Reklam Ver

Greenpeace’in yayınladığı raporla gündeme getirdiği yaş sebze ve meyvede pestisit (tarım ilacı) kalıntısı sorunu birkaç gün tartışıldıktan sonra yine unutuldu. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı rapordaki bilgileri yalanlayarak işin içinden çıktı.
Ziraat Mühendisleri Odası ise, kapsamlı bir rapor hazırlayarak kamuoyu ile paylaştı. Medyada yeterince yer verilmeyen Raporun ayrıntıları özetle şöyle:
Pestisit kalıntısı nasıl oluşmaktadır?
“Kalıntı sorunu, büyük ölçüde tavsiye edilen doz ve kullanıma uyulmaması ve emsalden ruhsatlandırılan ilaçların kullanılması ile ortaya çıkmaktadır. Türkiye‘de yeni bir aktif maddenin ruhsatlandırılması oldukça sıkı kurallara bağlıdır.  Bir firma tarafından daha önce patentleştirilmiş aktif madde için, 20 yıllık patent süresi dolduğunda, başka firmalarca emsalden ruhsat alınabilmektedir. Emsalden ruhsatlandırmada, maliyetlerin düşürülmesi için daha düşük fiyatlı olan safiyeti düşük aktif madde ve kalitesiz yardımcı madde kullanılması yoluna gidilmektedir. Emsalden ruhsatlandırmada aktif maddenin safiyeti ile yardımcı maddelerin kalitesine ilişkin bir irdeleme yapılmadığından, uygulamada sorunlara yol açacak ilaçlar piyasaya çıkabilmektedir.
Tavsiye edilen doz ve kullanımla ilgili tavsiyelere uyulmaması, ilacın orijinal veya emsal olmasından bağımsız olarak her durumda soruna yol açmaktadır. Emsalden ruhsatlandırılan ilaçlar ile orijinal ilaçlar arasındaki büyük fiyat farkı, maliyetini düşürmek isteyen çiftçilerin emsal ilaçları tercih etmesine neden olmaktadır. Ucuz fiyata alınan emsal ilaçların aktif maddesinin safiyeti ve yardımcı maddelerinin kalitesinin düşüklüğü ile ilgili olumsuzluklar söz konusu iken, ayrıca istenen sonucun alınabilmesi için aşırı dozda kullanımı, kalıntı sorununun daha da artmasına yol açmaktadır.
Öte yandan Avrupa Birliği‘nde yasak olup, Türkiye‘de yasak olmayan aktif maddelerin kullanımı ile aktif maddenin tavsiye edilmeyen ürünler için kullanımı, kalıntı ile ilgili yaşanan sorunların başka nedenlerinden biridir.
2012 yılı başından itibaren de Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü‘nün ruhsatlandırılmak için yurt dışından getirilen ilaçların ruhsatlandırılmasında, ilacın spefikasyonu için yapılan analizlerden vazgeçilip, beyanın esas alınması, yeni bir sorun kaynağı olmaya aday uygulama olarak görülmektedir.”
Yaş meyve ve sebze ile ilgili kalıntı sorunun giderilmesine yönelik gelişmeler ise Ziraat Mühendisleri Odası’nın raporunda şöyle özetleniyor.”Özellikle Rusya‘ya yapılan ihracatta geçmiş yıllarda yaşanan bu tip sorunlar, Bakanlığı bu konuda daha ciddi uygulamalar yapmak zorunda bırakmıştır. Bu uygulamaların sonuçları da kısa sürede görülmüştür. Avrupa Birliği (AB), 25 Ocak 2010 tarihinde Türkiye‘den ihraç edilecek domates, biber, armut ve kabakta yüzde 10 analiz şartı aramaya başlanmışken, bu şartı armut ve kabakta Mayıs 2011 tarihinde kaldırmıştır. Yine olumlu bir gelişme olarak, Rusya‘nın narenciye üzerindeki ambargosu kalkmıştır.
Avrupa Birliği‘nde yasak olan aktif maddelerin gecikmeli de olsa Türkiye‘de de yasaklanmış olması, bu alandaki olumlu gelişmelere katkı yapan bir karar olmuştur. Ancak bu yasaklama getirilirken, yasaklanan ilaçlara sahip firmalara ellerindeki stokların bitirilmesi için 2 yıllık bir geçiş süresi tanınmış olması ve bu istisnayı kötüye kullanmak isteyen firmaların stoklarını artırmaları, önümüzdeki dönemde de bu sorundan kaynaklı bazı sıkıntıların ortaya çıkmasına neden olacaktır.
Greenpeace tarafından hazırlanan rapor 2009-2010 yıllarındaki ürünlere ait olmakla birlikte, kalıntı sorunu devam etmektedir. 1 Ocak- 31 Mart 2012 tarihleri arasında 1‘i limon, 5‘i domates, 25‘i biber olmak üzere 30 ürünümüz AB sınır kontrol noktalarından pestisit kalıntısı nedeni ile geri dönmüştür.
Türkiye, Avrupa Birliği‘nden 2008 yılında 308, 2009 yılında 278 ve 2010 yılında 255 adet olumsuz bildirim almıştır. Bu verilere göre Türkiye, tarım ürünleri ihracatında uyarı alan ülkeler arasında Çin‘den sonra ikinci sırada yer almaktadır.
Geri dönen ürünlerin pestisit kalıntı düzeyine baktığımızda, ülkemizde izin verilen limitlerin çok altında olduğu görülmektedir. Buna rağmen ürünlerin sınırdan geri çevrilmesinin nedeni, AB‘de kullanım izni olmayan (yasaklanmış) ilaçların kullanılmasıdır.
Çok basit önlemler alınmadığı için ürünlerimiz geri dönmekte, ülkemiz ve üreticimiz itibarını yitirmekte, halkımızın sağlığı riske edilmektedir.
Türkiye‘de ilaçların ruhsatlama, satış ve uygulama sistemi yerine oturmadığı sürece kalıntı sorunu yaşanmaya devam edecektir. Türkiye sadece ihracatı değil, iç tüketimi de dikkate alarak üretilen ve tüketilen yaş meyve ve sebzenin tamamında zirai ilaç kalıntısı konusunda denetimlerini ve analizleri yapabilecek laboratuarlarını artırmak zorundadır.
Gıda güvenliğinin sağlanabilmesi için tarımın gerçek anlamda desteklenmesi, çiftçilerin gelir seviyesinin mühendislik hizmeti alabilecek seviyeye yükseltilmesi, gıda denetimleri ve denetimci sayılarının artırılması, gıda işletmelerinde ziraat, gıda, kimya mühendislerinin istihdamının zorunlu hale getirilmesi, yaşanan olumsuzlukların giderilmesi için üreticiler başta olmak üzere konuyla ilgili ihracatçılar dahil tüm tarafların bilinçlendirilmesi gerekmektedir.”
Rapaor çok açık. Fazla söze gerek yok.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız