Reklam Ver

Hükümet iflas eden hayvancılık politikasında ısrar ediyor. Tam 3 yıldır uygulanan “ithalatla üreticiyi, terbiye etme politikası” sürdürülmek isteniyor. Fakat bu politikanın sürdürülemeyeceği 3 yıllık uygulamada görüldü. Ülkenin kıt kaynaklarıyla ithal edilen 3 milyar dolarlık et ve canlı hayvan, hayvancılıktaki yaraya pansuman dahi olamadı.
Bu kadar başarısız politikayı uygulayanlar ise koltuklarında oturmayı sürdürüyor.Ankara Haber Müdürümüz Hüseyin Gökçe’nin iki gündür DÜNYA’ da yayınlanan haberlerinden anlaşıldığı üzere kırmızı et piyasasına müdahale edilecek.Yapılacak bu müdahale ithalata rağmen ayakta kalan son besicileri de yok edecek.
Et fiyatına müdahale gerekli mi?
Evet.Et fiyatına müdahale edilmesi şart. Fakat, yapılacak müdahale besicilerin karkas et fiyatına değil, öncelikle girdi maliyetlerini düşürecek bir müdahaleye ihtiyaç var. Eğer bu yapılmayacaksa, marketlerdeki et fiyatına, et ürünleri satanlara yani sucuk,salam,sosis satanlara,restoranlarda 200 gram eti 100 liraya servis edenlere müdahale edilmesi gerekiyor.
Üç yıldan beri ithal edilen ucuz eti bile bir kaç katına satanlara müdahale edilmeli. Ama bunu yapamayanlar dönüp dolaşıp besicilerin sattığı karkas ete müdahale ediyor. Kim müdahale ediyor,Et ve Süt Kurumu. Eski adıyla Et ve Balık Kurumu.
Et ve Balık Kurumu 1952’de kuruldu. Kuruluş amacı üreticiye,besiciye destek olmak,ülke hayvancılığını geliştirmekti. Uzun yıllar bu görevi başarıyla yaptı.
Kurum, 1992 yılında özelleştirme kapsamına alındıktan sonra resmen yağmalandı. Özelleştirme sürecinde 19 işletmesi satıldı, 3 işletmesi kapatıldı, 5 işletmesi ise başka kurumlara devredildi.
2005 yılında özelleştirme kapsamından çıkarılan Et ve Balık Kurumu, Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na bağlandı. Halen Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 5, diğer bölgelerde 4 kombina olmak üzere 9 kombina ile faaliyetini sürdürüyor. Piyasadaki payı yüzde 3 seviyesinde.
Et ve Balık Kurumu ile aynı dönemde özelleştirilen iki kurum daha vardı.Süt Endüstrisi Kurumu(SEK),Yem Sanayi A.Ş. Bu 3 kurumun özelleştirilmesi ile üreticinin,besicinin hayat damarları kesildi.Hayvancılık çöktü. Bir daha da o eski günlerine dönemedi.
Bugün hala yemde çok büyük sorunlar var. Yem hammaddesinin büyük bölümü ithal ediliyor. Kaba yem açığı kapatılamaz noktaya ulaştı.Saman bile ithal edilir oldu. Sütte kriz her geçen gün derinleşiyor. Üretici sattığı 1 litre çiğ sütle 1 kilo yem alamıyor. Karkas etin maliyeti 16 lira, Bakanlığa göre 15.7 lira.Ama üretici tam 3 yıldır 13-14 liradan karkas et satıyor. Yüzlerce,binlerce besici iflas etti.
Hayvancılıkta böyle bir tablo yaşanırken Hükümet, özelleştirme kapsamından çıkarılan Et ve Balık Kurumu’nu özellikle 2009 yılından sonra “ithalat ofisi” gibi kullandı.
Besicileri desteklemek,korumak amacıyla kurulan bu kurum, yaptığı ithalatla besicilerin iflasını hızlandırdı.
Geçen Nisan ayında adı Et ve Süt Kurumu olarak değiştirildi. Amaç et ve süt piyasasına müdahale ederek fiyat istikrarını sağlamak olarak belirlendi. Kurumun başına da deneyimli bir bürokrat,Toprak Mahsulleri Ofisi eski Genel Müdürü İsmail Kemaloğlu getirildi.
Et ve Süt Kurumu şimdiye kadar süt işine hiç bulaşmadı. Et konusunda ise ilk müdahaleye hazırlanıyor.
Hükümet, Bakanlık, Et ve Süt Kurumu piyasaya müdahaleyi besicilere müdahale olarak görüyor. Yaklaşık 3 yıldır karkas etin ortalama fiyatı 13-14 lira aralığında seyrederken ve çok sayıda besici iflas ederek sektörden çekilirken bu kurumlardan ses çıkmadı. Üstelik ithalatla bu çöküş süreci hızlandırıldı.
Bir iki aydan beri karkas et fiyatında küçük kıpırdanmalar yaşanıyor. Ayakta kalan üretici-besici “para kazanırım” diye umutlandı. İthalatı savunan et lobisi Ramazan ayını da bahane ederek ortalığı ayağa kaldırdı. Et fiyatının artacağı, halkın yüksek fiyata et tüketmek zorunda kalacağı piyasaya pompalandı. Bayram öncesi Ankara’da bakanlıkta önemli, bir toplantı yapıldı. Toplantının ayrıntılarını “Devletin et fiyatı” başlığıyla 6 Ağustos’ta yazdık. (www.tarimdunyasi.net/?p=3407 veya http://www.dunya.com/devletin-et-fiyati-152828yy.htm linklerinden okuyabilirsiniz)
Bu toplantıdan sonra Et ve Süt Kurumu harekete geçti. Kurum, karkas et fiyatının artmaması için piyasadaki perakende esnafına yani kasaplara doğrudan karkas et satacak, stoklarındaki donmuş eti,salam,sosis,sucuk üreten sanayicilere verecek ve bunlar da çare olmazsa ithalat yapacak.
Yine yanlış teşhis,yine yanlış müdahale ,yine yanlış politika ve şimdiden söyleyelim ki sonuç yine hüsran olacak. Fiyat odaklı ve ithalata dayalı bu politikanın başarılı olamadığını geçen 3 senelik uygulama göstermedi mi?
Sorun karkas etin fiyatı değil. Sorun yüksek girdi maliyeti. İthalat politikasının uygulandığı bu 3 yılda besicilerin girdileri ne kadar yükseldi? Bunu dikkate alan yok.
Hayvancılık politikası uygulayanlar, et ve süt piyasasını yönetenler istiyorlar ki besicinin maliyeti ne kadar artarsa artsın et ve sütün fiyatı hep aynı kalsın. Böyle bir uygulama, böyle bir politika dünyanın neresinde var?

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız