Reklam Ver

Suudi Arabistan’a 5 milyon küçükbaş, 1 milyon büyükbaş hayvan ihraç edecekmişiz.
Hükümette “revizyon” haberlerinin dolaştığı şu günlerde, bu haber bile tek başına Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’i görevden almaya yeter.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Tarım Bakanına; “Kardeşim, kırmızı et fiyatı arttı diye 2010 yılından bu yana kasaplık, besilik, kurbanlık, damızlık ne bulduysak ithal etmedik mi? Hayvan ithalatına 3 yılda 3 milyar dolar ödemedik mi? İthal ettiğimiz hayvan 3 milyon baş, nasıl oluyor da 6 milyon baş canlı hayvanı Suudi Arabistan’a ihraç edeceğiz?” diye sormayacak mı?
Bildiğimiz kadarıyla Türkiye’de ihraç edilecek bir tek hayvan yok. Fakat hayvanlara verilecek saman da yok. Bakanlık, saman bulamadığı için hayvanları ihraç etmeye mi karar verdi?
Suudi Arabistan’a 5 milyon küçükbaş ve 1 milyon büyükbaş hayvan ihraç edileceği haberlerinin kaynağı, Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı.
Yaşanan süreci hatırlayalım.
Bundan bir ay önce Suudi Arabistan Tarım Bakanı Fahad Bin Abdulrahman Bin Sulaiman Balghunaim Türkiye’ye geldi. Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Suudi Bakan ile İstanbul’da görüştü. O görüşmeden sonra Bakanlıktan bir açıklama yapıldı.
Açıklamada, Ocak ayında Suudi Arabistan’dan bir heyetin Türkiye’ye geleceği ve hayvan ithalatı için hayvancılık tesislerini gezerek incelemelerde bulunacağı bilgisine yer verildi.
Aynı dönemde Bakanlık, dişi hayvan kesimini yasakladı. Yasakla ilgili talimat valiliklere gönderildi. Birçok ilde “İl Hayvan Sağlık Zabıtası Komisyonu” toplandı ve yasak kararı aldı. Buna rağmen dünkü DÜNYA Gazetesi’nde Gamze Şener arkadaşımızın haberinde de yer aldığı gibi bu yasak yeterince uygulanmıyor.Bu nedenle dericilere çok sayıda dişi hayvan derisi gidiyor.
Dişi hayvan kesim yasağı, Arabistan’a ihracat için mi alındı?
Suudi Arabistan heyeti geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye geldi. Bakanlık tarafından en üst düzeyde ağırlandı. Ankara, Konya, Gaziantep, Mersin, Adana, Hatay-İskenderun ve İzmir’de incelemelerde bulundular. Diğer kentleri bilmiyoruz ancak, İzmir’i ziyaretlerinde kendilerine Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Dr. Nihat Pakdil, Hayvan ve Hayvansal Ürünler Sınır Kontrol Daire Başkanı Bayram Sertkaya eşlik etti.
Bu incelemeler ve piyasadaki gelişmeler dikkate alındığında Suudi Arabistan’a hayvan ihracatı gerçekleşir mi?
1-İhracatın önünde hiçbir engel yok. Kaldı ki, canlı hayvan ve et ithalatı ile depolar dolduruldu. Türkiye’nin 5 aylık ihtiyacını karşılayacak ithal et var.
2-Et ve Balık Kurumu, hayvanını kestirmek isteyen üreticiye 5 ay sonrasına gün veriyor.
3-Üretici saman bulamadığı için ve yem fiyatı çok yüksek olduğu için hayvanını elinden çıkarmak istiyor.
4-Sattığı 1 kilo sütle 1 kilo yem alamayan süt üreticisi süt ineğini elinden çıkarıyor.
5-Devletin verdiği düşük faizli kredi ile hayvancılığa yatırım yapan, ancak ithalatla büyük zarar gören, hayvanına verecek saman bulamayan ve elindeki hayvanın fiyatı yarı yarıya düşen yatırımcılar krediyi geri ödeyebilmek için çiftliğini ve hayvanlarını satıyor.
6-Bakanlık, 80 milyon liralık hayvancılık desteğini 2.4 milyar liraya çıkardı. Düşük faizli 7 milyar lira kredi verdi. 3 milyar dolarlık canlı hayvan ve et ithal etti. Buna rağmen Bakan Mehdi Eker ve bürokratları cumhuriyet tarihine “ilk kez kurbanlık ithal eden” ve “saman ithal eden” ekip olarak tarihe geçmeyi engelleyemedi. Bozulan bu kötü imaj ancak ihracatla düzelebilir.
Daha birçok neden sayılabilir. Ancak öyle görünüyor ki, Suudi Arabistan’a hayvan ihracatı herkesi memnun edecek.
Gerçeği göz ardı etmeyelim. Bu ihracat söyleminin perde arkasında iki önemli etken var.
Birincisi, ucuza et ithal eden ve depoları dolduran ithalatçılar ihracat söylemi ile et fiyatını artırarak halka pahallı et yedirecek. Depoları boşalınca, “et pahalı” diye feryat figan ederek yeniden ithalata başlayacaklar.
İkincisi, Bakanlık. Verilen destek ve kredilerle Türkiye’nin hayvancılıkta çağ atladığını, hayvan varlığını artırdığını, ithalatçı iken ihracatçı olduğunu kamuoyuna pompalayarak bakanlık koltuğundaki yerlerini sağlamlaştırmak ve uyguladıkları yanlış politikanın üzerini örtmek istiyorlar. Üstelikte Suudi kardeşlerine kıyak yapacaklar.
Kısa vadede, ihracat herkese yarar sağlayacak gibi görünse de, bugün değil 6 milyon, Türkiye’nin ihraç edecek 6 baş hayvan bile yok.
Dünyanın neresinde olursa olsun yüzde 100 gümrük vergisi ile et, yüzde 40 gümrük vergisi ile canlı hayvan ithal eden bir ülkenin canlı hayvan ihraç etmesi uygulanan tarım politikasının iflasıdır. Bunu yapan Japon olsa, çoktan harakiri yapmıştı.
Tarım Bakanının harakiri yapmasını beklemiyoruz, ayrıca istemiyoruz. Fakat, hayvancılıktaki bu saçma sapan politikaya da birilerinin en azından Başbakan Erdoğan’ın “dur” demesi gerekmiyor mu?
Özetle, canlı hayvan ve et ithal eden, yetmedi kurbanlık, o da yetmedi saman ithal eden, dişi hayvan kesimini yasaklayan ve buna rağmen tüketiciye ucuz et yediremeyen bir ülke nasıl hayvan ihraç edecek.Madem ihraç edilecek hayvan var, neden hayvan ithal ediliyor ve neden bu ülkenin vatandaşları dünyanın en pahalı etini yemek zorunda. Arabistan’a hayvan ihraç edeceğinize, kendi yurttaşınıza daha ucuza et verseniz olmaz mı?

Saman yok, hayvanlar Arabistan’a….
Bu yazıyı değerlendirin

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız