Reklam Ver

Hayvancılıkla ilgili çok yazı yazdık. Yanlış uygulamaları eleştirdik. Doğru olanlarını alkışladık. Okurlarımızın verdiği cesaret,destek ve bilgiyle gerçekleri dile getirmeye çalışıyoruz.. Görevimiz araştırmak ve doğru olanı dürüstçe yazmak.
Ama birde eli taşın altında olan ve her yanlış uygulamada canı yanan üreticiler var. Bu yazıda canı yanan üreticilerin yaşadıklarını, isyanlarını yansıtan iki mesajı paylaşıyoruz. Biri Kayseri’den diğeri Kahramanmaraş’tan.
Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bütçesi görüşülecek. Aşağıda okuyacağınız iki mesajın benzerleri mutlaka iktidar ve muhalefet partisi milletvekillerine de ulaşıyor. Bakanlığın bütçesi görüşülürken üreticilerin yaşadıklarını anlamaya çalışmak ve hayvancılığa bir de onların gözünden bakmayı başarabilir miyiz diye paylaşıyoruz.
İşte, o iki mektup:
*****
Sayın Ali Ekber Bey,
Türk tarımına ve hayvancılığına yazılarınızla verdiğiniz katkılardan dolayı size çok teşekkür ederim. Yazıma bakanlığın yüksek katlarında yüksek makamlarda oturan insanlara basit bir iki soru ile başlamak istiyorum. Sapla samanı, fiğ ile burçağı, arpa ile yulafı, buğday ile çavdarı, yonca ile korungayı, buzağı ile danayı, DÜVE ile TOSUNU, çebiş ile şişeği, koç ile tekeyi, eşek ile katırı v.s. ayırabilen bilgiye sahip bürokratlardan oluşsaydı hayvancılığımız bu durumda olmazdı.
Zira, canlı hayvan veya karkas et getirmek için ülke ekonomimizden 3 milyar doları yabancı ülkelerin hayvancılığını desteklemek için çıkarmazlardı. Acaba bizim anlamadığımız bir hinlik mi var? Çünkü bu para bizim ülkemizi ebedi olarak terk ediyor. Bu kadar döviz diğer ülkelerin ekonomisinde dolaşırken buna karşılık sözüm ona halka ucuz et getirip halka yediriyorlar. Bu alışverişten doğan karlar Hijazi firmasının ve beraberindekilerin cebine iniyor. Halkımız da bu ucuz eti yiyor. Önce mide ve bağırsaklarında daha sonrada tuvalete gidiyor ondan sonrada ülkenin lağımlarında dolaşıyor. Al sana zekice hazırlanmış hayvancılığı destekleme ve kurtarma projesi…
Bir gün bir Kayserili dostum ziyaretime gelmişti. Sohbet ederken konuyu bizim ildeki alacağına getirdi. Çoğunu almışsın az bir şey kalmış dedim. Dostum şöyle bir başını havaya kaldırdı dedi ki; benim Kayseri’de veya Kayserilide trilyonlarım batsa üzülmem. Çünkü o para yine Kayseri’nin veya Kayserilinin ekonomisinde kalacak bana ne Tokat’ın ekonomisinden dedi. Bir Kayserili feraseti koskoca bakanlıkta yok mudur acaba?..
*****
Merhabalar Ali Ekber Bey,
Yaklaşık 5 yıldır hayvancılık sektörü içinde bulunan birisiyim. Sizinle yüz yüze gelip problemlerimizi anlattığım, Dünya Gazetesi vasıtasıyla sürekli sizi takip eden bir üreticiyim. Hayvancılıkla ilgili ülkemizde yaşanan olayları krizleri siz ve Dünya Gazetesi gündeme taşıdığınız için sizlere minnettarız. Benim kafama takılan soruları size anlatmak istiyorum.
Damızlık Üreticileri Birliği, Et Üreticiler Birliği, Süt Üreticileri Birliği, bunların asli görevi nedir?
Üretici sosyal dayanışma örgütleri mi yoksa sadece devletin desteklemelerini üreticiye dağıtan ve bunun üzerinden kesintiler yapan ve çalışanlarına imkan sağlayan bir kurum mu? Öncelikle bunun belirlenmesi lazım. Niye mi? Bu krizler (süt,et yem vs.) esnasında kamuoyunu aydınlatıcı,üreticinin sıkıntıları ile ilgili ne çalışma yapmışlar, ne proje üretmişler? Hangi yetkililerle görüşüp üreticinin durumunu sıkıntılarını dile getirmişler? Hiç bir basın organında rastlamadım.
1 Kasım 2012 tarihli Dünya Gazetesi’nde Osman Arolat Bey’in Et Üreticileri Birliği Başkanının gross market zinciri altında tüketici için yapılması düşünülen çalışmalarını okuduk. Niçin kriz esnasında üreticiler için yapılaması gereken bir projelerini duymadık.
Krizlerde Damızlık Merkez Birliği Yöneticileri neredeydiler? Damızlık birliği yayın organlarında gösterildiği gibi sürekli yurt dışına gezi düzenliyorlar, sürekli geziyorlar. Üreticiye yönelik hangi çalışmalar yapmışlar? Hangisi uygulamaya geçmiş? Üretici umurlarında mı? Lütfen araştırın. Seçildi, seçileli her yönetim kurulu üyesi kaç sefer yurt dışına çıkmış.
Veya da biz taşradayız. Bu krizler taşraya has bir sıkıntı da haberleri mi olmadı. Yahut ta bu birliklerin görevleri bu da biz mi yanlış algıladık. Birlikler, sadece devletten gelen desteklemelerden kesintisi yapar, görevi sadece budur sonucu mu çıkıyor. Kafam karıştı!
****
Canı yananların duygularını yansıtan bu mesajlara yorum yapmaya gerek var mı?

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız