Reklam Ver

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan imzası ile 6 Eylül 2011 tarihli Resmi Gazete’de 2011/13 Sayılı “Yerli Ürün Kullanılması” genelgesi yayınlandı. Bu genelgenin tamamını aşağıda okuyacaksınız. Özetle, “yerli malı yurdun malı, herkes onu kullanmalı” deniliyor.
Kamu kurumları yaptıkları ihalelerde yerli malına öncelik veriyorlar mı?
Yakından izlemeye çalıştığımız tarımda bu genelgenin öngördüğü kurallar ne yazık ki hiç uygulanmıyor. Önce genelgeyi okuyalım sonra ne demek istediğimizi anlatmaya çalışalım.
Başbakanlık genelgesi şöyle:
*****
“Başbakanlıktan:
Konu :Yerli Ürün Kullanılması.
GENELGE
2011/13
Tasarruf ve rekabet ilkelerine uygun hareket edilmesi kaydıyla, ülkemiz ihtiyaçlarının yerli ürünlerden karşılanması ekonomimiz açısından büyük önem taşımaktadır.
Bu çerçevede, mevzuatımızda yerli ürün kullanımına yönelik mevcut hükümlerin uygulanmasına özen gösterilmesine ilave olarak, kamu kurum ve kuruluşlarınca gerçekleştirilecek mal alımlarına ilişkin uygulamalarda;
1. Teknik şartnamelerde Türkiye’de üretilen ürünlerin teklif edilmesini engelleyen düzenlemelerin yapılmaması,
2. Kamu ihale mevzuatına aykırı olarak, isteklilerin ithal ürün ya da belirli bir ülkenin malını teklif etmesine yönelik düzenlemelerin yapılmaması,
3. Ürünlere ilişkin olarak yabancı belgelendirme kuruluşları tarafından düzenlenen ve zorunlu olmayan belgelerin ihale dokümanlarında aranmaması,
4. İthal ürün teklif eden isteklilerin yurt dışında mal teslim edebilmelerine imkan tanınması durumunda, teslim yeri, navlun, gümrük ve vergi giderleri gibi unsurların tekliflerin değerlendirilmesinde nasıl dikkate alınacağına dair ihale dokümanlarında düzenlemelerin yapılması,
5. İthal ürün teklif eden isteklilere mal tesliminden önce akreditif açılarak ön ödeme yapılmasına imkan tanınması durumunda, Türkiye’de üretilen ürünleri teklif eden isteklilere de avans ödemesi yapılmasına yönelik ihale dokümanlarında düzenleme yapılması,
hususlarının dikkate alınarak, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki alımlar ile Devlet Malzeme Ofisi’nden gerçekleştirilecek alımlarda öncelikli olarak Türkiye’de üretilen ürünlerin tercih edilmesini ve kamu kurum ve kuruluşları yöneticilerinin bu konuda gereken duyarlılığı göstermelerini önemle rica ederim.
Recep Tayyip ERDOĞAN
Başbakan
****
Başbakanlık genelgesinin uygulanması için öncelikle yerli üretimi destekleyici politikaların uygulanması gerekiyor. Yerli üretim desteklenirse yerli mal kullanılabilir.
Türkiye’nin yağlık ayçiçeği üretimi 1 milyon tonun altında. İhtiyacı 2 milyon tona yakın. Üretimi artıramazsanız ve ihtiyacınızı yerli üretimden karşılayamazsanız en az yüzde 50’sini ithal etmek zorundasınız. Sadece ayçiçeği değil ki. Türkiye, bitkisel yağ ithalatına yılda ortalama 3 milyar dolar, yem ürünleri ithalatına 1.5 milyar dolar, pamuk ithalatına 4 milyar dolar döviz ödüyor.
Çok yakın zamanda mısır hasadına sayılı günler kala genelgenin altında imzası olan Sayın Başbakan ve bakanlar kurulunun imzası ile Toprak Mahsulleri Ofisi’ne 500 bin ton mısırın sıfır gümrükle ithalatına izni verildi. Yerli üretimi cezalandıran bu tür kararlarla, bu anlayışla yerli üretim artırılabilir mi?
İthal edilen ürünlerin tamamını Türkiye’de üretmek mümkün. Üretim yapmadan yerli ürünü nasıl kullanacaksınız?
Daha çarpıcı olanı canlı hayvan ve et ithalatında yaşanıyor. Biliyorsunuz kırmızı et fiyatı yüksek diye yerli besicileri “spekülatör” diye suçlayan ve ithalat kapılarını sonuna kadar açan bu hükümet. Geçen yıl ilk kez kurban bayramında kesilecek kurbanlıklar bile ithal edildi.
Geçmişi bir yana bırakalım bu yılki kurbanlıklar için ihale açıldı. Yerli firmalar katılamadı. Daha önceki ihalelerde de yerli üreticiler katılamadı. Denilebilir ki, Et ve Balık Kurumu iç piyasadan da hayvan alımı yapıyor. Doğrudur. 2010 yılında Et ve Balık Kurumu 160 bin 552 sığır kesti bunun 130 bini ithal sığır. Türkiye’de yeterli hayvan yok mu? Elbette var. Besiciler ellerindeki hayvanları satamadığı için iflas ediyor. Fakat Hükümet, Et ve Balık Kurumu’nu “ithalat ofisi” gibi kullanıyor. Bunda kurumdaki yöneticilerin, çalışanların sorumluluğu yok. “Yerli malı kullanalım” diyen Başbakan yönetimindeki Bakanlar Kurulu bu görevi veriyor.
Önümüzde kurban bayramı var. Et ve Balık Kurumu 16 bin baş kurbanlık ithalatı için ihale yaptı. İhaleyi Ürdünlü Hicazi firması kazandı. Hicazi, canlı hayvanın kilosunu 5 dolar 7 sentten Türkiye’ye satacak. Başbakanlık genelgesinde deniliyor ki, öncelikle yerli malı tercih edilsin. Yerli besiciler, hadi birinin adını da verelim Adana’nın en büyük besicilerinden Mehmet Şahbaz, Sayın Başbakan’a genelge için teşekkür ederek; “Et ve Balık Kurumu ihaleyi iptal etsin aynı fiyattan istediği kadar hayvanı biz verelim” diyor. Buyurun genelgeyi uygulayın işte en somut örneği.
Daha da önemlisi bundan sonraki ihalelerde kamu kurumları bu genelgeyi uygulayacak mı?
Genelge ile “yerli malı yurdun malı, herkes onu kullanmalı” denilse de, bakanlar kurulu kararları ile ithalat kapıları sonuna kadar açılıyor. Her fırsatta yerli üreticiler ithalatla terbiye edilmeye çalışılıyor. Bu ithalat sevdası ile yerli malını savunmak ne kadar inandırıcı olabilir?

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız