Reklam Ver

Dün tarımsal üretimde verimliliğin nasıl cezalandırıldığını, hastalıktan ari hayvancılık işletmelerine verilen desteklerin nasıl kesildiğini yazdık. Bugün yazacaklarımız çok daha trajikomik.Bir ülke düşünün ki, dünyanın öbür ucundan milyonlarca dolar ödeyip canlı hayvan ve et ithal ediyor. Ama, sağlıklı, güvenilir organik et üreten kendi üreticisine bir kuruş destek vermiyor. Hem de Bakanlar Kurulu Kararı ile “organik üretim yapanlara yüzde 50 daha fazla destek verilir” denilmesine rağmen. Kağıt üzerinde destek var ama, öyle bir mevzuat hazırlanmış ki, organik kırmızı et üreticilerinin bu desteklerden yararlanması olanaksız.
Neden mi?
Nedenine geçmeden organik kırmızı et üreticilerinin kısa hikayesine bakalım. Çanakkale’nin Ayvacık İlçesi’ne bağlı Erecek Köyü’nde bir grup üretici organik kırmızı et üretimi için bir proje başlatmak için yola çıktı. Köydeki arazi tarımsal üretime elverişli olmadığı için yaygın olarak hayvancılık yapılıyor. Erecekli üreticiler hayvancılığı da bir adım ileriye taşıyarak organik üretim yapmaya karar verdi. Bunun için Erecekliler Derneği’ni kurdular. İlçedeki diğer köyler de projeye dahil edildi. Bir yıl süren tartışmalardan sonra 2009’da organik kırmızı et üretim projesi başladı. Bu arada üretici birlikleri kurulmaya başlanınca üreticiler bir araya gelerek Türkiye’nin ilk Organik Kırmızı Et Üreticileri Birliği’ni kurdu. Tek bir amaçları vardı; ithal et cennetine dönüşen, genetiği değiştirilmiş (GDO) yemlerin ithal edildiği bir ortamda tüketiciler için güvenilir ve sağlıklı et üretmek. Fakat, bu amaca ulaşmak pek kolay değildi. Projeye destek vermek bir yana sürekli engeller çıkarıldı.
Organik kırmızı et üreticileri olarak, hak ettikleri tarımsal destekleri bile alamadılar. Oysa, 2011 yılında Bakanlar Kurulu Kararı ile açıklanan tarımsal desteklerden çok umutluydular. Kararnamede organik üretim yapanlara ilave yüzde 50 destek verileceği yazıyordu.
Ayvacık Organik Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Yalçın Rüzgar’ın anlattığına göre, Türkiye’de 18 organik üretici birliği var. Sadece Ayvacık Organik Kırmızı Et Üreticileri Birliği devletin verdiği bu tarımsal desteklerden yararlanamıyor.
Nedenini Birlik Başkanı Yalçın Rüzgar’dan dinleyelim:
“ Arazilerimiz tarımsal üretime uygun olmadığı için hayvancılık yapıyoruz. Biz de buğday, arpa veya başka bir ürün üretmek isteriz. Ama arazilerimizde hiçbir ürün olmuyor. Bu nedenle arazileri çiftçi kayıt sistemine de kaydedemiyoruz. Kayıt yapamayınca hiçbir destek alamıyoruz. Yetkililer gelip araziye bakıyor ve “üretim yok” diyerek destek vermiyor. Doğru tarımsal üretim yok. Ama hayvancılık yapılıyor. Organik kırmızı et üretiliyor. İki yıl önce arazileri çayır-mera olarak kaydettirdik. Hesabımıza mazot ve gübre desteği yattı. Sonra haksız yere destek aldık diye 5 yıl süreyle “yasaklı” ilan edildik. Dilekçe ile başvurarak, gübre ve mazot kullanmadığımızı organik üretim yaptığımızı belirterek yasaklı olmaktan kurtulduk. Ama alan bazlı desteklerden vazgeçtik. Hiçbir destek alamıyoruz.
Hükümet geçen yıl organik üretime destek vereceğini açıkladı. Bakanlar Kurulu’nun 24 Şubat 2011 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan tarımsal desteklere ilişkin kararnamesinde organik hayvancılık yapanlara yüzde 50 fazladan destek verileceği yazıyor. Biz de bu destekten yararlanmak için başvurduk. Fakat bu desteği almak için de iki önemli şart var. Birincisi, hayvanlarınızın Hayvan Kayıt Sistemi (Türkvet) ve Soy Kütüğü ve Ön Soy Kütüğü Sistemi (e-Islah) veri tabanına kayıtlı, sütçü, kombine ve etçi kültür ırkı veya kültür ırkı melezi olması gerekiyor. İkincisi de suni tohumlama yaptırılması şartı var. Organik tarım mevzuatında ise, organik sürünün tamamen doğal yollarla çoğalması öngörülüyor. Suni tohumlama yapamıyorsunuz. Suni tohumlama yaptıramadığımız için bu destekten de yararlanamıyoruz. Bakanlığa organik suni tohumlama yaptıran bir yer varsa gösterin gidip yaptıralım diyoruz. Yok. Çünkü suni tohumlama olursa organik olmaz. Yani bize ya organik üretimden ya da desteklerden vazgeçin diyorlar.”
Ayvacık Organik Kırmızı Et Üreticileri Birliği yöneticileri yakın zamanda Ankara’da Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nda yapılan toplantıda da bu sorunlar ele alındı. Bakanlık yetkilileri üreticilerin haklı olduğunu organik tarım mevzuatında bazı değişikliklerin yapılabileceğini söylüyor.
Organik tarım konusunda her zaman bilgisine başvurduğumuz Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği Başkanı Atilla Ertem dostumuz, organik tarım mevzuatının Avrupa Birliği’nden alındığını hatırlattı. Ertem, organik bir sürüye dışarıdan suni tohumlama yapılmasının sürünün organik yapısını bozacağını, bu nedenle aynı sürüden yani organik sürü içerisindeki boğalardan tohum alınarak suni tohumlama yapılabileceğini söyledi.
Özetle, kağıt üzerinde organik hayvancılığa yüzde 50 daha fazla destek sağlanıyor. Organik üretimi teşvik etmesi bakımından çok önemli bir adım. Fakat, uygulamadaki mevzuat gereği organik kırmızı et üreticileri bundan yararlanamıyor.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız