeytin üretimi 400 bin tondan 650 bin tona, yağlık zeytin üretimi 800 bin tondan 2.5 milyon tona çıkarılacaktı. 2012-2013 sezonunda sofralık zeytin üretimi 480 bin ton, yağlık zeytin üretimi 1 milyon 340 bin ton oldu. Yapılan yeni tahminler üretimin hedeften daha da uzaklaşılacağını gösteriyor.Yıllık zeytinyağı üretimi 140 bin tondan 750 bin tona çıkarılacaktı ama zeytinyağı üretimi 200 bin ton seviyesinde. Bu sene 141-130 bin tona gerileyeceği tahmin ediliyor. Kişi başına zeytinyağı tüketimi 1.4 litreden 5 litreye çıkarılacaktı. Ancak 2 litre civarında kaldı.
Bu hedeflerin belirlemesinden bu yana 9 yıl geçti. Geriye kalan 1 yılda gerçekleşmesi mümkün mü?
Elbette değil. Öyle görünüyor ki, 10 yıl önce belirlenen hedeflerin hiçbiri gerçekleşmeyecek. Bugünkü politikalarla bir 10 yıl daha geçse yine bu hedeflerin bir çoğu gerçekleşemeyecek.
Çünkü, üretim maliyeti artarken, üreticinin sattığı zeytin ve zeytinyağının fiyatı artmak bir yana ya yerinde sayıyor bazı yıllar geriliyor. Market fiyatı değil, üretici fiyatı düşüyor.
Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı verilerine göre, 2002 yılında 1 kilo zeytinyağının maliyeti 2.26 liraydı. Dekar başına maliyet ise 164 lira 98 kuruştu.
2012’ye gelindiğinde yani 10 yılda 1 kilo zeytinyağının üretim maliyeti yüzde 100’ün üzerinde artışla 5 lira 27 kuruşa yükseldi. Aynı dönemde zeytinyağı üretimi için dekar başına maliyet 896 lira 41 kuruşa ulaştı.
Bakanlık verilerine göre, bu dönemde dekar başına verim 73 kilodan 170 kiloya ulaştı. Aynı dönemde üreticiye verilen desteklerdeki artış maliyet artışının çok gerisinde kaldı. 2002 yılında zeytinyağına verilen destek maliyetin yüzde 16?sını karşılarken 2012’de yüzde 11’ini karşılayabilir seviyeye düştü.
Bir çok tarımsal üründe olduğu gibi zeytinyağında da temel sorun yüksek girdi maliyetleri.
Son 10 yılda zeytinyağına verilen destekleme priminde de çok dalgalı bir seyir izlendi. 2002 yılında kilo başına 17.5 kuruş olan prim, 2003’te 20 kuruşa,2004 yılında 25 kuruşa çıkarıldı. 2005’te 10 kuruşa düşürüldü. Bir yıl sonra 1 kuruş artırılarak 11 kuruşa yükseltildi. 2007’de 20 kuruş olarak uygulanan prim, 2008’de 18.9 kuruşa düşürüldü. 2009’da 25 kuruşa,2010’da 30 kuruşa,2011’de 50 kuruşa yükseltildi. Geçen sene prim artırılmadı, yine 50 kuruş olarak uygulandı. Bu sene ise 50 kuruştan önce 60 kuruşa daha sonra Bakanlar Kurulu Kararı ile 70 kuruşa çıkarıldı.
Zeytinyağı üretiminin,tüketiminin ve ticaretinin en yaygın olduğu Avrupa Birliği’nde yıllardır üreticiye kilo başına ortalama 2.3 Avro destek verilir.
Zeytinyağında üretimin düşeceğini gören kimi ihracatçılar yıllardır dile getirdikleri Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında zeytinyağı ithalatı istiyor. Hükümet Suriye’den geçen yıl 50 bin ton civarında zeytinyağının kaçak olarak ülkeye girişini durduramazken birde Dahilde İşleme Rejimi ile ithalata izin verirse bu üretim düşüşüne rağmen üretici zeytinyağını maliyetin altında satmak zorunda kalacak. Bakanlığın hedefleri hepten hayal olacak.
Ekonominin kuralları işlerse bu yıl üretim düşüşü olacağı için zeytinyağı fiyatının yükselmesi bekleniyor. Umarız zeytin ağaçlarını kesmeyecek bir fiyata ulaşılır.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız