Reklam Ver

Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı son 3 ayda 33 gıda ürününü tağşişli bularak kamuoyuna teşhir etti.
Teşhir edilen sadece marka ve firmalar değil. Gıda üretimindeki vurdumduymazlık teşhir ediliyor. İnsana saygısızlık teşhir ediliyor. İnsan sağlığını hiçe sayanlar, her şeyi para gören anlayış teşhir ediliyor.
Diyeceksiniz ki, teşhir ediliyor da ne oluyor?

Haklısınız. Etiket okuma alışkanlığı çok az olan toplumun büyük bölümü neyi tükettiğinin farkında değil. En büyüğünden en küçüğüne birçok firma tarafından aldatılıyor. Pidede domuz eti, tereyağında, yoğurtta, peynirde bitkisel yağ çıkıyor. Balda, bal dışında her şey var. Yüzde 100 dana sucuk, dana salam, dana sosis denilen ürünlerin içinden tavuk,hindi çıkıyor. Sadece tavuk, hindi olsa iyi.Tek tırnaklı at,eşek eti de çıkıyor. Daha fazlası da var. Yapanlar utanmıyor, biz yazmaya utanıyoruz. İnsanlarımızda bu ürünleri sorgulamadan afiyetle yiyor.
Yüzde 100 afiyet olsun!..
Tağşişli olarak adlandırılan bu ürünleri tüketenlerin sağlığı tehdit altında.Sağlıklı ve güvenilir ürün aldıklarını zannediyorlar ama aldatılıyorlar. Ceplerinden para çalınıyor, farkında değiller. Neresinden bakarsanız bakın gıda ürünlerinde tağşiş kabul edilebilir bir şey değil.
Bu nedenle tağşişli ürünü kim üretirse üretsin, teşhir edilmeli. Bu konuda Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nı herkes desteklemeli. Kaldı ki, dürüst, mevzuata uygun sağlıklı gıda üretenlerin haksız rekabetle karşı karşıya kalmaması için tağşiş yapanlar teşhir edilmeli.
Bugüne kadar gıdada denetimler yapılır. Denetimler sonucunda kaç ürünün hatalı, bozuk ve tağşişli olduğu sayısal olarak açıklanırdı. Hatalı, bozuk ve tağşişli ürünü kimin ürettiği ise açıklanamazdı. Çünkü yasal engel vardı. İşini doğru yapanlar, sağlıklı ve güvenilir gıda üretenler de zan altında kalıyordu. Bakanlık, yaptığı düzenleme ile teşhiri yasal hale getirdi.
Teşhir başlayınca ve aralarında tanınmış markalarda yer alınca bu kez isyan başladı. Yapılan analizler tartışmaya açıldı. Aynı hatta hem dana eti hem kanatlı eti işleyenler bulaşıklık olabileceğini, Bakanlığın daha titiz olması gerektiğini söyleyenler oldu. Doğrudur. Ama, dana etine at ve eşek etini karıştıranlara ne demeli? Aynı hatta hem dana hem at ve eşek mi işliyorlar?
Bakanlığın analizleri sağlıklı yapmadığı hatta yandaş firmalara yol açmak için bazı büyük markaların cezalandırıldığı iddia edildi.
Bütün bu tartışmalar bilimsel temelde olmalı. Dünyanın kabul ettiği normlar, analizler çerçevesinde değerlendirilmeli.
Her şeyden önce, hatalarını, yanlış uygulamalarını en çok eleştiren ve bunu açıkça yazan bir gazeteci olarak Bakan Mehdi Eker dahil hiçbir bakanlık çalışanının,bürokratının bir firmayı yada markayı kasıtlı olarak yok etmek,zor durumda bırakmak kastı ile hareket ettiğini söyleyemeyiz.Onlarda en az bizler kadar bu ülkenin markalarını,sanayi kuruluşlarını yaşatmak ister.Tüketicilerin sağlıklı ve güvenli gıdaya ulaşmalarını ve tüketmelerini sağlamak onların görevi. Analizlerle ilgili, yönetmelik ve uygulamalarla ilgili varsa eksiklikler, sıkıntılar tartışılarak giderilebilir.Ama tüketicinin sağlığından, güvenli beslenmesinden asla taviz verilmeden.
Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın et ve et ürünlerinde karışımı ortadan kaldıracak ve yüzde 100 aynı üründen elde edilecek bir çalışması var. Bu tartışılıyor. Karışım ürünlerin üretimine yasak gelirse o zaman üretim hatları ayrılır. Bulaşıklık dahi olmaz. Tüketici de hangisini tercih ederse veya ekonomik gücü hangisine yeterse onu alır tüketir.
******
Orhan Özet’i saygıyla anıyoruz..
Dostumuz Mustafa Seydioğlu hatırlattı. Yaşamı boyunca üretene, insana saygılı, Türkiye’nin üretmek yerine ithal ettiği tütüne, AKP’nin “babalar gibi satarız” dediği ve sattığı sigara fabrikalarına canı pahasına sahip çıkan Tekel’in eski genel müdürlerinden Orhan Özet 11 yıl önce yaşama veda etti. Tütüncüler O’nu çok arıyor. Kendisini saygı ve özlemle anıyoruz.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız