Reklam Ver

Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği(SETBİR) geçen hafta İzmir’de “Sektör Buluşması” adıyla önemli bir toplantı yaptı. Toplantıya et ve süt sektöründe faaliyet gösteren çok sayıda firmanın en üst düzeydeki yöneticileri katıldı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker üst düzey bürokratları ile katıldığı toplantıda hayvancılık sektörüne yönelik hedefleri açıkladı.

Bu hedefler 12 Ocak 2011 tarihli DÜNYA Gazetesi’nde ayrıntılı olarak yayınlandı. Bu konuya tekrar girmeyeceğiz. Toplantıdaki genel havayı, kulislerde konuşulanları ve sektör temsilcileri ile konuşmalarımızın genel bir değerlendirmesini, yapacağız.
1-Yaklaşık 3 yıl önce Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği(ASÜD)’nin kurulması ile sektörün gücü deyim yerindeyse ikiye bölündü. Bu ayrışma sektör buluşmasına da yansıdı. Süt sektörünün bazı önemli aktörleri yoktu. Buna karşılık et sektörü en üst düzeyde temsil edildi. Kırmızı Et Konseyi Başkanı Faruk Kayar, Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkanı Fazlı Yalçındağ, Maret İşletme Grup Yöneticisi Cem Yardımcı, Van Et’in 27 yıl genel müdürlüğünü yapan Kaya Tokmakçıoğlu, et ithalatının en ateşli savunucularından ET-BİR Başkanı Mehmet Emin Arslan, Metro Marketler Zinciri’nin Gıdadan Sorumlu Müdürü Tuncay Odabaş, Et ve Balık Kurumu Genel Müdürü Bekir Ulubaş, Yaşar Holding Onursal Başkanı Selçuk Yaşar,Yönetim Kurulu Başkanı İdil Yiğitbaşı, Tarım,Hayvancılık ve Balıkçılık Grubu Başkanı Hasan Girenes,Pınar Et Genel Müdürü Zeki Ilgaz ve çok sayıda üst düzey yönetici katıldı. Etçiler çoğunlukta olunca konuşmaların ağırlığını da kırmızı et oluşturdu.
2- SETBİR’in Kurucusu ve Onursal Başkanı Selçuk Yaşar’ın konuşmasının neredeyse tamamı balıkçılık üzerineydi. Yaşar, SETBİR’i kurarken balıkçılığı eklemeyi unuttuklarını söyledi. Yaşar; “Süt,Et ve Balıkçılık Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği deseydik çok daha iyi olurdu” diyerek yeni bir öneri getirdi. Selçuk Bey’in önerisi ile balıkçılık sektörü de SETBİR’in içine alınırsa çok daha güçlü hale gelebilir.
3- Konuşmalardan ve kulislerden yansıdığı kadarıyla SETBİR’in etçi üyeleri canlı hayvan ve et ithalatının devamından yana. Kaldı ki, bu üyelerin büyük bölümü fiilen ithalatçı.
4- Kırmızı et üreticileri, Et ve Balık Kurumu’nun sektörde olmasından son derece rahatsız. Et ve Balık Kurumu’nun perakendecilik yapmasını istemiyorlar. Bunu bakana açıkça ifade ettiler. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker de perakendecilik yapmayacaklarını söyledi. Ancak, bir yandan da Et ve Balık Kurumu, internet sitesine yeni konulan duyuru ile franchising sistemi ile mağaza açmayı sürdürüyor. Kurum, perakende mağaza sayısını 82’den 100’e çıkarmak için yoğun çaba gösteriyor. Kuliste konuşulanlar doğru ise, Bakanlık, Et ve Balık Kurumu’nun perakende bölümünü biraz daha güçlendirerek, daha doğrusu kurumu biraz daha parlatarak özelleştirecek. Söylenenler doğru ise satın alacak grup bile belliymiş. Bunu belgeye dayandırarak veya resmi bir açıklama olarak söylemiyoruz. Tamamen kuliste konuşulan bir bilgi. Umarız doğru değildir. Et ve Balık Kurumu perakende sektöründen çekilerek, et alımı ve satımı yapmadan piyasaya nasıl müdahale edecek?
5- SETBİR’ in sütçü üyeleri ise, Et ve Balık Kurumu’nun sütte piyasa düzenleyicisi olmasına şiddetle karşı çıkıyor. SETBİR Başkanı Murat Yörük, konuşmasında bunu açıkça dile getirdi. Et ve Balık Kurumu’nun süt sektörü konusunda deneyimsiz ve bilgisiz olduğunu, süt sektörünün bu konuda bilgi ve deneyime sahip kişi ve kuruluşlar tarafından yönlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
6- Toptan ette katma değer vergisinin yüzde 8’den 1’e indirilmesi sektör için bir umut ışığı olarak görülüyor. Perakende satışlarda da yüzde 1’e indirilmesi ve süt, yem ve diğer alanlarda da vergi indirimi talep ediliyor.
7- SETBİR’in yeni oluşturduğu ve başkanlığına Prof.Dr.Emel Sezgin’in getirildiği Bilim Kurulu, süt ve et sektörüne önemli katkılar sağlayacak.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, konuşulanları bürokratları ile dinledi. Notlar aldı. Kürsüye çıkarken siyasi konuşma yapmayacağını, çalışma hayatının tamamı bakanlıkta geçmiş, sektör mensubu olarak konuşacağını söyledi. Konuşmasına da öyle başladı. Çok önemli tespitler yaptı. Fakat sonra cebinden çıkardığı notlarla yeniden “siyasi” konuşmaya döndü. Hemen her konuşmasında yaptığı ve artık herkesin ezberlediği 2002 öncesi ve sonrası kıyaslamayı yaptı.
Mehdi Eker’in vermek istediği en net mesaj ise şuydu: “Hayvancılıkta yeni bir atılım yapılması gerekiyor. Türkiye, sınıf atlamalı. Bunun için süt ırkı hayvandan süt, et ırkı hayvandan et üretilmeli.”
Özetle, SETBİR’in İzmir’deki sektör buluşmasında, sanayiciler kırmızı et ve canlı hayvan ithalatının devam etmesini, Et ve Balık Kurumu’nun perakende sektöründen çekilmesini, süt tozu üretimine desteğin devam etmesini istedi. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ise hepsine hay hay devam ederiz dedi. Bakan, aynı gün İzmir Ticaret Odası Meclis Toplantısında benzer bir konuşma yaparken, SETBİR üyeleri de “Kırmızı Et Sektöründe Hileli Ürünler” başlıklı paneli ilgiyle izledi. Şaşırtıcı olan, kırmızı ette çok miktarda hileli üretim olduğu, ancak “sektör olumsuz etkilenmesin” diye bunların görmezden gelinmesi görüşünün ağırlık kazanmasıydı. Soru soran bir gazeteciye “aman ha bunları böyle yazarsanız, zaten az olan et tüketimi daha da azalır” denilmesi dikkat çekiciydi. Oysa sektör hileli ürünlerden bir an önce arınmalı ve yeni yasal düzenlemelerin de öngördüğü gibi hileli ürün üretenler ister büyük ister küçük olsun tüm üreticiler teşhir edilmeli.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız