Reklam Ver

Tarımsal Yayımı Geliştirme Projesi(TAR-GEL) kapsamında büyük çoğunluğu ziraat mühendisi ve veteriner hekim olmak üzere toplam 7 bin 500 kişi köylerde istihdam ediliyor.Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker aylardan beri alınacak yeni personelle TAR-GEL kapsamında çalışanların sayısını 10 bin kişiye tamamlanacağını söylüyor.İşsiz ziraat mühendisleri ve veteriner hekimler bu sözün tutulmasını umutla beklerken, proje kapsamında çalışanların çok ciddi sorunları var.Aşağıda okuyacağınız mektup bu sorunların kısa bir özeti niteliğinde:

Duyun sesimizi!..
“Şubat 2007’de TAR-GEL projesi kapsamında 657 Sayılı Devlet Memurları Yasası 4/B sözleşmeli ziraat mühendisi olarak bir köye atandım. Köyde hiçbir imkân olmamasına rağmen görevimi en iyi şekilde yapmaya çalıştım. Köyde ne bir büro ne bir lojman ne de diğer imkânlardan faydalandım. Aynı statüdeki merkezde çalışan kadrolu elemanlar ile aramızda dağlar (örneğin Everest tepesi gibi) kadar fark bulunduğunu gördüm. Diğer kadrolu elemanlar her türlü imkânlara sahipken ben ise adeta köyde süründüm. Çünkü; köyde ne bir büro ne bir lojman ne bir kiralık ev ne de tarımsal yayım faaliyetleri için araba bulunmamaktadır. Tarımsal yayım faaliyetleri için gerektiğinde bazen kendi cebimden araba kiraladım.
Aradan yıllar geçti, seçimler yaklaştı. Haziran 2011’de Resmi Gazete’de çıkan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile sözleşmeliyken 657 4/A kadrosuna geçtim. Buna çok sevinmiştim. Ama gel gör ki adaletsizlikler halen çözülmedi. Çünkü; aynı statüye sahip merkezde çalışan bir personel her türlü imkanlardan (tayin, arazi tazminatı, memur yolluğu, hizmet içi eğitim kursları v.b. ) yararlanırken ben bunlardan mahrum bırakıldım.
Yaklaşık 5 senedir her türlü olumsuz şartlara rağmen görevimi severek ve isteyerek yaptım. Bu 5 sene zarfında kadrolu olarak ilçe müdürlüğünde çalışan yaklaşık 15 personel tayin olup istediği yere giderken, ben hala köyde her türlü olumsuz şartlara rağmen çalışmaya devam ediyorum. Köye atandığım için kızgın değilim. Çalışma şartlarım olmadığı için ve adaletsizliklerin baş gösterdiği için kızgınım. Çünkü köyde hiç bir çalışma ortamı yok.
Kadroya geçeli yaklaşık 4 ay oldu bu süre zarfında benimle aynı statüde olan (657 4/A) arkadaşlarım tayin olup giderken ben yine tayin olamadım. Ve diğer bazı şeylerden mahrum bırakıldım. Diğer kurumdaki sözleşmeliler KHK’ nın Resmi Gazete’de yayımlanmasından itibaren 1-2 hafta içerisinde kadroya geçme yazısı ellerine ulaşırken Gıda, Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığı’nda çalışanların ise son gün mesai saatinin bitimine 15 dakika kala yayınlandı. Üstelik sayımız diğer kurumlara nazaran çok az sayıda olmasına rağmen.
Bu 4 ay zarfında diğer kurumlardan bir sürü kişi normal kadrolular gibi muamele işlemi görürken biz hala o eski çalıştığımız yıllar gibi muameleyle karşı karşıyayız. Bir sürü öğretmen, sağlıkçı, tayin olup giderken; Gıda, Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığı’nda çalışanların ise hiç birisi tayin olamadı. TAR-GEL kapsamındaki bizler köye atandık. Üstelik Tarım Bakanlığı’nın olmayan birimine atandık. Ne acayiptir değil mi? Olmayan birime kadrolu eleman atamak. Bununla ilgili bakanlığımıza verdiğimiz dilekçeye “Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının İl ve İlçelerde birimleri mevcuttur. Köylerde herhangi bir birimi yoktur. Bilgilerinize.” diye cevap verdiler. Bunun yorumunu sizlere bırakıyorum.
İşlerin sağlıklı ve verimli yürütülebilmesi, iş veriminin artırılabilmesi, aynı statüdeki personeller arasındaki adaletsizliklerin giderilmesi, aile birliğinin sağlanması, sözleşmeli olarak çalışan arkadaşlarımızın da aynı muameleye tabi tutulması için, Gıda, Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığı’nda çalışan personellerin sorunlarının bir an önce çözülmesini bekliyoruz. Çünkü; bazı sorunların kangren halini almadan hemen çözülmesi gerekir. Bu sorunların çözülmesi personeller arasındaki adaletsizliğin giderilmesinde, iş veriminin arttırılmasında, personeller arasındaki ayrımcılığın ve kırgınlığın giderilmesinde, bakanlığımızın prestiji açısından olumlu olacaktır.
Sevgi ve saygılarımla.”
TAR-GEL çalışanlarının sorunları bu mektupta yazılanlarla sınırlı değil. Konuştuğumuz bir çok ziraat mühendisi, bakanlık birimlerinde “üvey evlat” muamelesi görmekten şikayetçi. İlçelerde TAR-GEL kapsamında çalışanlar 7-8 kişi tek odada çalıştırılırken diğer personel bir veya iki kişi aynı odayı paylaşıyor. Bakanlıkta TAR-GEL personeline takılmış birde isim var: “Çakma kadrolular.”
Köyde görev yapmaktan değil, köyde çalışma şartlarının olmamasından şikayetçiler. Söylediklerinde haksız da değiller. Bir köye öğretmen atanıyor okulu var. Hemşire atanıyor sağlık ocağı var. İmam atanıyor camisi var. Ama ziraat mühendisi veya veteriner atanıyor. Bakanlığın hiçbir birimi olmadığı gibi, lojman yok. Çalışacak yer yok. Atanan mühendis veya veteriner nerede kalacak? Nerede çalışacak? Kalacak ve çalışacak yeri olmayınca köylüye nasıl hizmet verecek?
Önceki gün TAR-GEL çalışanları sorunlarını Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’e anlattı. Eker, mevcut sistemin aynen devam edeceğini ancak şartlarda bazı iyileştirmeler yapılabileceğini söylediği ifade ediliyor.
Geçen yıl 3 Şubat’ta “Tarım Bakanlığı’na psikolog da atanacak mı?” diye yazınca Bakanlıktaki dostlar kızmıştı. TAR-GEL kapsamında çalışanların anlattıklarına bakılırsa psikolog istihdamı kaçınılmaz hale gelmiş. Bizden uyarması.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız