Reklam Ver

Hükümet 5 yıl önce traktör ve tarım makineleri satışında Katma Değer Vergisi(KDV)’ni yüzde 18’den yüzde 8’e düşürdü. Bu, çiftçilerin daha uygun fiyata traktör ve tarım makinesi alması açısından çok doğru bir karardı. Ancak, yüzde 10 fiyat farkı çiftçilere tam olarak yansıtılmadığı gibi bu karar birçok tarım makinesi imalatçısı ile yerli traktör üreticilerini büyük sıkıntıya sokacak sürecin de başlangıcı oldu.
Tarım makineleri imalatçıları ve yerli traktör üreticileri neden sıkıntıya düştü?
Türkiye’de üretim yapan traktör ve tarım makineleri imalatçıları, üretim için gerekli olan tüm malzemeleri yüzde 18 KDV ile satın alıyor. Bu malzemelerden ürettikleri traktör ve tarım makinelerini yüzde 8 KDV ile satıyor. Bu da üreticilerin üzerinde ciddi bir KDV yükü getiriyor. Firmaların devletten alacağı KDV stoku büyüyor.
Devlet bu alacağı vergi dairesine verilen teminat mektubu karşılığında, personelin aylık sigorta ve gelir vergisi ödemelerine mahsup edilmesini sağlıyor. Ancak bu işlemler çok gecikmeli yapılıyor. Ayrıca imalatçı firmanın büyüklüğüne göre mahsuplaşma kapsamının dışında kalan KDV alacağı da önemli bir tutar oluşturuyor. Öyle ki bazı imalatçı firmaların devletten alacağı KDV sermayesinden daha yüksek. Biriken KDV’yi devletten alamadığı için zor duruma düşen, üretimi durduran veya sektörden çekilmek zorunda olan imalatçılar var.
Türk Tarım Alet ve Makinaları İmalatçıları Birliği(TARMAKBİR) ile Erkunt Traktör Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zeynep Erkunt Armağan sektörün önemli sorunu haline gelen KDV alacakları için uzun bir süredir yoğun çaba gösteriyor. İlgili bakanlara konuyu anlatmak için mektuplar yazıyor. Muhatapları kendilerini haklı buluyor ancak çözüm noktasında olumlu bir sonuç alınamıyor.
Telefonla görüştüğümüz Zeynep Erkunt Armağan’ın verdiği bilgiler özetle şöyle. “Üzerimizde kalan KDV alacağı taşınamaz boyuta ulaştı. 84 no’lu KDV genel tebliği ithal ettiğimiz malzemenin millileştirilmesi esnasında ödememiz gereken yüzde 18 KDV’nin ve varsa diğer gümrük vergilerinin de bu alacaktan mahsup edilebileceğini işaret etmekle beraber, bu operasyonun işlemleri çok uzun sürdüğü için fiiliyatta yapılamamaktadır. Bu durumda yegane çözüm, takvim yılının tamamlanmasından sonra, 15 Şubat tarihinden itibaren yeminli mali müşavirlerin de en az 3-4 ay sürecek karşılıklı inceleme ve rapor yazma süreçlerini takiben Vergi Dairesine nakit iade başvurusunda bulunmaktır. Bu işlem de Vergi Dairesi’nin ve Gelir İdaresi Başkanlığı’nın yapmış olduğu incelemelerle birlikte aylarca sürmekte ve neticesi çok zor alınmaktadır. Erkunt Traktör Sanayii A.Ş. 8 yıl önce yüzde 100 yerli sermaye ile kurulmuş, Türkiye’nin başka ülkelerden lisans almadan ilk yerli tasarım traktörünü üreten firmasıdır. Bir Türk markasıdır. KDV alacağımız sermayemizin üzerine çıkmış ve dayanılmaz bir hale gelmiştir.
Bu konudaki en büyük yara ise; biz yerli üreticiler olarak bu sıkıntılarla baş etmeye çalışırken, traktörü bütün olarak ithal edip satan ithalatçı firmalar alımlarını da aynen satışlarında olduğu gibi yüzde 8 KDV oranı ile yapmakta ve üzerilerinde hiçbir yük kalmamaktadır. Gerek istihdam, gerek vergi, gerek yan sanayi yaratılması ve Türkiye’nin sanayileşmesi hususunda bu kadar çaba sarf eden, cari açığın kapatılmasında en büyük çabayı, yaptıkları ihracatla gösteren biz sanayiciler bu uygulama ile cezalandırılmış olmakta ve haksız rekabetle karşı karşıya kalmaktayız.”
KDV ile ilgili alacak sorunu sadece traktör ve tarım makineleri imalatçılarının değil. Yerli üretim yapan birçok imalatçı aynı sorunla karşı karşıya. Hükümet, 109 seri No’lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği ile “Hızlandırılmış İade Sistemi” getirdi. Ancak, bu sistemden yararlanmak için belli bilanço büyüklüğüne sahip olmak gerekiyor. Belirtilen bilanço büyüklükleri o kadar yüksek ki, Türkiye’nin en büyük 500 sanayi şirketinin bile, sadece 120’si bu şarta uyuyor. Bu nedenle imalatçıların çok büyük bölümü hızlandırılmış iade sisteminden yararlanamıyor.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Maliye Bakanlığı’na yazdığı yazıda uygulamanın yerli traktör ve makine imalatçıları açısından haksız rekabete neden olduğunu bildirdi. Söz konusu yazıda yerli imalatçıların girdilerini yüzde 18 KDV ile temin ederken nihai ürünü yüzde 8 KDV ile satmalarının KDV stokuna neden olduğu belirtiliyor. Uygulama ile sağlanan yüzde 10’luk fiyat avantajının çiftçiye yansımadığı belirtilen yazıda KDV’nin yüzde 18’e çıkarılması öneriliyor.
Zeynep Erkunt Armağan’ın ifade ettiği gibi, yerli üreticiler, yüzde 18 ile alıp yüzde 8 ile satarken ve üzerlerinde bu kadar devreden KDV yükü varken, ithalatçı firmalar yüzde 8 ile ithal edip yüzde 8 ile satmanın avantajını yaşıyor. Bunun tek bir açıklaması olabilir; haksız rekabet. Bir yandan dış ticaret açığı azaltılmaya çalışılırken, Hindistan’dan ya da İran’dan traktör ithal ediliyor. Bu firmalar sırtlarında hiçbir yük taşımadıkları için Laverda, McCormik, ITMCo, Mahindra örneklerinde olduğu gibi her an dükkanı kapatıp gidebiliyor.
Özetle, yerli üretim yapan traktör ve tarım makineleri imalatçıları KDV ile cezalandırılıyor. Üretim cezalandırılıyor. İstihdam yaratanlar, elini taşın altına koyanlar cezalandırılıyor. Faturası ise ülkeye ödetiliyor. Buna kim dur diyecek?

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız