Reklam Ver

Tarımda yine çok yoğun bir gündem var. Tarım destekleri, sütteki gelişmeler, Amerika’dan ithal edilen pirinçte GDO bulunması, et fiyatını düşürmek için yaklaşık 4 yıldır canlı hayvan ve et ithal eden Türkiye’nin şimdi de Suudi Arabistan’a hayvan ihraç etmesi ve daha birçok konu. Yazı için konular üste çıkmak için adeta yarışıyor. Her biri ayrı yazı konusu olacak konular özetle şöyle:
*****
1- Bakanlar Kurulu’nun “2013 Yılında Yapılacak Tarım Destekleri”ne ilişkin kararı 8 Nisan 2013 tarihli Resmi Gazete’de yayınlandı. DÜNYA Gazetesi okurları dünkü Resmi Gazete’de yayınlanan destekleri bundan 40 gün önce 1 Mart’ta öğrenme ayrıcalığını yaşadı. Ulusal medyada tarım yazarı olan tek gazete DÜNYA, birçok tarım haberini herkesten önce okurlarına sunuyor. Tarım desteklerini de 6 yıldır herkesten önce veriyoruz. Bu gelenek gelecek yıllarda da sürecek.
2-GDO (Genetiği Değiştirilmiş Organizma) bu kez pirinç ithalatı ile gündeme geldi. Amerika’dan 3 firma tarafından Mersin’e ithal edilen binlerce ton pirincin GDO’lu olduğu iddia edildi. İddia edildi diyoruz, çünkü bu olayda da çok çelişkili açıklamalar var. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamada dünyada ticarete konu olan GDO’lu pirinç üretilmediğini savunuyor. Ancak, ithal edilen pirinçte GDO tespit edildiği için savcılığın devrede olduğu ifade ediliyor. Ayrıca, yapılan analizlerde de farklı sonuçlar var. GDO tespit eden laboratuar da var, GDO olmadığını tespit eden de. Bir kez daha şunu vurgulamakta yarar var. Türkiye kendi ihtiyacını karşılayacak çeltiği, pirinci üretecek potansiyele sahip. Ancak, üreticiyi desteklemezseniz ve ithalata mecbur kalırsanız GDO’lu ürünü da, hastalıklı etleri de size yedirirler. Türkiye’nin GDO’lu veya GDO’suz pirince, bakliyat ürünlerine ihtiyacı yok. İthalatı destekleyici politikalar ülkeyi bu ürünlere muhtaç hale getiriyor. Politikacıların yaptığı yanlışın faturasını üreticiler ve tüketici olarak halk ödüyor.
3- Süt ve hayvancılık konusunda da önemli gelişmeler yaşanıyor. Geçen hafta Avrupa’ya süt ve süt ürünleri ihraç edeceğiz diye sevinirken eş zamanlı olarak Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı taklit ve tağşişli yani sahte süt ve süt ürünleri üreten firmaları teşhir etti. Türkiye’den 6 firmanın Avrupa’ya süt ve süt ürünü ihraç etmek için izin aldığı gün, süt ve bal ürünlerinde taklit ve tağşiş yapan 42 firmanın 75 ürünü kamuoyuna teşhir edildi.
Bunun anlamı şu, yıllardır Türkiye’deki işletmeleri en ince ayrıntısına kadar inceleyen ve sadece 6 firmayı “ihraç edebilir” diye titizlikle seçen Avrupa’ya temiz, güvenli ve sağlıklı süt ve süt ürünleri ihraç edilecek. İç piyasaya yani kendi tüketicimize ise, sahte, sağlıksız ve güvenilir olmayan süt ve süt ürünleri satılacak. Denetimlerde yakalananlar teşhir edilecek. Ya yakalanmayanlar, onlar sahte ürün satmaya devam edecek.
Tüm Süt Et Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği(TÜSEDAD) Avrupa’ya ihracatın açılması ile ilgili yaptığı basın açıklamasında iki kritere dikkat çekiyor: “Sektör paydaşlarımızın gayet iyi bildiği gibi Avrupa Birliği ülkelerine ihracatın 2 temel kriteri vardır. Birincisi, sütün işleneceği sanayi tesisinin Avrupa Birliği standartlarına uygunluğu. İkincisi, bu tesislerde işlenecek hammadde olan çiğ sütün Avrupa Birliği standartlarına uygunluğudur. Avrupa Birliği, çiğ süt standartlarında üretim yapan çiftlik sayısı bugün itibariyle, maalesef, bir elin parmaklarından daha azdır ve yine maalesef bu 6 firmamızın ihtiyacı olan süt miktarını karşılayabilecek üretim kapasitesine sahip değillerdir. Ülkemizde üretilen sütün kalitesinin Avrupa Birliği standartlarına yükseltilebilmesi için üreticinin farklı destekleme modelleri ile özendirilmesi gerekmektedir. Bu görev de, Bakanlığımıza ve bu sütü işleyecek olan süt sanayicisine düşmektedir.”
Avrupa’ya süt ve süt ürünleri ihracatının yapılacak olması elbette çok önemlidir. Bu, üreticiler açısından da olumlu sonuçlar doğuracaktır. Ancak, aynı kriterlerin aynı sağlıklı ürünlerin Türkiye’deki tüketici için de sağlanması gerekmez mi?
Bu arada merakla beklenen bahar ve yaz dönemini kapsayacak çiğ süt fiyatının bugün Ankara’da yapılacak toplantıda belirlenerek açıklanması bekleniyor.
4- Bir başka önemli gelişme ise, 2010 yılından beri canlı hayvan ve karkas et ithal eden Türkiye’nin Suudi Arabistan’a hayvan ihracatına başlıyor olması. Suudi Arabistan yetkilileri de birkaç ay önce Türkiye’de incelemelerde bulundu. Bu incelemeler sonucunda 3 yılda 3 milyar dolar ödeyerek canlı hayvan ve et ithal eden Türkiye bu ithalatı sürdürürken bir yandan da Suudi Arabistan’a İslami şartlara uygun hayvan ihraç edecek.
*****
Noyan Özkan…
Türkiye’de çevreci hareketin öncülerinden Avukat Noyan Özkan yaşama veda etti. Her türlü hukuksuzluğa karşı cesaretle karşı çıkan, çevrenin, doğal yaşamın korunması için hukuk mücadelesi veren Türkiye’nin en saygın hukukçularından Noyan Özkan’ın ölümü sadece insanlar için değil, nehirler, ovalar, tüm canlılar ve doğal yaşam için büyük kayıptır. Toprağı bol olsun.

2013 destekleri, GDO, süt ve hayvan ihracatı…
Bu yazıyı değerlendirin

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız