Reklam Ver

Geçen hafta, yılın son yazısında 2012’nin tarımda yaşanan gelişmeleri özetledik. Bugün yeni bir yılın ilk günündeyiz. Yeni yıla umutla başlamak gerekir. Tarım konusunda ciddi sorunlar olsa da, umutlu olmak çözümü kolaylaştırır. Çözüm için sadece umutlu olmak yetmez.
Ne yapmalı?
Yapılacak çok iş var. Ama işe özeleştiriyle başlanmalı. Örneğin, tarım politikasını yönetenler. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı ve bürokratları “ 2012’de ne yaptık?” diye kendilerine sormalı.
Pembe gözlüklerini kenara bırakarak, sadece büyüme rakamlarına takılarak çok başarılı oldukları söyleminden vazgeçmeli. Ankara’nın dışına çıkarak üreticilerle birebir sohbet etmeli. Tarımda büyümenin neden üreticiye yansımadığını öğrenmeli.
Bundan 10 yıl önce sadece 80 milyon lira destek verilen hayvancılığa bugün 2 milyar 400 milyon destekle övünürken, neden kurbanlık ithal edildiğini, neden ot ve saman ithal edildiğini, çok sayıda çiftliğin neden satışa çıktığını sorgulamalı.
Hayvancılığa bu kadar çok desteğe, verilen onca ucuz krediye rağmen neden kimse memnun değil?
Bu soruya yanıt bulunursa 2013, sorunların çözüldüğü yıl olacaktır. Yoksa birikmiş sorunlar bir yıl daha ötelenmiş olur.
Bakanlık, sektörden kopuk yaşıyor. Alınan kararlara bakılırsa ne söylemek istediğimiz çok daha iyi anlaşılacaktır.
Hükümet, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarım politikasında tek söz sahibi. Hükümet içerisinde tarımın çok önemsenmediğini, bu nedenle bakanlığa sahip çıkmak gerektiğini her fırsatta dile getiriyoruz. Fakat, Bakanlık iletişim kanallarını kapalı tutuyor. Sektörün gücünü arkasına almak yerine karşısına alıyor.
Tarımda tarafların görüşlerini almıyor, göstermelik olarak bazen görüş alsa bile uygulamada dikkate almıyor. Bu nedenle ciddi yanlışlar yapılıyor. Çok sık geri adımlar atılıyor. Bunun ağır faturasını da sektör ödüyor. Hayvancılıkta ithalat politikasına bakarsanız, kaç kez gümrük vergi oranlarının değiştiğini, kaç kez karar değiştiğini göreceksiniz. Bakanlık günübirlik karar alma anlayışını gözden geçirir, orta ve uzun vadeli düşünme, karar alma yeteneğini geliştirirse 2013’te sorunların çözümü için olumlu adım atılmış olur.
Hükümet ve Bakanlık eleştiriye tahammül etmeyi, eleştirilerden yararlanmayı öğrense 2013’te sorunların özümü kolaylaşır. Bakanlık yetkilileri kendilerine şu soruyu sormalı: “tarımla ilgili sivil toplum kuruluşları, örgütler, sanayiciler, odalar neden bizi hiç eleştirmiyor, eleştiremiyor?”
Türkiye Ziraat Odaları Birliği, damızlık birlikleri, kooperatifler ve diğer örgütlerin bu kadar sessiz, sindirilmiş ve etkisiz olduğu bir dönem hiç yaşanmamıştı. Buna sevinmek yerine, nedenlerini sorgulamak, sorunların çözümünde önemli bir rol oynayacaktır. Suskun, susturulmuş örgütler gerçeği anlatamazlar. Bu nedenle sorunlar gizlenir. Ama toplum her şeyin farkındadır. Gün gelir o gerçekler su yüzüne çıkar ama iş işten geçmiş olur.
Yeni bir yıla girerken, kendi adımıza çeyrek asrı aşan ve bunun son 17 yılını tarım yazan bir gazeteci olarak her zaman gerçeğin yanında olacağımızı, 2013’te de siz okurlarımıza en doğru haberleri, bilgileri en hızlı biçimde, eğip bükmeden tüm gerçekliği ile sunmak için çaba göstereceğimizi bilmenizi isteriz.
Sağlık, mutlu ve verimli yıllarda birlikte olmak dileği ile yeni yılınızı kutlarız.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız