Reklam Ver

Ekonomi gazetecileri olarak İzmir Ticaret Borsası’nın tarihi binası önünde buluştuk. İki minibüs bizi Selçuk İlçesi Belevi beldesine götürecek. Ege Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk A.Ş.(ELİDAŞ)’nin yılsonuna kadar hizmete girmesi planlanan lisanslı depolarını görmeye gidiyoruz.Yola çıkarken,1990’lı yılların başından beri konuşulan “pamuk kontrat borsası”, “lisanslı depoculuk”, “ürün borsaları” konusunda yıllar öncesinden yazdıklarımız film şeridi gibi akıp gitti. O yıllarda Türkiye, pamukta henüz ürettiğinden fazlasını ithal etmiyordu. Pamuk üretimi çok önemseniyordu.Minibüste yan yana oturduğumuz ELİDAŞ’ ın Yönetim Kurulu Başkanı Barış Kocagöz’e o film şeridinin karelerini hatırlatarak, “yıllarca pamuk borsasını, lisanslı depoculuğu konuştuk. Yazdık. Bu altyapılar oluşturuldu, ama pamuk kalmadı. Lisanslı depoya koyacak pamuk bulabilecek misiniz?” diye soruyoruz.
Barış Kocagöz’ün yanıtı çok anlamlı ve pamukta geldiğimiz noktayı özetliyor:
“Bu, pamukçunun son şansı.”
Neden son şans?
Türkiye, eğer tekstil ve konfeksiyon sektöründe bir yerlere geldiyse bu, pamuk üreticisi olmasındandır. Dünyanın önemli pamuk üreticisi ve ihracatçısı olan Türkiye, uygulanan yanlış politikalar sonucunda bugün ürettiğinden daha fazlasını ithal ediyor.
Yüksek girdi maliyetleri nedeniyle Türkiye’deki üretici pamuk ekemiyor. Bazı yıllar dünya pamuk fiyatı yükselince üretici umutla pamuğa geri dönüyor. Fakat fiyat düşünce tokat yiyerek pamuktan yine kaçıyor. Hükümetler yerli üretimi değil, ithalatı desteklediği için Amerika’dan, Yunanistan’dan ve daha birçok ülkeden milyarlarca dolarlık pamuk ithal ediliyor.
Bu günlere gelinmesinde yanlış politikaların yanı sıra, lisanslı depoculuk, ürün borsacılığı gibi pamuğun değer kazanmasını sağlayan altyapının zamanında oluşturulamamasının da büyük etkisi var.
Bu altyapı neden gecikti?
İthalatın yeni yeni başladığı 1990’ların başında İzmir’deki ekonomi muhabirleri olarak İzmir Ticaret Borsası’nın kuracağı Pamuk Kontrat Borsası ile ilgili çok haber yazdık. O dönemde pamuk üretimi, ticareti, ihracattan alınan fon, destekleme primi çok gündemdeydi. Pamuk ülke için önemli bir üründü. Bu nedenle bir kontrat borsası kurulması isteniyordu. Bu amaçla yurt dışı gezileri yapıldı. Diğer ülkelerdeki örnekler görüldü.
O dönemin İzmir Ticaret Borsası Başkanı Hasan Özmen ve yönetimdeki arkadaşları bu konuda çok çalıştı. Borsa’nın meclis toplantılarının ana gündemi Pamuk Kontrat Borsası olurdu. Hasan Özmen ve yönetimine birçok konuda muhalefet eden Hayri Özmeriç, pamuk kontrat borsası için çok emek verdi. Raporlar hazırladı. Bu konu yıllarca tartışıldı. Ankara ile sonu gelmeyen görüşmeler yapıldı. İzmir Ticaret Borsası’nın içerisinde altyapısı hazırlandı ve yazılım dahil bir çok alt yapı çalışması gerçekleştirildi. Fakat arzulanan o yapı bir türlü kurulamadı.
Lisanslı depoculuk, ürün borsacılığı, pamuk kontrat borsası ile ilgili tüm bu çalışmalar pamuğa yaramadı ama Türkiye’nin ilk Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası(VOB) kuruldu. Bu borsada pamuk, buğday gibi tarımsal ürünlerin de işlem görmesi öngörüldü. Fakat olmadı. Yürümedi. Vadeli İşlemler Borsası çok başarılı oldu. İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli ve yönetimin tüm çabalarına rağmen İzmir yeterince sahip çıkmadığı için AKP Hükümeti Vadeli İşlem Borsası’nı İstanbul’a taşıyor.
Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası İzmir’in elinden alınırken, İzmir Ticaret Borsası öncülüğünde 19 ortaklı Ege Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk A.Ş. şimdi o geçmişte kalan pamuğun elektronik ortamda alınıp satılması hayalini gerçekleştirmeye çalışıyor.
Yapılmak istenen özetle şu: Üretici, ürettiği pamuğu lisanslı depoya götürecek. Pamuğu teslim alındıktan sonra analizi yapılarak standardı belirlenecek ve bir ürün senedi düzenlenecek. Üretici bu ürün senedi karşılığında bankalardan kredi alabilecek. Ürün senedini ihtisas borsasında pazarlayabilecek. Ürününü fiyatının en yüksek olduğu dönemde satma olanağına sahip olacak. Pamuğu kullanan sanayiciler ise depolama maliyetinden kurtulacak. İstediği kalite ve standarttaki pamuğu elektronik ortamda istediği zaman alabilecek. Ürün senedi ile işletmesinin ihtiyacını garanti altına alabilecek. Elindeki ürün senedi ile bankalardan kredi kullanabilecek.
Böylece, üretici hasattan hemen sonra pamuğunu satmak zorunda kalmayacak. Pamukta arz dönemi uzun vadeye yayılacak. Ürün senetleri yatırımcılara açık olacağı için pazar genişleyecek. Bu sistemle belli bir standartta kaliteli pamuk üretimi teşvik edilecek. Sanayici hammaddeyi aylar öncesinden alıp depolama telaşından ve maliyetinden kurtulacak. Kaliteli ürünü zamanında temin edecek. Lisanslı depoculuk işlemlerinde önemli vergi avantajları da sağlanıyor.
Yıllar önce bu sistem kurulabilseydi, pamuk üretimi bugün ithalattan çok daha fazla olurdu. Belki de Türkiye pamuk ithal eden değil ihraç eden ülke olmayı sürdürürdü. Bu nedenle Barış Kocagöz’ün söylediği gibi lisanslı depoculuk, ihtisas borsacılığı pamukçunun ve diğer birçok ürün için son şans. Bu şans çok iyi değerlendirilmeli.

Pamukçunun son şansı!..
Bu yazıyı değerlendirin

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız