Reklam Ver

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hazırlanan ve tarım arazilerinin ve işletmelerinin bölünmesini engelleyeceği iddia edilen yasa tasarısı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde.Tasarı ile bir tür toprak reformu yapılacak. Ama bildiğimiz reformun tersi. Topraksız köylülerin toprak sahibi yapılması yerine, küçük çiftçinin toprağı büyük sermayeye pazarlanacak.
Toprakta devrim ya da reform olarak sunulan tasarı neler getiriyor?
1-Tarımsal işletmelerin ve tarım arazilerinin yeniden sınıflandırılmasını, asgari büyüklüklerinin belirlenerek, arazilerin ve işletmelerin bölünmesini önlemeyi amaçlıyor.
2-Belirlenen asgari parsel büyüklüğü; mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektar olacak. Ancak, Bakanlık günün koşullarına göre bu büyüklükleri artırabilecek. Tarım arazileri bu büyüklüklerin altında bölünemeyecek. Ancak çay, fındık, zeytin gibi özel iklim ve toprak istekleri olan bitkilerin yetiştiği yerlerde Bakanlığın uygun görüşü ile daha küçük parseller oluşturulabilecek.
3- Mirasa konu olan tarımsal araziler ile tarımsal işletmelerde mülkiyetin devri esas olacak. Mirasçılar arasında anlaşma sağlanması halinde mülkiyeti devir işlemleri mirasın açılmasından itibaren 1 yılda tamamlanması öngörülüyor. Bu devir bir yılda yapılmadığıtaktirde mülkiyetin üçüncü kişilere devri mümkün olabilecek.
4-Arazilerin bölünmemesi için mülkiyet devri yapılırken mirasçılar arasından “ehil mirasçıya” yani tarımı bilen, üretim yapan ve geçimini bu tarım arazisi veya işletmeden sağlayan kişiye devri öngörülüyor. Bu ehil mirasçının yeterli parası yoksa devlet uzun vadeli kredi verecek, faiz desteği sağlayacak.
5-Bakanlık gerekli hallerde asgari tarımsal arazi büyüklüğünün altındaki tarımsal arazileri toplulaştırabilecek veya kanun kapsamında değerlendirmek üzere kamulaştırabilecek. Bu şekilde toplulaştırılan araziler öncelikle o arazilerin sahiplerine satılacak. Onlar almaz ise  asgari büyüklükte tarım arazisi olmayan yöre çiftçilerine  satılacak.
Tasarı genel olarak tarım arazilerinin ve işletmelerin bölünmesini önleyerek daha verimli bir tarımsal üretimi hedefliyor denilebilir. Fakat, maddeler tek tek incelendiğinde ve satır aralarına bakıldığında bu yasa tasarısının giderek yok olan küçük çiftçiliği, aile işletmeciliğini ve kırsalda yaşamı tamamen kaldırarak yerine şirketlerin, toprak sahibi büyük işletmelerin ve yatırım yapan veya yapacak olan yerli ve yabancı sermayeye toprak kazandırma yasası olduğu açıkça görülüyor.
Tarım topraklarının bölünmesini önlemek için Hükümet 2005 yılında 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Yasası’nı çıkardı. Fakat toprak bölünmesini engelleyemedi. Bu yasada değişiklikler öngören yeni tasarının da bunu sağlaması çok zor.Çünkü Türkiye, sağlıklı bir tarım envanterine sahip değil. Kadastro çalışmaları tamamlanmamış, toprak ve arazi sınıflandırması sağlıklı değil. Doğru veriler olmadan  başarıya ulaşılamaz.
Tarım arazilerinin bölünüyor ve küçülüyor olması elbette önemli bir sorun. Fakat bundan daha önemli ve öncelikli olan küçük veya büyük, tarımda her işletmenin temel sorunu yüksek girdi maliyetleridir. Bugün 5 ineği olan da, 5 bin ineği olan da yüksek yem maliyeti veya diğer girdi fiyatlarının yüksek olması nedeniyle zarar üretiyor. Dünyanın en pahalı mazotunu kullandığı için 5 dekar arazisi olan da 5 bin dekar arazisi olan da zarar ediyorsa rakiplerle rekabet etmesi olanaksız.
Tasarı bundan önceki bir çok yasal düzenleme gibi bir tek hedefe odaklı düzenlemeyi öngörüyor. Bu düzenlemenin, değişikliğin yansımaları, yan etkileri göz ardı ediliyor.
Yapılacak değişiklikle tarım arazilerinin bölünmemesi için tek bir mirasçıya bırakılması öngörülüyor. Diğer mirasçılar ne olacak? Bir köyde yaşayan 5 kardeşten birisine tarım arazileri verildiğinde diğer 4 kardeş geçimini nasıl sağlayacak?
Ülkede pek çok kişi geçimlik tarım yapıyor. Geçimlik tarım yapan bir çiftçinin elinden toprağı alınınca ya kente göç edecek ya da sahip olduğu toprağı alanın yanında işçi olmaya zorlanacak. İşçilik yapamayacak güçte ise yoksulluğa, ölüme terk edilecek.
Miras devri nedeniyle kardeş kavgaları hatta yeni kan davaları başlarsa kimse şaşırmasın.
Yeni dönemde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı görevleri arasına emlakkomisyonculuğunu da eklemiş olacak. Bunun için yaklaşık 500 kişilik yeni kadro tahsisi isteniyor.
İşletme büyüklükleri bakımından Avrupa ve Amerika örnek gösteriliyor. Bu ülkelerde tarımsal nüfus, tarımdan geçimini sağlayanların genel nüfusa oranı yüzde 2-5 civarındadır. Türkiye’de ise bu oran yaklaşık yüzde 25’tir. Ayrıca Avrupa Birliği’nin son yıllarda tarımsal desteklerde küçük aile işletmelerine ayrıcalık tanıdığı ve bu işletmeleri yaşatmak için büyük çaba gösterdiği unutulmamalı.
Yapılması gereken yasal bir dayatma yerine gönüllülük esasına veya kooperatiförgütlenmesi ile tarımdan geçimini sağlayanların gücünü birleştirerek arazi toplulaştırmasını veya birleştirmeyi kendilerinin yapmasıdır.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız