Reklam Ver

Dünya pamuk üretiminin yüzde 85’ini 7 ülke gerçekleştiriyor. Bunlar sırasıyla, Çin, Hindistan, Amerika Birleşik Devletleri(ABD),Pakistan, Brezilya, Özbekistan ve Türkiye’dir. Bu 7 ülkede pamukta yaşanan her gelişme dünya pamuk piyasasını doğrudan etkiliyor.
Bunun son örneği Hindistan’da yaşandı. Hindistan’ın, pamuk ihracatını durdurduğunu açıklaması dünya piyasalarında dalgalanmalara neden oldu. Pamuk fiyatı yüzde 5 arttı.
Hindistan pamuk ihracatını neden durdurdu?
Çok basit bir yanıtla kendi tekstil sektörünü korumak için. Pamuk ihracatından elde edeceği gelirin daha fazlasını tekstilden elde edeceği için tekstil sektörünün daha uygun fiyata hammadde temin etmesi için pamuk ihracatını durdurdu.Bu karar, Hindistan’daki tekstil sanayicilerini korurken, pamuk üreticilerini olumsuz etkileyecektir. Bu nedenle üreticiler tepki gösterdi. Karar aynı zamanda Hindistan’dan ithalat yapan Türkiye ve diğer ithalatçı ülkeleri de olumsuz etkileyecektir. Dünya pamuk fiyatının artması ile tekstil sektörünün daha pahallıya hammadde temin etmesine neden olacak.Rekabet gücünü olumsuz etkileyecek.
Pamuk ihracatını durdurduğunu açıklayan Hindistan,dünya pamuk piyasasının önemli aktörlerinden birisi. Yıllık ortalama 5.5 milyon ton lif pamuk üreten ve dünya üretiminin yüzde 21’ini karşılayan Hindistan, aynı zamanda dünya lif pamuk ihracatının da yüzde 13’ünü gerçekleştiriyor. Yıllık ortalama pamuk ihracatı 1 milyon ton seviyelerinde. Hindistan’ın pamuk tüketimi ise yıllık ortalama 4.5 milyon ton.
Hindistan’ın pamuk ihracatını durdurmasının dünya piyasalarına etkisi bakımından çıkarılacak pek çok ders var. Özellikle dünyanın önemli pamuk üreticilerinden birisi iken en önemli ithalatçı olan Türkiye’nin çıkaracağı önemli dersler var.
Türkiye, 1990’lı yılların ortasına kadar dünyanın sayılı pamuk üreticilerinden biriydi. Üretimde ilk dört ülke arasındaydı. Uygulanan yanlış politikalar sonucunda 7.sıraya düştü ve en büyük ithalatçı ülke oldu. Tekstil sanayindeki gelişmeye bağlı olarak tüketim arttıkça, üretim değil ithalat arttı.
Pamuk ekim alanları daraldı. Yüksek girdi maliyetleri üreticinin üretimden kaçmasına ve alternatif ürünlere yönelmesine neden oldu.
Amerika Tarım Bakanlığı verilerine göre,  Türkiye’nin lif pamuk üretimi 2006-2007 sezonunda 849 bin ton düzeyindeyken dramatik bir düşüşle 2009-2010 sezonunda 380 bin tona geriledi. 2010’da dünya pamuk fiyatındaki artışla birlikte üretici yeniden pamuk ekimine yöneldi. Bu sezon 600 bin tonun üzerinde üretim olması bekleniyor. Türkiye’nin pamuk tüketimi ise ortalama 1.2 milyon ton düzeyinde.
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2010-2011 sezonunda Türkiye 729 bin ton pamuk ithal etti ve bunun karşılığı 2 milyar doların üzerinde döviz ödedi. Pamuk ithalatının yaklaşık yüzde 65’i Amerika’dan yüzde 12’si Yunanistan’dan yapılıyor. İthalat yapılan ülkeler arasında Türkmenistan, Brezilya,Tacikistan,Özbekistan ve Hindistan var.
 Daha önce defalarca yazdığımız gibi, Türkiye’nin pamuk ithal etmesi tamamen yanlış politikalardan ve beceriksizlikten kaynaklanıyor. Doğru tarım politikaları ile Türkiye, ihtiyacı olan pamuğun tamamını üretecek güçtedir.
Türkiye, kendi pamuğunu üretse ne olur?
Tekstil sektörü pamuk ithalatı yerine daha uygun şartlarda yerli pamuğu kullanacak ve hammaddeyi ucuza temin edecek.
Hindistan’ın, kendi tekstil sektörünü korumak amacıyla ihracatı durdurmasından çıkarılacak birinci ve en önemli ders, yerli üretimin tüketimi karşılaması. Hindistan örneğinde olduğu gibi her ülke öncelikle kendi ihtiyacını karşılamak ister. Öyle bir zaman olur ki, paranız olsa bile ithalat yapamazsınız. Bu nedenle yerli üretimin desteklenmesi, artırılması ve mümkün olduğunca keni kendine yeterli olması gerekir.
Türkiye, Hindistan’dan pamuk ithal eden ülkelerden birisi. İhracatın yasaklanması Türkiye’deki tekstilcileri olumsuz etkileyecektir. Hammaddeyi daha pahallıya kullanmak zorunda kalacak. Buda nihai ürüne yansıyacak ve rekabet gücü zayıflayacak. Oysa,Türkiye kendi sanayisinin ihtiyacı olan pamuğu üretebilse bu tür kararlardan olumsuz etkilenmeyecekti.
Özetle, Hindistan’ın pamuk ihracatını yasaklaması bir kez daha gösterdi ki, tarımda kendi kendine yeterlilik bazılarının yaptığı gibi küçümsenecek bir durum değil. Kendi kendine yeterlilik dünya tarım liginde güçlü olmanın birinci şartıdır.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız