Reklam Ver

Tağşiş bakanlıkla et sektörünü karşı karşıya getirdi
Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın taklit ve tağşiş yapan firmaları kamuoyuna teşhir etmesi et ve et ürünleri sektöründe sarsıntıya neden oldu. Teşhir edilenler arasında sektörce bilinen asırlık firmaların olması sanayicilerin tepkisine neden oldu.
Bakanlıkta toplantı
Sektörde yaşanılan sıkıntılar Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın Ankara’da düzenlediği toplantıda su yüzüne çıktı. Yaklaşık 100 kişinin katıldığı toplantıda et ürünleri üreten sanayiciler, bakanlığın bulaşıklıkla tağşişi birbirinden ayırması gerektiğini ve analiz sonuçlarının ayrıntılı açıklanmasını istedi. Bakanlık temsilcileri ise, analizlerin titizlikle yapıldığını ve bulaşıklıktan öte bir tağşiş olduğunu ifade etti. Toplantıda zaman zaman gerginlikler oldu.

Ali Ekber YILDIRIM
İZMİR- Ette yüzde 100 dana krizi yaşanıyor. Piyasaya yüzde 100 dana etinden üretildiği bildirilen sucuk,salam,sosis gibi et ürünlerinde yapılan analizlerde kanatlı eti, domuz eti, at ve eşek eti bulunduğu iddiası ile tanınmış firmaların teşhir edilmesi et sektöründe yeni bir krize neden oldu.
Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın taklit ve tağşiş yapan firmaları teşhir etmesi özellikle salam,sosis,sucuk üreten et ve et ürünleri sektöründe tepkiyle karşılanıyor.Teşhir edilen firmalar arasında asırlık Apikoğlu, Beşler ve et sektöründe bir çok ilke imza atan sektörün öncülerinden Pınar’ın yer alması sektörde endişe yarattı.
Yüzde 100 dana etinden imal edildiği bildirilen sucuk, sosis, salam gibi ürünlerde kanatlı eti, tek tırnaklı hayvan eti, domuz eti, sakatat gibi ürünlerin bulunması analiz sonuçlarıyla ilgili tartışmayı da gündeme getirdi. Türkiye, Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) daha önce yaptığı açıklamada tağşiş ve bulaşıklık ayrımının yapılmasını istemişti. Üretici firmalar da analiz sonuçlarının “tağşiş var” veya “tağşiş yok” şeklinde açıklanmasının çok yanlış olduğunu belirterek: “Teşhir edilenler arasında yüz yıllık firmalar, ilk kez bu ürünleri paketleyen ve ihracat yapan firmalar var. Bu firmaları tağşiş var veya yok analiz sonucu ile kamuoyunda ticari itibarlarını yok etmek doğru değil. Analiz sonuçları ayrıntılı olarak açıklansın. Yüzde yüz dana etinden imal edilen ama analiz sonucunda tağşişli çıktığı söylenen ürünün ne kadarı dana eti, ne kadarı tağşişli ürün içeriyor.”görüşünü dile getirdi.
Bakanlıkta gergin toplantı
Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, tağşiş ve diğer sorunların tartışıldığı bir toplantı yaptı. Pazartesi günü yapılan toplantıya et sektöründen yaklaşık 100 kişi katıldı. Bakanlık Müsteşar Yardımcısı Nihat Pakdil’in açılış konuşmasını yaptığı toplantının büyük bölümünde tağşiş ve taklit konusu konuşuldu. Daha önce teşhir edilen bir firmanın temsilcisi: “Bakanlık yetkililerine ve toplantıya katılan sanayicilere, üreticilere seslenerek; “Sizler beni tanıyorsunuz. Ben bu işe yeni girmiş veya merdiven altı üretim yapan biri değilim. Yıllarca uğraşarak yarattığım bir markam var. İsmim var, ailem var. Ben nasıl tağşiş yaparım. Benim markam, adım, ailem var. Her ay 1.5 milyon lira zarar ediyorum.Çocuğum okula gidemiyor. Baban sucuğa at eti, köpek eti karıştırdı diye dalga geçiyorlar. Ben böyle bir adam mıyım. Lütfen söyleyin. Hepimizin onuru var.” diyerek tepkisini gösterdiği ifade ediliyor.
Analizler daha dikkatli yapılsın
Et ve et üreticileri, bakanlıktaki toplantıda analizlerin daha titiz yapılmasını ve bulaşıklık ile tağşişin bir birine karıştırılmaması gerektiğini dile getirdi. Ayrıca analiz sonuçlarının ayrıntılı olarak açıklanması istendi. Yüzde 100 dana eti denilen sucuk ya da salamda ne kadarının tağşişli ürün olduğunun açıklanması talep edildi. Bulaşıklığın tağşiş olarak açıklanmasının sadece firmalara değil sektöre ve ülke hayvancılığına zarar vereceğini vurgulayan et ve et ürünleri üreticileri bulaşıklık ile tağşişin ayrılması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını istedi.
Bakanlık, tağşişte ısrarlı
Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yetkilileri ise analiz sonuçlarının tartışılmayacak açıklıkta olduğunu ve dünyada kullanılan yöntemin uygulandığını söylüyor. Uzun yıllar gıda analiz laboratuarında görev yapan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Kavak, gelişmiş ülkelerde kullanılan ve en güvenilir sonuçları veren PCR analiz yöntemini kullandıklarını söyledi. Markalara çok büyük önem verdiklerini belirten Ahmat Kavak: “Bakanlık olarak merdiven altı üretimin sona ermesi ve sağlıklı, güvenilir ürünlerin üretilip tüketiciye ulaşması ve ihracatın olması açısından markalara büyük önem veriyoruz. Ancak, hatalı uygulamalara göz yummamız mümkün değil. Üreticiler kadar tüketicilerin de korunması görevimiz var. Tüketicilerimizin sağlıklı ve güvenilir gıdalar tüketmesi için her türlü önlemi almak bakanlığın görevi. Yaptığımız analizler bütün dünyada kullanılan güvenilir sonuç veren yöntemlerle yapılıyor. PCR yöntemi ile analizini yaptığınız ürünün tek bir DNA’sında neler olduğunu ayrıntılı olarak veriyor. Öyle ki, kanatlı etinin içinde bile hangi kanatlılar olduğunu tespit edebiliyoruz. Aldığımız analiz sonuçları bulaşıklığın çok ötesinde. Kimse bulaşıklığa sırtını dayamasın.” dedi.
Bulaşıklığın da kanun gereği yasak olduğunu hatırlatan Ahmet Kavak, firmaların bulaşıklık olmaması için gerekli önlemleri almak zorunda olduğunu söyledi. Kavak: “ Bakanlığımız, karışımları tamamen kaldırmak için bir çalışma yapıyor. Bugüne kadar analiz sonuçları açıklanan ve kamuoyunda yasa gereği teşhir edilen ürünler bulaşıklıkla açıklanmayacak netlikte tağşişli. Biz düzenli olarak denetimler yapıyoruz. Yüzlerce, binlerce analiz yapılıyor. Çok büyük bölümü temiz çıkıyor. Çok az sayıda da olsa tağşişli çıktığında onu da yasa gereği açıklıyoruz.” diye konuştu
Apikoğlu karışım üretimini bıraktı
Daha önce tağşiş yaptığı için teşhir edilen sucuk üreticisi Apikoğlu, karışım ürün üretiminden tamamen çekilerek sadece yüzde 100 dana etinden sucuk üreteceğini kamuoyuna duyurdu. Apikoğlu’nun açıklamasında, hindi, tavuk, dana hindi, dana tavuk karışımlı ürünlerin üretiminden çekilerek sadece yüzde yüz dana sucuk üretileceği görüşüne yer verildi.
SETBİR uyarmıştı
Türkiye,Süt,Et,Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR), dah önce yaptığı açıklamada taklit ve tağşiş yapanların kamuoyuna teşhir edilmesinin yıllardır özlemle beklenen bir uygulama olduğu ancak tağşiş ile bulaşmanın ayrımının iyi yapılması gerektiği ifade edilmişti. SETBİR’in görüşü özetle şöyle:
“Et ürünleri sektörüne yönelik olarak yapılan denetimlerde, alınan örnekler laboratuarlarda taklit ve tağşişin tespiti amacıyla değişik yöntemlerle analiz edilmektedir. Tağşiş kelime anlamı ile bir şeyin içerisine başka bir madde karıştırma, ayarını düşürme demektir. Tağşiş, gıda sektöründe üretimde kullanılan girdilerin yerine daha az değerli girdilerin kullanımı ile haksız kazanç sağlanması anlamını taşımaktadır. Et ürünleri sektörü için bir örnek vermek gerekirse, yüzde yüz dana eti etiketi taşıyan bir ürünün içerisinde daha az değerli olan tavuk eti kullanımı o üründe tağşiş yapıldığını göstermektedir. Dolayısı ile etiket bilgileri ile ürünün içerisinde kullanılan girdilerin uyuşmadığı bir durum söz konusudur. Ancak unutulmamalıdır ki etiketinde yazdığı sürece, tavuk ve dana eti karışımlı sucukları üretmek ve satmak da yasal bir işlemdir ve Bakanlık izni alınarak yapılmaktadır.
Kullanılan Et türü analiz yöntemlerinden birisi olan (Real Time PCR) testi son derece hassas ölçümler yapabilmekte olup, özellikle kullanımı kesinlikle yasak olan domuz, at, eşek eti gibi etlerin kullanımını rahatlıkla tespit edebilmektedir.
Et ürünlerinin bileşenlerini belirlemede, taklit ve tağşişi tespit etmeye yönelik yapılan analizlerin çoğu miktar bazlı olmayıp var-yok tespiti şeklindedir. Bu konuda kullanılan Real Time PCR kitleri yüzde 0,1 gibi çok hassas sonuç verdiğinden dolayı DNA düzeyinde bir bulaşma halinde bile pozitif sonuç vermektedir. Bu durumda ürünlerin laboratuar analizleri sonucunda bahsedilen karışımlardan eser miktarda bulunması halinde bile tağşiş ile bulaşma konusunda ayrım yapılamadan firmalar tağşiş yapar pozisyona düşebilmektedir.
Şarküteri üretim tesislerinde, % 100 dana etli, dana etli ve hindi etli, dana etli , hindi etli ve piliç etli ürünler aynı üretim alanında üretilmektedir. AB mevzuatlarında ve Yasal mevzuatımızda bu ürünlerin aynı üretim yerlerinde üretilmesine engel bir durum yoktur zaten ayrı olması da ekonomik değildir. Her ne kadar düzenli temizlik yapılsa da 1 DNA bulaşması ve bunun da Real Time PCR’da yakalanma olasılığı mevcuttur. Dolayısıyla Bakanlığımızın tağşiş ve bulaşmayı ayırt edecek bir yöntem uygulama ihtiyacı bulunmaktadır.
Bulaşma nedeniyle ve mevcut teknik imkânlar kullanılarak   üretilen bu ürünlerin tüm dünyada olduğu gibi başka üretim metodu olmaması nedeniyle, tağşiş yapılmış gibi işlem görmesi halk sağlığımız açısından bir katkı sağlamayacağı gibi sektörümüze de büyük zararlar verecektir. “

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız