Reklam Ver

Zeytinde hasat zamanı. Bu hafta sonu Akhisar’da, gelecek hafta sonu Ayvalık’ta zeytin hasadı çeşitli etkinliklerle kutlanacak. Zeytincilikteki gelişmeler, sorunlar, hedefler ayrıntılı olarak konuşulacak, tartışılacak.
Akhisar ve Ayvalık’ta yapılacak bu tartışmalara ışık tutması için Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi(UZZK)’nin koordinatörlüğünde yapılan rekolte tahmin çalışmalarının ayrıntılarını paylaşmakta yarar var.
UZZK Koordinatörlüğünde yapılan rekolte tahmini için zeytin üretim bölgelerinde 4 ayrı uzman grubu çalıştı. Bu çalışmalarda sadece üretim miktarı üzerinde durulmadı. Ülke bazında ve bölgesel olarak zeytincilikte yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri konusunda da derinliğine bir araştırma yapıldı. O araştırmanın sonuçlarını şöyle özetleyebiliriz:
1-Araştırmaya göre ülke genelinde 123 milyon 375 bin 338 meyve veren, 38 milyon 231 bin 803 meyve vermeyen zeytin ağacı var. Ağaç başına ortalama11.7 kilo zeytin alınıyor. Bu yıl toplam 1 milyon 446 bin 117 ton zeytin üretimi bekleniyor. Bunun 533 bin 376 tonu sofralık zeytin olarak tüketilecek. Zeytinyağı üretiminde ise 903 bin 353 ton zeytin kullanılacak. Bundan da 191 bin 106 ton zeytinyağı elde edilecek. Sofralık zeytin üretimi geçen yıla göre yüzde 43, zeytinyağı üretimi ise yüzde 20 artış olacak.
2-Geçen yıl 160 bin ton olan zeytinyağı rekoltesinin 105 bin tonunun iç piyasada tüketildiği, 10 bin tonunun ihraç edildiği ve 30 bin tonunun stok olarak bu sezona devredileceği tahmin ediliyor. Buna göre bu sezon 191 bin ton üretim ve 30 bin ton stok devri ile toplamda 220 bin tonluk zeytinyağı arzı olacak. Bu yağın 125 bin tonunun iç piyasada tüketilmesi geri kalanın ise ihraç edilmesi bekleniyor.
3- Uluslararası Zeytin Konseyi verileri baz alındığında son 6 yılın ortalamasından Türkiye’de zeytinyağında yüzde 49 daha fazla üretim söz konusu. Diğer ülkelerdeki üretime bakıldığında İspanya, 1 milyon 400 bin ton zeytinyağı üretimi ile dünyada ilk sırada, İtalya 400- 450 bin ton ile ikinci, Yunanistan 310 bin ton ile üçüncü sırada. Türkiye ile çok yakın üretime sahip olan Tunus’ta 180 bin ton, Suriye’de ise net bilgi alınmamakla birlikte 200 bin ton üretim olduğu tahmin ediliyor.
4- Türkiye’de sadece son bir yılda 2 milyon 824 bin 243 yeni zeytin fidanı dikildi. Ağaç sayısı 161 milyon 607 bin 141 adede ulaştı. Zeytin ağaçlarının yüzde 76’sı meyve veriyor. Son yıllarda zeytin dikiminin hızlı artışı, zeytin ağaçlarının bakımının iyi yapılması ve hava şartlarının da olumlu olmasına bağlı olarak zeytin ve zeytinyağı rekoltesi yükselme trendine girdi. Ürünün bir yıl çok, ertesi yıl az olduğu dönem kapanıyor. Çok olağanüstü bir durum olmazsa üretim her yıl artmaya devam edecek. Elle veya mekanik hasat makineleri ile yapılacak hasat gelecek yıllardaki üretimi doğrudan etkileyecek. Sırıkla zeytin filizlerine, sürgünlerine zarar verecek hasat yöntemleri terk edildikçe üretimdeki artış trendi sürecek.
5- Üretim artarken, bu üretimi değerlendirecek çalışmalar, planlama yeterince yapılmıyor. Zeytin ve zeytinyağının ambalajlanması ve pazarlama konusunda özellikle Doğu Akdeniz Bölgesi’nde çok ciddi eksiklikler olduğu gözleniyor.
6-Zeytin hastalıkları ve zararlıları üretimi ve kaliteyi tehdit ediyor. Üreticiler bireysel olarak bu hastalıklarla mücadelede yetersiz kalıyor. Ulusal bir eylem planı çerçevesinde hastalık ve zararlılarla mücadele edilmesi gerekiyor.
7-Zeytin fidanı dikiminde, hangi amaçla dikileceği, bölgeye adaptasyon sağlayıp sağlayamayacağı konusuna dikkat edilmediği tespit edildi. Yurt dışından iri daneli zeytine talep olduğu dikkate alınarak, sofralık zeytin yetiştiriciliğine uygun, sulanabilir alanlarda iri daneli zeytin çeşitlerinin tercih edilmesi gerekiyor.
8-Üreticiler zeytinyağı prim miktarını yetersiz bulurken, primin üretimi ve kaliteyi teşvik edici olmasını, zeytine de prim verilmesini istiyor. (Yeri gelmişken bir hatayı düzeltelim. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, hafta sonu Mersin’de “zeytine ton başına 500 lira destek vereceğiz” dedi. Üretici bunu yeni bir destek verilecek diye anladı. Yeni bir destek yok. Daha önce Resmi Gazete’de de yayınlandığı gibi zeytinyağına kilo başına 50 kuruş prim verilecek. Çağlayan bunu söylüyor, Yeni bir destek yok.)
9-Lisanslı depoculuk ve özel depoculuk sistemi desteklenerek zeytinyağının modern paslanmaz çelik hijyenik kaplarda korunması talep ediliyor.
10-Zeytinler toplandıktan sonra, naylon torba veya çuvallar yerine kasalarda taşınması zeytinin ve elde edilecek yağın kalitesinde önemli rol oynayacaktır.
11-Stok kurumunun olmaması nedeniyle hasat başladıktan sonra kısa bir sürede üretici zeytinini veya zeytinyağını pazara sunduğu için düşük fiyatla satmak zorunda kalıyor.
Araştırmanın tamamını Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi’nin “www.uzzk.org adresinden okuyabilirsiniz.
Özetle, zeytin ve zeytinyağında önemli bir sezon yaşanacak. Biliyoruz herkesin en çok merak ettiği zeytin ve zeytinyağının fiyatının ne olacağıdır? Üretim maliyeti, dünya piyasaları dikkate alınarak bir fiyat oluşacaktır. Gerçek olan şu ki, sektörü birbirine düşüren Dahilde İşleme Rejimi(DİR) kapsamında veya başka bir biçimde üreticiyi tehdit eden ithalat gündemden düşmüştür.“İhraç edecek zeytinyağı bulamıyoruz” diyerek Ankara’daki bürokratları canından bezdirenlerin ihraç edecekleri kadar yağ var. Üreticinin alın terinin karşılığını vererek istedikleri kadar yağ alabilirler.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız