Reklam Ver

Fındıkta değişim rüzgarı esiyor. İhracatta rekor kırıldı. Dünya fındık üretiminde ve ihracatında yüzde 75-80 pazar payına sahip olan Türkiye, tarihinde ilk kez 300 bin tonun üzerinde iç fındık ihraç etti. Bu önemli bir başarı.
Bir kaç yıl öncesine kadar fındık fazlası başa belaydı. Fiskobirlik devlet adına alım yapardı. Sonra AKP Hükümeti Fiskobirlik yönetimiyle çatıştı ve Toprak Mahsulleri Ofisi’ni devreye soktu. Her yıl binlerce ton fındık devlet adına alınırdı. Hazine’ye görev zararı yazılırdı.Bugün gelinen noktada “üretilen fındık iç piyasaya ve ihracata yeter mi?” endişesi var.
Fındıkta bu değişim nasıl oldu?
1- İklim değişikliği fındık üretiminde dalgalanmalara neden oluyor. Türkiye’nin kabuklu fındık üretimi ortalama 600 bin ton seviyelerinde iken son yıllarda çok dalgalı bir seyir izledi. Bir yıl fındık üretimi 700 bin tonu aşarken ertesi iki yıl üst üste 500 bin tonun altında kalabiliyor. Bu dalgalanma fındık rekoltesinin yüksek olduğu yılların fındığını bile değerli hale getirdi. Alıcılar piyasadaki bu dalgalanmadan etkilenmeyecek bir alım politikası uygulamaya başladı.”Nasıl olsa fındık çok, istediğim zaman alırım” dönemi bitti.
2- İç piyasada fındık ve fındıklı ürünler tüketimi arttı. Daha önce sadece fındık alıp satan, ihraç eden firmalar, yerel markalarla fındık ve fındıklı ürünler üretmeye başladı. Fındık tüketiminin artması için havaalanlarında, marketlerde stand kurarak veya sadece fındık ve fındık ürünlerinin satıldığı dükkanlar açıldı. Bu çabalar iç piyasada yıllık 60 bin ton civarında olan kabuklu fındık tüketimini 100 bin tonun üzerine çıkardı.
3- Eti, Ülker gibi ulusal çikolata üreticilerinin ürün çeşitliliğine giderek daha çok fındık kullanmaya başlaması yine fındık tüketimini artırdı.
4- Dünyada da fındıklı ürünlere olan talep yükseldi. Çikolata üreticileri daha çok fındık almaya başladı ve ihracat arttı.
Bu değişimler fındıkta yeni bir dönemin başlangıcı oldu.
İhracattaki artışa bakıldığında ilk kez 2012-2013 sezonunda 301 bin ton iç fındık ihraç edildi. Bunun karşılığı 602 bin ton kabuklu fındık demek. Üretimin 500 bin ton seviyelerinde olacağı her yıl bundan sonra sorun olacak demektir. Bu düzeydeki bir üretim Türkiye’ye yetmeyecektir. Bu nedenle gerekli önlemlerin şimdiden alınması gerekir.
Hükümetin son derece yanlış olan ve iflas eden alternatif ürün politikası ile fındık alanlarının daraltılması değil, genişletilmesi gerekiyor. Hükümet alternatif ürün politikasını “yeni fındık stratejisi” adı altında gündeme getirdiğinde bunun ne kadar yanlış olduğunu defalarca yazdık. Merak eden arşive bakar.
Ayrıca, fındık ihracatında miktar bazında elde edilen bu başarı elbette kutlanmaya değer. Ancak bu başarının gizlediği bir gerçek daha var. Fındık ihracatından elde edilen dövizde düşüş var.
Fındık bu kadar değerli bir ürün haline gelmişken daha çok fındık ihraç ederek daha az döviz elde etmek kabul edilebilir mi?
Karadeniz Fındık İhracatçıları Birliği’nin rakamları ortada. 2011-2012 sezonunda 229 bin ton iç fındık ihraç ederek 1 milyar 819 milyon dolar döviz girdisi sağlayan Türkiye, yeni tamamlanan 2012-2013 sezonunda 301 bin ton iç fındık ihraç etmesine rağmen döviz geliri 1 milyar 750 milyon dolarda kaldı. Türkiye geçen sezona göre 71 bin ton daha fazla fındık ihraç ederek yaklaşık 70 milyon dolar daha az dövizle yetinmek zorunda kaldı. 2005-2006 sezonunda 239 bin ton iç fındık ihracatından 1 milyar 952 milyon dolarlık döviz girdisi sağlandığı unutulmamalı.
İhracatta rekor kırmak çok önemli, fakat üretiminde ve ihracatında adeta tekel konumunda olduğumuz bir ürünün bu kadar ucuza gitmemesi gerekir.
Karadeniz Bölgesi’nin en önemli ürünü ve Türkiye’nin tek başına en fazla döviz elde ettiği tarım ürünü olan fındıkta farklı bir değişim daha yaşanıyor.
Türkiye’den fındık alan büyük sanayi kuruluşları Türkiye’ye yatırım yapmaya başladı. Üreticilerle sözleşmeli üretim modelini yaşama geçiriyorlar. Üreticiden doğrudan fındık alımı yapacaklar. Bu bize yıllar önce tütünde yaşananları hatırlattı. 1980’li yıllarda sayıları yüzlerle ifade eden tütün ihracatçısı vardı. Bu ihracatçılar üreticiden tütünü alır ihraç ederlerdi. Sonra sigara fabrikaları kurulunca bu ihracatçılar devre dışı bırakıldı ve sigara firmaları üreticiden doğrudan tütün almaya başladı. Bugün tütün alımı ile ilgilenen 3-5 firma kaldı.
Fındıkta da benzer bir süreç yaşanacak. Fındığı alan sanayiciler üreticiyle doğrudan bir ilişkiye girerek ihracatçıları devre dışı bırakacak. Bugünkü bir çok ihracatçı piyasadan silinecek. Bir kaç firma kalacak.
Ayrıca, çikolata üreticileri Türkiye’de yatırım yaparak üretimlerinin bir bölümünü burada yapacaklar. Nutella’nın üreticisi Ferrero Manisa’da fabrikasını açtı. Yeni yatırımcılar da mutlaka gelecek.
Özetle fındıkta yaşanan bu değişime herkesin hazırlıklı olması gerekir. Fındıkta hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız