Reklam Ver

Hafta sonu katıldığımız 8.Ayvalık Zeytin Hasat Günleri’ne ilişkin geniş değerlendirmeyi dün yazdık. Ayvalık’tan yazılacak çok konu, çözüm bekleyen çok sorun var. Her biri ayrı yazı konusu olabilecek zeytinciliğe dair notlar şöyle:
1- “Ortak İstek Zeytine Destek” konulu panelde zeytin ve zeytinyağı kadar madencilik ve enerji sektörü de tartışıldı. Ayvalık Cunda Adası’na kurulması planlanan Rüzgar Enerji Santrali ilçeyi ayağa kaldırmış. Cunda’daki Tabiat Parkı’na kurulması planlanan rüzgar tribünlerine karşı çıkan Ayvalık ve Cunda’da yaşayanlar: “Biz rüzgar enerjisine karşı değiliz. Ancak bunun yeri Cunda’daki Tabiat Parkı olmamalı. Pek çok alternatif yer varken binlerce ağacın kesilmesine neden olacak böyle bir projeye karşıyız.” diyerek tepkilerini gösteriyor. Bu görüşlerini panelde de dile getirdiler. Panele katılan bürokratlar bu tepkiler üzerine Cunda’ya rüzgar tribünlerinin kurulamayabileceği mesajını verdi. Ancak sorun kesin olarak çözülmüş değil.
2-Zeytincilerin kabusuna dönüşen Kazdağları ve civardaki madencilik faaliyetleri konusunda da sert tartışmalar yaşandı. AKP Balıkesir Milletvekili Edip Uğur’un “Yeraltındaki madenlerin çıkarılmasına ve ülkeye döviz kazandırılmasına niye karşı çıkıyorsunuz” sözleri katılımcıların tepkisine neden oldu. Madencilik faaliyetlerinin bölgede sadece zeytinciliği değil doğal yaşamı yok edeceğini belirten zeytincilerle Edip Uğur arasında zaman zaman sert tartışmalar oldu. Ayvalık Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Gençer açılış konuşmasında bu konuya değindi. Toprağın üstündeki zeytinin toprağın altındaki altından daha değerli olduğunu belirterek, zeytin alanlarının zeytinlik olarak kalmasını, altının başka yerlerde aranmasını istedi.
3- Uçakla zirai ilaçlama yasaklandığı için Körfez Bölgesi’nde eskisi gibi zeytin sineği ile etkin mücadele yapılamıyor. Mücadele için kurulan birliklerin mali gücü yok. Üreticiden de para toplanamayınca sinek mücadelesi yeterince yapılamıyor. Bu nedenle zeytin sineği bu sene zeytin ve dolayısıyla zeytinyağı kalitesini olumsuz etkileyecek. Ayvalık Ziraat Odası’nda uzun yıllar başkanlık yapan ve tarladan sofraya kadar zeytinin her aşamasında aktif olarak çalışan Ahmet Sucu, zeytin sineğinin verdiği zararın çok büyük olduğunu anlattı. Ahmet Sucu, fabrikasında yeni hasat zeytinyağı almaya gittiğimizde fabrikaya gelen zeytinden bir avuç aldı ve masaya koydu. Dışarıdan baktığınızda gayet düzgün ve kaliteli görünen zeytini ikiye ayırdı. Zeytindeki kurtları gösterdi. Birkaç milyon lira ile yapılacak zeytin sineği mücadelesi yapılmadığı için milyarlarca lira zarara neden olduğunun kanıtıydı.
4- Geçen hafta sonuna kadar uzunca bir süre yağmur yağmamasının zeytinlerin kurumasına neden olduğu anlatıldı. Sulama olanağı olan bazı üreticiler zeytinini sulayarak bu zararı önlemeye çalışmış. Türkiye’de toplam zeytin alanlarının ancak yüzde 10’u sulanabiliyor. Bu nedenle bir iki gündür yağan yağmur zeytincilere rahat bir nefes aldırdı.
5- Komili’nin üreticisi Ana Gıda, geleneksel hale getirdiği “Komili Onur Ödülleri” bu yıl 3 kuşaktır zeytincilik yapan Evren Ertür ile, zeytinciliğin her alanında aktif olarak çalışan Ahmet Sucu’ya verildi. Töreni izleyenlerin ortak fikri, her ikisinin de bu ödülü hak ettiği yönündeydi.
6- Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Bitkisel Üretim Daire Başkanı Ümit Bayram Kutlu, zeytin sektörüne verilen destekleri ayrıntılı olarak anlattı. Kutlu’nun verdiği bilgilere göre, zeytin üreticilerine dekar başına 5 lira mazot, 4 lira gübre desteği veriliyor. Zeytinyağına kilo başına 50 kuruş prim veriliyor. Bu destek verilirken dekar başına ortalama 170 kilo zeytinyağı üretimi baz alınıyor. Mazot, gübre ve prim destekleri toplandığında bir üretici dekar başına 96.5 lira destek alıyor. Son 10 yılda zeytin üreticisine verilen toplam destek 600 milyon lira. Sektörde kayıt sistemi yaygın olmadığı için 200 bin tonluk zeytinyağının sadece 60 bin tonluk bölümü prim desteğinden yararlanabiliyor.
7- Desteklerden söz edilirken Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Başkanı Dr. Mustafa Tan, söze girerek kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesi kapsamında verilen zeytin hasat makineleri desteğine ilişkin önemli bir ayrıntıyı açıkladı. Zeytincilerin en büyük maliyet kalemini hasat oluşturuyor. Hasatta kullanılan makineler çok pahalı. En küçüğü 4-5 bin liradan satılıyor. Bakanlık kırsal kalkınma destekleri kapsamında bu makinelerin alımına yüzde 50 hibe desteği verince makinelerin fiyatı da yüzde 50 artmış. Mustafa Tan’ın söylediklerini doğrulayan üreticiler daha önce 4 bin liraya aldıkları makinenin fiyatının 7-8 bin liraya çıktığını söyledi. Yani, devletin yüzde 50 hibesi üreticiye değil makinecilere gidiyor.
Özetle zeytincilikte çözüm bekleyen pek çok sorun var. En önemlisi de zeytinyağı tüketiminin yetersiz olması. Bu sorunları çözmedikçe zeytincilikte daha ileriye gitmek çok güç olacak.
Bayramınızı kutlar, Cumhuriyetin 89.yılında sağlık ve mutluluklar dilerim.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız