Reklam Ver

Avrupa’daki ekonomik krize rağmen büyüyen, genç nüfusa sahip ve yabancı sermeye yatırımcılarının ilgi odağı Polonya, tarım, gıda ve hayvancılık alanında da gelişmeye ve büyümeye açık bir ülke.
Avrupa Birliği’nin tarım desteklerini ve kırsal kalkınmaya yönelik fonlarını arkasına alan Polonya, elma, patates, lahana ve daha birçok üründe Avrupa’nın tedarikçisi konumunda. Polonya, Türkiye’ye de ihracatını, özellikle kırmızı et ihracatını artırıyor.
Tarımsal yapısı, işletme büyüklükleri, Avrupa Birliği pazarındaki etkinliği ve daha birçok konuda Türkiye ile büyük benzerlikler gösteren Polonya’nın tarım, gıda ve hayvancılıktaki potansiyeli nedir?
Polonya Enformasyon ve Dış Yatırımlar Ajansı (PAİZ)’nın davetlisi olarak gittiğimiz Varşova’ya inerken uçağın penceresinden gördüğümüz manzara Türkiye’den pek farklı değildi. Türkiye’ye göre daha yeşil, ama tarım alanları çok parçalı. Adeta yamalı bohça gibi.
Bu ilk izlenim ülkenin tarımsal yapısı ve tarıma bakış için önemli ipuçları veriyor. Bir hafta boyunca çok farklı kesimlerden, bakanlıklardan, bürokratlardan, özel şirket yöneticilerinden ve yerel yöneticilerden hep aynı sözleri dinledik: “Polonya, Avrupa Birliği ülkeleri arasında istikrarlı büyüyen tek ülke. Dünyada en fazla yabancı yatırım çeken ülkelerden birisi. Altyapımız çok güçlü. Burada Türk yatırımcılar çok az. Türk yatırımcıları bekliyoruz.”
Yatırımcı derken kimsenin aklına tarım ve gıda gelmiyor. Türkiye’de olduğu gibi tarım çok küçümseniyor. Kalkınmanın, büyümenin sanayileşme ile olacağına inanılıyor.
Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı’na gidinceye kadar kimseden tarıma ilişkin olumlu bir söz duymadık. Çünkü, Polonya’da yatırım demek sanayi demek. Tarım adeta yok sayılıyor. Oysa, 2004’te Avrupa Birliği’ne üye olduğunda en sert müzakereler tarım konusunda olmuştu. Avrupa Birliği tarımı dışarıda bırakarak Polonya’yı üye almak istedi. Polonya bunu kabul etmedi ve tarımda istediklerini alarak üye oldu. Üye olduktan sonra büyük sıkıntılar yaşadı. Özellikle hayvancılıkta birçok işletmesi kapandı. Süt üreten çok sayıda işletme rekabet edemedi ve sektörden çekilmek zorunda kaldı. “Ölen ölür kalan sağlar bizimdir” mantığı ile yola devam edildi. Ölen öldü, kalanlar Avrupa Birliği destekleri ile hem iç piyasaya hem de Avrupa Birliği ülkelerine ve üçüncü ülkelere ihracat yapıyor.
Polonya Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı Avrupa Birliği ve Uluslararası İşbirliği Müdürü Julian T.Krzyzanowski ile Polonya tarımı üzerine uzun sayılabilecek bir sohbetimiz oldu.
Krzyzanowski Polonya tarımı ile ilgili özetle şu bilgileri verdi: “Polonya, aslında tarım ülkesi. Nüfusunun yaklaşık yüzde 40’ı kırsalda yaşıyor. Avrupa Birliği’ne 2004’te üye olduk. Üyelikten sonra Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikası çerçevesinde tarımımız şekillenmeye başladı. Ben bu bakanlıkta 16 yıldır çalışıyorum. Avrupa Birliği konusunda çalıştım. Avrupa Birliği cennettir, diyemem. Ama tarım konusunda üyeliğin çok büyük faydalarını gördük. Üyelikten önce tarımla ilgili çok büyük endişeler vardı. Tarımın çökeceği iddia ediliyordu. Bu nedenle tarım bölgelerinde üyeliği isteyenlerin oranı çok düşüktü. 2002-2003’te köylerde Avrupa Birliği üyeliğini destekleyenlerin oranı yüzde 20’lerdeydi. Üyelik için yapılan referandumda bu oran yüzde 55’e ulaştı. 2011’de yüzde 80’i geçti. Ben çiftçilere hep şunu söyledim. Avrupa Birliği’ne üye olursak iki kat para alacaksınız. Bu sene tarım bütçemiz 12 milyar zloti (yaklaşık 7.5 milyar lira) olarak belirlendi. Avrupa Birliği’nden de bu kadar geldi. Yani çiftçi iki kat para alıyor.”
Avrupa Birliği’nde 2014-2020 bütçesinin konuşulduğunu ve birlik üyesi ülkelerin çoğunun tarımsal desteklerin devam etmesinden yana olduğunu hatırlatan Krzyzanowski, tarımsal desteklerde azalma beklemediğini söyledi.
Krzyzanowski’nin verdiği bilgilere göre, Polonya 1.5 milyon tarım işletmesi ile Avrupa Birliği’nde ikinci sırada. Ancak, ortalama işletme büyüklüğü Avrupa ortalamasının altında. İşletme büyüklüğü ortalama 10 hektar. Bin hektarı geçen işletme sayısı çok az. Tarım ürünleri ihracatı 17 milyar Avro, ithalatı 15 milyar Avro. İhracatın yüzde 80’nini Avrupa Birliği ülkelerine yapıyor. Tarımsal kredilerde faiz oranı yüzde 6 olarak uygulanıyor.
Türkiye’ye karkas et ihraç etmelerinin sırrını sorduğumuzda ise Krzyzanowski şu yanıtı verdi: “Bizde maliyetler düşük. Kaba yem sorunumuz yok. Üretici destekleniyor. Ayrıca yaptığımız ihracat Avrupa Birliği tarafından destekleniyor. Polonya’da dana eti pahalı olarak bilinir. Ama aldığımız desteklerle Türkiye’ye et satabiliyoruz. Biz Avrupa Birliği fonlarından yararlanarak et ve süt işletmelerimizin yüzde 90’nını modernize ettik. Bu çalışmayı yapmadan Avrupa Birliği’ne et ve süt satamıyorduk. Modernizasyon tamamlandıktan sonra ve hijyen koşulları yerine getirildikten sonra ihracat izni aldık ve Birlik ülkelerine daha çok ihracat yapmaya başladık.”
Polonya’nın tarımsal potansiyelini, Türkiye’den ihraç edilen ürünleri, yatırım olanaklarını, Polonya Merkez Bankası eski Başkanı ve Vistula Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Krzysztof Rybinski ve Yüksek Öğretim Kurumu(YÖK) eski Başkanı Türkiye’nin Varşova Büyükelçisi Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan’ın tarım ve hayvancılığa ilişkin görüşlerini yarın bu sütunda okuyabilirsiniz.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız